Türkmenler Irak’taki Olayların Neresinde Olmalı?..

Mehmet Ferit Erbiloğlu 

 

Irak ve özellikle Bağdat her Cuma “milyonluk gösteri” adı altında yapılan Mukteda Sadır yanlılarının doldurduğu Tahrir Meydanı’nı görmeye alışıktı ancak bu kez öyle olmadı.

 

İlk başladığı gün herkes benzer gösteriler gibi değerlendirip pek önemsememişti. Nitekim hükümet bunu ciddiye almadıkça gösteriler daha da büyüdü. Hükümet ciddiye aldığında ise göstericilerin istekleri de büyümüştü çünkü artık hükümetle göstericiler arasına kan girmişti.

 

Başta da dediğim gibi ilk önce hiç kimse bu gösterilerin bu denli büyüyebileceğine inanmamıştı. Hatta hep yatışacağı beklendi. Hükümet bunun için birkaç yöntem denedi nitekim hiçbiri şu ana kadar başarılı olmuş gözükmüyor.

 

Peki bu gösteriler nasıl sonuçlanacak?

 

Herkesin asıl sorduğu soru bu bence. Çünkü burası Irak, dün düşeceğini zannettiğin bugün iktidar, bugün iktidar sandığın yarın yok olup gidebiliyor. Tam da bu nedenden dolayı herkes ama herkes temkinli davranıyor.

 

Herkes temkinli dedik ve belkide en temkinli davranan kesim ise Türkmenler oldu. Çünkü Türkmenlerin buna benzer durumlarda hep ağzı yanmıştır. Hatırlatırım, Irak’ta Cumhuriyetin ilanına belkide en çok Türkmenler sevinmişti. Tam Cumhuriyetin yıl dönümünde Türkmenler kutlamalara katılmak üzere bir bayram edasıyla hazırlandıkları günü can vererek, kan içerisinde bitirdiler.

 

Evet hiç şüphesiz Türkmenlerin büyük bir bölümünün kalbi göstericilerin yanında. Hatta fertler olarak bazı katılımlar da görüyoruz. Üst düzey yetkililerden hükümete uyarılar da duyduk nitekim kalkıp hükümete karşı bir çağrıda bulunmak, hele ki Irak’ta belki intihar demektir.

 

Türkmenler hükümete karşı olmamasına rağmen önceki ve mevcut hükümetlerce dışlanıp yok sayıldılar kaldı ki şimdi göstericilerle el ele verirlerse Allah muhafaza terörist bile ilan edilirler.

 

Evet halk haklıdır hem de bütün taleplerinde. Ancak, halkın gücü bu kadar silahlı güce sahip ve bu kadar farklı gruplara yeter mi?

 

Yüzlerce insanın kanı aktı, hangi ülkeden ne duydunuz?

 

Dünya istediği en ufak şeyi katliam ilan eder, istemediği en büyük şeyi ise görmezden gelir. Çünkü önce çıkar…

 

Evet gönül isterdi ki tek bir sesle Türkmenler çıkıp bu göstericilerin yanında yer alsın nitekim durum sadece bu değil. Ertesi gün yine silah ve petrol gücünü elinde tutan kesimler bir araya gelir, anlaşır tarak ise Türkmenlerin başında kırılır.

 

Bunu ister kabul edelim ister etmeyelim, Türkmenler günah keçisi olmamak için büyük bir uğraş göstermektedir.  Çünkü Osmanlı’nın ardından bu toprakları yönetmeye kim soyulduysa Türkmenleri göz ardı etti, yok saydı.

 

Bu algının değişeceğini de pek sanmıyorum.

 

Bir cevap yazın