Türkmen yetkililerin kulağına küpe olsun!

Mehmet Ferit Erbiloğlu

 

Her fırsatta dile getirdiğim bir hususu bu gün Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın  Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri töreninde yaptığı konuşmayla destekleyerek siz değerli okurlarımızla da paylaşmak istedim.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, “Bir toplumda sanat ve edebiyat felç olmuşsa, o toplumda ortak değerlerin üretilmesi ve yaşatılması zordur.” dedi ve konuşmasının devamında kültür-sanat meselesini en az terörle mücadele kadar önemli bir beka meselesi olarak gördüğünü vurguladı.

 

Erdoğan ayrıca, “Milletler için bazen diplomasi, askeri güç, ekonomik güçle kazanılamayacak başarılar, bir müzik, edebiyat, sinema eseriyle kazanılmaktadır.  Geçtiğimiz 16 yıla baktığımda kültür sanat alanında yeteri kadar mesafe katedememiş olmamızdan dolayı hep hayıflanırım, iç geçiririm.” diyerek bir nevi öz eleştiri de bulundu.

 

Bu sözleri söyleyen, dünyanın en güçlü 10 ülkesi arasında bulunan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı.

 

Kültür ve edebiyatın bekası Türkiye gibi bir ülke için bu denli önemli ise, Irak’ta yaşayan biz Türkmenler için on kat daha önemli, çünkü sayıca az olduğumuz bir ülkede yaşıyor ve 100 yıldan beridir farklı farklı asimilasyon politikalarına uğramış bir milletiz.

 

Ancak benim üzüldüğüm nokta ise, Türkmenler siyasi sahaya atılmadan önce ve şartların daha zor olduğu dönemlerde kültür ve edebiyata, sanata daha çok sarılmış ve varlıklarını daha iyi muhafaza etmişlerdir.

 

Bu söylediklerim sadece Erbil veya Kerkük için değil Türkmenlerin yaşadığı bütün bölgeler için geçerlidir.

 

Hâlbuki gönül isterdi ki, siyasi alana girdikten sonra kültür, sanat ve edebiyat alanlarına daha çok önem verip daha ileri taşıyalım.

 

Kardeşlik ocaklarımız vardı. Onlar da siyasete bulaştı. Edebiyatçılarımız vardı onlar da siyasete bulaştı. Sanatçılarımız vardı onlar da siyasete bulaştı ve kısacası siyaset; kültürümüzü, sanatımızı ve edebiyatımızı katletti.

 

Ona bakılırsa, yaşadığımız milletler bu konuda hızla gelişim sağladı ve uluslararası kültür yarışmaları, festival, sergi ve birçok farklı alanda kendilerini, kültürlerini, seslerini duyurmayı başardı.

 

Yol yakınken, bu büyük hatayı görüp, en azından her şeyimizi siyasete bağlı tutmayıp, kültür, sanat ve edebiyatımız için gereken her şeyi yapalım.

 

Gerekirse bir parti binası kapatılsın, kültür merkezi olsu, bir siyasi seminer iptal edilsin bir edebiyat gecesi olsun, bir gezi iptal edilsin bir geleneksel festivalimiz olsun…

 

Siyasetle kaybettiklerimizi kültür, sanat ve edebiyatımızla tekrardan kazanalım veya en azından kazanmaya çalışalım.

 

Bu nedenle, diyorum ki, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın bugün dile getirdiği bu anlamlı sözlerin, Türkmen yetkililerin de kulağına küpe olmasını temenni ederim.

 

Bir cevap yazın