Türkmenler Kerkük’te Adil Bir Yönetim İstiyor

Röp: Ziya Uzeiry / Foto: Çoban Timur

Kerkük’e vali atama meselesi yoğun bir şekilde tartışılırken, Türkmenler bu kez vali görevinin kendilerine verilmesini istiyor.

 

 

 

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Sözcüsü ve aynı zamanda Kerkük İl Meclisi Üyesi olan Ali Mehdi Sadık, vali görevinin kendi hakları olduğunu söyledi.

 

 

Diğer taraftan Kerkük İl Meclisi toplantısının gerçekleştirilmesine karşı olduklarını dile getiren Sadık, ”Biz Türkmenler olarak toplantının yapılmasına karşıyız. Yapılacaksa da Kerkük’te yapılır.” dedi.

 

ITC Yürütme Kurulu Üyesi ve Sözcüsü ayrıca Kerkük İl Meclisi Üyesi Ali Mehdi, Tba’nın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

 

Kerkük’ün güvenliği ve siyasi durumu ne aşamada?

 

Kerkük 1950’den beri sorunlar yaşıyor. Türkmenlerin hakim ve çoğuluk olduğu bir şehir olan Kerkük’teki bu durum, Saddam rejimi döneminde 40 yıla yakın bir süre değiştirilmek istendi, Araplaştırma politikası ve suikastler gerçekleştirdi.

 

Irak, 2003’ten sonra demokrasi adı altında yeni bir döneme girdi. Maalesef o dönemde Amerikalılar, Irak’ta bulunan tüm yabancı örgütler ve kurumlar tarafsız davranmadı. Kerkük ve Türkmenlere karşı taraflı bir şekilde davrandılar.

 

Türkmenler Kerkük’te adil bir yönetim, herkesin içerisinde olabileceği Türkmeniyle, Kürdüyle, Arabıyla ve Hristiyanıyla birlikte bir yönetim istiyordu.

 

Biz, çok sayıda proje sunduk ve göçmenlerin yerlerine dönme mekanizmasını içeriyordu. Projemiz, köy göçmenlerinin köylerine, şehir göçmenlerinin ise geldikleri şehre geri dönmesi yönündeydi. 10 binler hatta 100 binlerce Kürt Kerkük ile hiçbir ilişkisi olmadan Erbil’den, Süleymaniye’den, Hanekin’den, hatta ve hatta İran ve Suriye’den geldiler ve buraya yerleştiler. Böylelikle Kerkük’ün demografik yapısını bozdular. 16 yıla yakın bir süre Kerkük, Kürt hakimiyeti altında kaldı.

 

Yıllar önce IKBY Parlamentosunu ziyaret ettik. Orada Kerkük için tek çözümün özel federal bir bölge olduğunu söyledik. 2006’da yazılı bir proje sunarak yüzde 32 müşterek yönetimi talep ettik, fakat bizi dinlemediler. Kürt siyasi parilerin ve kürt şahsiyetlerin kişisel menfaatleri, verilecek olan adil kararları engelledi.

 

Son 2 yılda istikrarlı ve güven içrisinde Kerkük’te yaşıyoruz. İnsanlarda korku yok, partilere ait silahlı kişileri Kerkük’te görmüyoruz. Son üç aydır Birleşmiş Milletlerin elinde bir proje var ve bu nedenle Bağdat’ta Türkmenler, Araplar ve Kürtlerle  görüşüyorlar, projenin amacı ise Kerkük’ü normalleştirmek.

Birleşmiş Milletler temsilcisi Kerkük’e geldi ve kendisi ile görüştüm, yine tek tarafın yanında durarak görüş sergiliyorlar. Yani düşünceleri Kürtler tarafında ve adil bir yaklaşımları yok. Tekrar ediyoruz, Kerkük’ün istikrarı önemli, Kerkük Irak için ve Türkiye için önemli bir faktör. Türkiye her zaman bunu dile getirmiştir, çünkü burada mazlum bir toplum yaşıyor.

 

Kerkük valiliği görevinin kime verileceğine ilişkin görüşleriniz nelerdir?

 

Vali yıllar boyunca Kürtlerdeydi, son iki yıldır Araplarda, biz Türkmen olmasını istiyoruz. En azından belli bir aşamada Türkmen olsun yani seçimlere kadar ki bir sene sonra seçimler yapılacaktır. Daha onun da kanunnamesi çıkmamış durumda. Kürt kardeşlerimiz vali görevini 15 yıl iki dönem olmak üzere denedi, Kerkük İl Meclisi Başkanlığı görevini de denediler, peki bu 15 sene içerisinde Kerkük’te ne yaptılar? Benim bildiğim kadarıyla 50 tane benzin istasyonu ve 4 tane köprü yaptılar. Gönül isterdi ki köprüyü milletler arasında inşa etsinler. Milletler arasında güveni sağlayamadılar. Kerkük’ün maddiyatını aldılar, fakat maneviyatını öylece bıraktılar. Kerkük’te milletler arasında siyasilerin arasında olduğu kadar sıkıntı yok, hele hele şu günlerde durum çok iyi. Ama Kürt yönetimi zamanında bazı Kürt partili şahıslar ve Kürt partilerine ait emniyet ve asayiş güçleri pazularını çıkararak insanlara zulüm ediyordu. Bu zulüm son 15 yılda Kerkük içerisinde vardı. Türkmen vali, adil olur, ayrım yapmaz ve bu bizim hakkımız.

 

Irak’ta 18 tane il var, ve bu illere Arap ve Kürt vali atanmış durumda, peki neden Türkmen vali de olmasın. Bizim ne Bağdat’ta ne de Erbil’de bakanımız var, peki biz neyiz? Acaba bizi ne olarak görüyorlar? Biz 50 yıl boyunca Saddam döneminde ezildik ve kırıldık ama hala varız ve hala dilimize sahibiz, Kerkük’e sahibiz. Şimdiye kadar Kerkük, Telafer, Tuzhurmatu, Mendeli ve Kifri Türkmen kokuyor. Bizi ezemezler, eziyet verebilirler ama kimse bizi bitiremez. Hedefimiz, Irak içerisinde gerek Kerkük, gerekse de Erbil’de, yani orada bulunan halkla iyi geçinmek ve yaşamak. Bu boyun eğmek değil, biz başımız dik yaşamak istiyoruz. Ben hiçbir zaman ikinci sınıf vatandaş değilim. Iraklı birinci derecede bir vatandaşım. Ülkede Arap birinci derece, Kürt birinci derece veya ikinci derece değil, hepimiz biriz ve vatandaşız. Bana elini uzatana elimi uzatırım, ama bana hor bakan kişiye ben de daha fazla hor bakarım.

 

Kerkük İl Meclisi toplantısının yapılmasına ilişkin tavrınız nedir?

 

Biz Türkmenler olarak toplantının yapılmasına karşıyız. Toplantı yapılacaksa Kerkük’te yapılır ve başka yerde yapılamaz, yapıldığı takdirde meşruiyeti olmaz. Buradan Kürt listesine sesleniyorum, buyursunlar gelsinler ve ”size vali görevini vereceğiz” desinler, oturup anlaşalım, aksi takdirde ne bu meclisin toplanmasına razı oluruz, ne de yapılmasını kabul ederiz. Son 1 buçuk yıldır toplantı olmadı, Erbil’de oturan 14-15 meclis üyesi maaşlarını alıyorlar, burada da vali beyin zaten yetkisi var, Kerkük’e hizmet vermek istiyoruz. Ama tekrar önümüzde bazı engeller var, Bağdat’ta Kürt nüfuzu bazı şeyeleri engelliyor ve Kerkük’te imar olmasını istemiyor, bütçeye onay verilmiyor.Burada hedef Kerkük’ü kötü göstermek.

 

IKBY’de son dönemde yapılan açıklamalar Irak Türkmen Cephesi’ne bakanlık verileceği yönünde. Bu konudaki fikriniz nedir?

 

Irak Türkmen Cephesi, Türkmen partileri içerisinde en yetenekli ve güçlü partidir. Bu herkes tarafından biliniyor ve tanılıyor, Irak’ın her yerinde bürolarımız var. Erbil bizim için şehir olarak çok önemli. 2003’ten sonra orada hep bürolarımız olmuştur. Milletvekilimiz ve meclis üyelerimiz bulunuyor. Erbil’de de biz yüzde yüz çoğunluğuz. Bir bakanlık değil, bizi ortak etmeleri lazım. Bu işler bir bakanlıkla olmuyor. Bir bakanlık vererek Türkmenlerle iyi geçindiklerini gösteriyorlar, halbuki Erbil’de Türkmenler ortaktır.  Erbil’in de ne olduğunu görüyorum ben. Onu iyi biliyoruz.

 

Şahsen Irak Türkmen Cephesi müntesibi olarak bir bakanlığa gönlüm razı değil. Oradaki Türkmenler bir bakanlık için mi çalışıyorlar? Ben buna üzülüyorum. En azından bir başbakan yardımcısı, 2 veya 3  bakanlık verilmesi lazım. Erbil’in tek kapısı var, o da Türkiye. Erbil Türkiyesiz yaşayamaz. 15 yıldır Erbil’i Türkiye yaptı, Aydın Bey ve Türkmen yetkililerin çabası da oldu elbette. Türkmen bakan veya milletvekili Türkiye’ye gittiği zaman Erbil’in kötülüğünü mü ister? Elbette hayır, Erbil için en güzel şeyleri ister, şüphesiz ne kadar Türkmen bakan olursa, Erbil o kadar çok kalkınır.

 

Bir cevap yazın