Dr. Beşir Haddad: Kalede Birkaç Türkmen Ev Vardı, Molla Beşir Demirci: Kalede Oturanlar Türkmendi

Mehmet Ferit Erbiloğlu

Yukarıdaki bu iki cümleyi kuran kişiyi belkide hepimiz yakından tanıyor ve biliyoruz. Cümleler ayrı ayrı zaman ve şartlarda dile getirilmiş ve her iki cümle farklı kesimlerce büyük eleştirilere maruz kalmıştır. 

 

 

Bu iki cümlenin sahibi, Dr. Beşir Haddad veya daha bilindik şekli olan Molla Beşir Demirci. 

 

Dr. Beşir veya Molla Beşir, Irak’ta gerçekleşen son seçimlerde Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) listesinden aday olup ciddi bir oy elde ederek parlamentoya girmeye hak kazandı nitekim KDP bu dönem için elde etmek istediği en önemli koltuklardan birisi olan Meclis Başkan Yardımcılığı için Dr. Beşir Haddad’ı aday gösterip, o koltuğa oturtmayı başardı. 

 

Gel gelelim o seçim sürecinde Molla Beşir Demirci birçok televizyon programına katılmış ve Türkmen kimliğinden uzak bir imaj ve açıklamalarda bulunmuştu. 

 

 

Her cümlesinde biz Kürtler diyerek başlayan Haddad, o dönem bir tv kanalında siyasi programa katıldığı sırada, Erbil Kalesi’nde Kürtlerin yaşadığını sadece birkaç Türkmen evinin bulunduğunu dile getirmişti. Bu açıklama Erbilli Türkmenler tarafıdan büyük bir tepkiyle karşılandığı  gibi büyük bir kırgınlık ve hayal kırıklığı yaratmıştı. Ancak her şeye rağmen kendisine en büyük desteği Erbilli Türkmenler vermekten geri kalmadı. 

 

Çünkü Molla Beşir onlar için bir vazgeçilmezdi. Bir kanaat önderi ve Erbilli Türkmenlerin sevgilisi idi. 

 

Diğer yandan seçimlerin hemen ardından Tba gazetesine verdiği röportajında rahmetli annesinin vefat edinceye kadar Türkmenceden başka bir dil konuşamadığını ve halen evde Türkmence konuştuklarını dile getirmişti

 

Gel zaman git zaman geçtiğimiz günlerde Dr. Beşir Haddad bir uydu kanalıyla yaptığı söyleşide, “Eskiden Erbil’de sadece kale vardı ve kalede Türkmenler yaşardı. Bu nedenle eskiden Erbilli dediğinizde Türkmen dediğiniz anlamına gelirdi.” ifadesini kullandı. 

 

Tabii ki bu açıklamalara karşı binlerce yorum ve paylaşımlarda bulunuldu. Bu kez Dr. Beşir Haddad’ın vicdanının sesini dinleyip önceki açıklamasını düzeltmesi bazılarını adeta çıldırttı. 

 

Peki biz Türkmenler olarak Molla Beşir’in hangi dediğini kabul etmeliyiz?

 

Ne yazık ki siyaset kimi zaman buna benzer açıklamaları gerektiriyor olabilir belkide doğasında var, nitekim bizim milletimiz duygusal. İlk söylediğinize karşı kırgınlık yaşasa da ikinci açıklamayla gönlü alınır ve her zamanki gibi erken unutur. 

 

Demem o ki bu millet bu duygusallığından vazgeçmediği sürece, benzer açıklamaları daha çoook duyacak. 

 

Sahi, Beşir Hocam “Biz Dr. Beşir Haddad’ın dediğini mi, Molla Beşir Demirci’ni söylediğini mi kabul edelim?” 

 

 

Bir cevap yazın