Türkmeneli Marşı Bestecisi Mağdit Şeyhoğlu: Son Çalışmam ‘Kerkük Sevdası’ 

Erbil’in önde gelen ses sanatçılarından biri olan ve Türkmeneli Milli Marşı’nın bestekarı Mağdit Şeyhoğlu ile özel bir söyleşi gerçekleştridik.

 

Son aylarda art arda çalışmalarıyla karşımıza çıkan sanatçı ile son çalışmaları ve Türkmen sanatının güncel durumu hakkında konuştuk.

 

Türkmeneli Marşının bestecisinin,  sessiz ama durmadan çalışmalarına devam ettiğini de görüyoruz. Peki kimden destek alıyorsunuz?

 

Beni hiçbir destekleyen yok,  sponsorluğumu kendim yapıyorum. Kendi cebimden ve kendi maaşımdan ayırıp çalışmalarımı hayata geçiriyorum.

 

Bir dizi yeni çalışmanızı duyuyor ve görüyoruz. Bu süreçte nelere imza attınız?

 

 2019 yılının ilk 3 ayında yaptığım çalışmaları size kısaca şöyle özetleyebilirim:

 

“Beklerem” adında bir çalışmaya imza attım. Sözleri Esat Erbilli ve bestesi kendima ait.  Klibin seneryosu  ve yönetmenliğini Ziyad Terzi yaptı. Klip Türkmaniye kanalında yayınlanıyor.

 

Daha önce kaydettiğim ve özellikle Erbil’de bilinen “Mert Erbilim” şarkısına da klip çektik. Yine söz Esat Erbilli, müzik kendime ait. Klip yönetmenliğini ise Ziyad Terzi yaptı.

 

Meşhur Erbilim şarkısının klibini yaptık. Sözü Esat Erbilli, bestesi anonim. Senaryo ve yönetmen Ziyad Terzi.

 

Erbil Sevdası’nın stüdyo çalışmlalarını tamamladık. Sözü Azat Terzi’ye, müziği yine kendime ait.  Önümüzdeki ay klip çalışmalarına başlamayı planlıyoruz. Bu şarkının klibinin senaryo ve yönetmenliğini Sayın Ali Abdulbaki üstlenecek.

 

“Kara gözlüm” adında bir diğer şarkımız da var. Sözü Esat Erbilli’ye ait. Bestesi benim. Seslendirmesini ise güzel sesi olan İbrahim Erbil kardeşimiz yapacak.

 

“Vefasız yar” adında başka bir çalışma üzerindeyiz. Onun da bestesi hazır sadece stüdyoya girmemiz gerekiyor. Sözler Azat Terzi’ye ait ve yine İbrahim Erbil kardeşimiz yorumlayacak.

 

Son olarak “Kerkük Sevdası” adında bir eserimiz var. Bestesini hazırladım. Ne yazık ki  en büyük sıkıntım sponsor meselesi. Bütün gücümü bu besteteye verdim, çünkü bilindiği gibi Kerkük için güzel bir çalışma yapmamız lazım. Bu şarkının sözü Azat Terzi’ye ait ve kendim okuyacağım.

 

Bir diğer yeteneğiniz ise tiyatro, skeçlerde de yer alıyorsunuz. Yeni projeleriniz nelerdir?

 

Sayın Ali Abdulbaki Bey’in ramazan ayında 30 bölümlük bir dizisi var, bunun şarkısını ben yapıyorum. Dizinin adı “Şanlı Ramazan”. Zamanında bu çalışmayı yapmıştım ama 1995 yılında kaydedildiği için kalitesi düşük. Şimdi yeniden kayda gireceğiz. Bu eserin sözü büyük şairmiz Cemal Şan’a ait, bestesi benim ve kendim seslendireceğim.

 

Ayrıca büyük şairimiz Sayın Diyar Erbil’in yazdığı bir şiir var bestesini sevgili kardeşim Mehmet Ferit Erbiloğlu yaptı, onu ben yorumlayacağım. O da harika bir çalışma olacak.

 

Şu ana kadar yüzün  üzerinde besteniz olduğunu biliyoruz. Buna karşılık bir maddi talebiniz oluyor mu?

 

Evet en az 100 beste sahibiyim. Bugüne kadar buna karşı hiçbir karşılık veya maddi yardım almadım. Sadece takdirname, plaket aldım. Maddi karşılık değil de manevi karşılık aldım.

 

Türkmen sanatı özellikle Erbil’de çok zayıf hale geldi, sizce bunun nedeni veya nedenleri nedir?

 

Bunun sebebi çok fazla. En önemli sebeplerden biri maddi desteğin olmamasıdır. Hiçbir siyasi parti, taraf veya kuruluş, sanata yaklaşmıyor ve sanatı desteklemiyor. Biz kendi emeğimizle bu kadar işi yapabiliyoruz. Bize hep ”durun bekleyin çok güzel olacak” deniyor, ama elde var sıfır.

 

İkincisi, Irak’ta ve Bölge’de yaşanan durum da sebeplerden biri. Özellikle bizim bölgemizde yoksulluk ve maddi imkansızlık insanları hayli yordu. Bizim memleketimizde sanatçı, sadece sanatını takip ederse, açlıktan ölür. Bundan dolayı sanatçının ayrıca çalışıp ailesine bakması gerekiyor. Bu da ikinci sebeptir.

 

Üçüncü sebep ise, şaiirmiz çok ama bestekarımız az. Şairin, şiiri yazıp bestekara vermesi gerekir, ama bestekar bulamayınca şiir kalıyor. Bestesi yapılsa da şarkıcı bunu kaydedecek para bulamıyor. Sanat bu şekilde çok zor ilerler.

 

Sizce Türkmen sanatı için ne yapılması gerekiyor özellikle de Erbil’de?

 

Her şeyden önce bir kültür merkezimizin olması gerekir, edebiyat ve sanata bağlı olmalı. Bu kurumun bir bütçesi olmalı, bunu Türkiye, Irak Türkmen Cephephesi veya herhangi bir taraf karşılayabilir. Sanatçıların stüdyo masrafları ve benzeri ihtiyaçlarında maddi destek sunulabilir.

 

İçinde iyi bir müzik grubunun bulunduğu bir kültür merkezi istiyoruz. Tabii ki müzisyenleri de belli bir ücrete tabi tutmak gerekir. Her müzisyene bedava gel çalış diyemezsiniz. En azından aylık olarak yol ücretlerini karşılamak gerekir. Böylece en az 20 gelişmiş müzisyenimiz olur.

 

Eskiden Erbil’de bir televizyonumuz vardı ama maalesef şimdi o da yok. 2 uydu kanalımız var ama bizden uzaklar. Bu da bizim için çok zor, ama bize yakın bir televizyon olursa ve bizim olursa klibimizi yapıp hemen yayınlayabiliriz.

 

Son olarak ben buradan söz veriyorum; maddi gücüm olsun veya olmasın boynumun borcu olarak Türkmen milletine hizmet edeceğim. Sanat yoluyla ömrümün son nefesine kadar hizmet vereceğim.

Haber: Ali Antar

 

Bir cevap yazın