Türkmen eğitiminden kim sorumlu?

Ahmed Yakub

 

Şimdiye kadar Türkmen eğitimiyle ilgili gazete, dergi ve sosyal medyada okuduğum veya gördüğüm yazı veya haberlerin neredeyse tamamında hükümet suçlanıyor, her türlü eksikliğin hükümette veya bu alanda görevli olanlarda olduğu dile getiriliyor. Ama şimdiye kadar ikinci unsur “veli  ve öğretim elamanlarını” eleştireni göremedik.

 

Ben bu yazımda anne, baba ve öğretim elamanlarının eksikliklerini ve önemini belirtmek istiyorum. Birinci unsur olan hükümet ve görevlilerinin, okul binası, kitap temini ve öğretmenleri hazırladıktan sonra görevi bitecek, oysa en önemli görevi eğitim olan ikinci unsur, diğer sorumlulukları üstlenir.

 

Eğitimi,  A’dan Z’ye öğretmen ve ebeveynler üstlendiği için, başarılı olma ve başarılı olmamayı da onlar üstlenmeli.

 

Anne ve babalar, bunu bilmelidirler ki okul milletin geleceği, milli kimliğin korunduğu ve dedelerimizin kültür ve mirasının korunduğu yerdir. Bu nedenle anne ve babalar çocuklarını öyle yetiştirmelidir ki okulun başarılı olmasına büyük katkı sağlasınlar. Böylece, başarılı olan çocuklar sayesinde okulların seviyesi yükselip, önde gelen diğer hükmete bağlı ve özel okullarla bilgi ve kültürel yarışmalarda rekabete girebilsin.

 

Ama şimdi bunun tam tersini görüyoruz, anne ve babaların birçoğu Türkmen okullarını okumayı sevmeyen veya nefret eden çocuklarını, derslerden çıkarmak için korkutmak amaçlı kullanıyor. Tabi bunu da okulda bulunan arkadaşlarını kullanarak yapıyorlar. Gelecekleri daha parlak fikriyle, okumayı, okulu seven çocuklarını ise özel veya diğer okullara yazdırıyorlar.

 

Bazen de Türkmen okulunda bulunan çocuklarını o kadar ihmal ediyorlar ki senede bir defa çocuklarını geçirmeye gelirler. Velilerin bu tür davranışına milliyetçilik denilmez, tam tersi okulu çökertmek denir.

 

Bu unsurun ikinci görevlisi ve en önemlisi de okul ailesidir (idare ve öğretmenler)

 

Eğer okul ailesi Türkmen okullarını bir kafe gibi veya birkaç arkadaşla tanışma yeri olarak biliyorsa o zaman işler terse döner, okullarımız milletimizi koruma değil yıkma ve yok etme yeri olur.

 

Dünyanın neresinde, bir öğrencinin 9 sene okuduğu dili öğrenememiş olması ve adını bile doğru düzgün yazamıyor olmasını duyabiliriz?  Bunun sorumlusu hükümet mi, yoksa biz öğretmenler mi?

 

Bu nasıl bir görev, nasıl bir iştir ki öğretmen Türkmen okulunda bile öğrencilerle Türkçe konuşmuyor, Türkçe talimat vermiyor? Bundan kim sorumlu? Hükümet mi?!

 

Son olarak bu soruyu size bırakıyorum, hükümet okul binası, öğretmen ve kitaplar gibi konularda hazırlık yaptıktan sonra, Türkmen eğitiminin eksikliğinden kimler sorumlu? Acaba biz öğretmenler en büyük sorumlulusu değil miyiz? Acaba biz öğretmenler eğitimin kaliteli bir şekilde yükselişinde en önemli unsurlardan biri değil miyiz?

 

Son olarak eğer bir öğrencinin başarısını öğretmen kendi başarısı olarak gösteriyorsa, o zaman diğer öğrencilerin başarısızlığını da öğretmen kendi üstlenmeli ve kendine pay biçmeli.

 

Bir cevap yazın