Uzman Psikolog Işıl Yenikaynak Uzaktan Eğitimi Değerlendirdi

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını, öğrencilerin yüz yüze eğitimden mahrum kalmasına ve milyonlarca öğrencinin ulusal çapta uzaktan eğitime yöneltilmesine neden oldu.

 

Uzman Çocuk Psikoloğu Işıl Yenikaynak, bu sürecin çocuklara etkisini ve ebeveynlerin neler yapması gerektiğine ilişkin TEBA’nın sorularını yanıtladı.

 

Kovid-19 pandemisi ile beraber bireysel ve toplumsal bazda günlük rutinlerin değiştiğini belirten Yenikaynak, “Dış dünyayla bağlantının izole edilmesi teknolojik araçların daha da çok kullanılmasına neden oldu. Zaten mecburen bu desteklenmeye başlandı.” diye konuştu.

 

Yenikaynak, “Ailelerde en büyük problem, ekran sürelerini denetleyememek, çocuğu ekrandan ayıramamak, geç saatlerde uyumak, geç saatlerde uyanmak, çocuklarda agresyon problemleri(saldırgan davranış biçimleri), depresif süreçler, özellikle de ergen çocuklarda kendi beden algısını online ortamlarda daha çok gösterme isteği, pek çoğunun aslında zararlı sonuçlarının da kısa vadeli bile olsa ortaya çıktığını görüyoruz.” ifadelerinde bulundu.

 

Yenikaynak bu süreçte ebeveynlerin nelere dikkat etmesi gerektiğinden söz ederek, “Ebeveynlerin ekran süresini düzenlemekten çok ekrana maruz kalmadıkları süreyi uzatmaları önemli. Yani ekranı kısıtlarken, aslında kısıtlamadan ziyade ekran karşısında geçirilmeyen süre arttırıldığında zaten otomatik olarak çocukların ekran süreleri kısalmış oluyor.” dedi ve şöyle devam etti:

 

“Bu süreçte çocuğun ne kadar uyuduğuna, ne kadar beslendiğine, aile içerisinde çocukla ne kadar iletişime geçildiğine, ev ortamının nasıl düzenlendiğine dikkat edilmeli. Tabii bu yaşına göre fizyolojik ve duygusal ihtiyaçları göz önünde bulundurarak yapılmalı. Çocuğun ne kadar hareket ettiği, ne kadar iletişim kurduğu gibi sorulara cevap bulmak lazım. Eğer soruların yanıtı hayırsa, bu demek oluyor ki ekran bağımlılığından söz etmek doğru.” 

 

Uzman Çocuk Piskoloğu Yenikaynak, bu süreçte çocuklara karşı nasıl davranılması gerektiğine ilişkin ise,  “Çocuklara özel zamanlar yaratılmalı. Aile paylaşımı saati adı altında bazı özel zamanlar belirleyerek, ebeveynlerin de çocuklarla iletişime geçmesi için harekete dayalı oyunlar, aktiviteler kurgulanmalı.” diye konuştu. 

 

Ebeveynlerin kendilerinin ekrandan uzakta kalarak çocuklara örnek rol model olması gerektiğini belirten Yenikaynak, “Kitap okuma saati yapılabilir, çocuklarla yemek, pasta, hamur işi yapılabilir, koridora seksek çizip oynanabilir. Daha büyük çocuklarla kelime oyunları, küçük egzersiz aletleri alınabilir veya sessiz sinema oynanabilir. Hepsi aslında iletişimsel, toplumsal ve sevgi bağını doğrudan getiren şeyler.” dedi.

 

Uzaktan eğitim sürecinde ebeveynlerin nelere dikkat etmesi gerektiğini anlatan Yenikaynak, “Ebeveynlerin dikkat etmesi gereken şey, çocuğa izole edilmiş, uyaranların çocuk için caydırıcı olmayacağı, ses, ışık veya herhangi bir materyalin dikkatini bozmayacağı bir ortam yaratmak. Online ders sürecini ebeveynin de kontrol etmesi lazım, çocuğun ihtiyacı olan materyalleri bu eğitim süreci sağlıyor mu, ona bakmak lazım. Özellikle büyük yaş çocukların aktif derse katılıp katılmadığı kontrol edilmeli.” şeklinde konuştu.

 

Online eğitimin dezavantajlarından söz eden Yenikaynak , “Online eğitim ne yazık ki yüz yüze eğitim gibi sıcak ilişkileri içermiyor. Öğretmenler de bazen bu konu da zorlanıyor, bazen bağlantı kopuyor, öğretmen bu durumu görmeyebiliyor bunların hepsi çocukları demoralize eden şeyler. Bunları gözlemleyip, gerekirse öğretmenle konuşmak çok önemli.” ifadelerini kullandı.

 

Yenikaynak, online dersin bitmesi ile derslerin tekrarlanması gerektiğini ve ardından çocuklara oyun ve özgürlük saatinin yaratılmasının çocukları motive edeceğini dile getirdi.

 

Yenikaynak, “Teknolojik araçların aşırı kullanımının toplumsal yansıması nasıl olur?” sorusunu şu şekilde yanıtladı:

 

“Bunun yansıması sosyal ilişkilerden alınan hazzın daha çok artıp ekranlar üzerinden teknolojik olarak sağlanması aslında önümüzdeki vadelerde  toplumsal ikinci bir pandemik süreç yani sosyal izolasyon pandemisinin ortaya çıkacağını düşünüyoruz. Çünkü insan etkileşimi azalıp her şey artık ekranlara döndüğü zaman alışverişten, çalışma prensibine veya hekim muayenelerine kadar yani en gerekli meslek alanlarında bile artık ekrana dönülüyor olması ve insanların bunları yapabildiğini görmesi bir süre sonra hayatın bir parçası haline geldi. Bu durumun insanların sosyal ilişkilerine gündelik hayatta zaman harcama isteklerini daha azaltıp, bu bağları körelteceğini düşünüyorum.”

 

Son olarak Uzman Çocuk Psikoloğu Işıl Yenikaynak, “Artık her şeyi online yaparak ilişkileri sürdürebilmek gerçekteki kişilik profillerini de tanımamıza engel olacağını düşünüyorum. Aynı zamanda antisosyal kişilik bozukluklarını tetikleyeceğini, çocuklarda ve gençlerde gerçek hayatta iletişim kuramamaya yöneltecektir. Özellikle ergen çocuklarda sosyal medya kullanımı ile beraber antisosyal kişilik bozuklukları, agresyon, intihar oranları aynı zamanda para harcama becerisini de olumsuz yönde etkiliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

 

Haber: Nurhan Karhi