‘Türkmen Bir Kürt Aşiretidir’

Mehmet Ferit Erbiloğlu

Başımdan geçen bir olayı siz değerli okurlarla ve vicdan sahibi aklıselim insanlarla paylaşmak istiyorum. 9 Haziran Pazar 2019 tarihinde resmi bir işlem için gerekli olan oturum onay belgesi (تأييد السكن) almak üzere oturduğum mahallenin muhtarına gittim. Daha önce de aynı muhtara aynı belgeyi almak için birkaç kez gitmiştim. 

 

 

Ev numaramı verip muhtar kağıdı almak istediğimi söyledim. İlk önce kabul etti, sonra dönüp “Bölge asayişine gitmen gerekiyor. Oradan kağıt getirmeden bu belgeyi sana veremem.” dedi.

 

Şaşırmakla birlikte asayişe doğru ilerledim ancak ben asayişe daha geçtiğimiz birkaç ay önce çağrılmıştım zaten. O zaman istedikleri tüm belgeleri de teslim etmiştim. Neyse asayişe gittim ve beni 4 numaralı odaya yönlendirdiler. Durumu anlattım, tamam dediler ancak evraklarımın eksik olduğunu ve hepsinden birer fotokopi getirmemi istediler. Ben de her zamanki gibi bütün evrakları aracıma koymuştum çünkü bu gibi durumların yaşanacağını tahmin etmek zor olmasa gerek.

 

Neyse kaç kez inip çıktığımı anlatmadan işin özüne gelmek istiyorum.

 

En son bana avuç kadar bir kağıt uzattı ve üzerinde “Muhammet Ferit …. adındaki ‘Kürt’ vatandaşın yanımızda kayıtlı olduğunu ve kendisine gereken belgenin verilmesinde herhangi bir sakınca görülmediğini bildiriyoruz.” yazıyordu.

 

Ben de güzel bir dille “Azizim burada Kürt yazmışsınız ama ben Türkmenim.” dedim.

 

Dönüp bana, “Türkmen de Kürt değil mi?” diye sordu. Gülümseyerek “Hayır ne alaka.” dedim. Bunu söylediğimde biraz yüzü kızardı ve üst üste kurduğu cümleler şu oldu: “Türkmen demek Kürtlerin herhangi aşiretinden biri demektir. Tıpkı Hoşnav ve diğerleri gibi.” ve buna benzer çok sayıda cümle sarf etmeye devam etti.

 

Ben dönüp, “Bakınız, benim önceki bütün belgelerimde Türkmen yazıyor ve şu anda sizden alacağım kağıtta Kürt yazması sizce başvurduğum resmi makamca nasıl karşılanır. Böyle bir çelişki kabul edilir mi?” dedim.

 

Orada çalışan memurun son cevabı şu oldu; “Biz burada bu kağıt üzerine sadece ‘Kürt vatandaş’ ya da ‘Arap vatandaş’ yazabiliriz aksi durumda senin bu meselenin bizim yanımızda çözümü yok.”.

 

Dönüp asayişteki yetkiliye, “Daha önce geldiğimde bana bir form verdiniz ve ben orada bir sürü etnik milliyet adı gördüm aynı zamanda Türkmen de vardı. Ben o formda Türkmen boşluğunu işaretledim.” dedim. Zaten dosyam önündeydi ve açtığı zaman ilk kağıt benim anlattığım formdu. Baktı ve hakikaten benim orada Türkmen şıkkını işaretlediğimi gördü. Ancak yine fayda etmedi ve dönüp, “Olabilir, orada yazılmış ancak ben bu kağıtta yazamam, lütfen gidin muhtarda halledin.” diyerek konuyu kapattı.

 

Muhtara geldim, kağıdı verdim ve daha önce kendisinden aldığım eski oturum onayı belgelerinden birinin fotokopisini verdim ve “Aynen bu şekilde doldurun lütfen.” dedim.

 

Nitekim muhtar yine milliyet kısmında Kürt yazdı. “Azizim Türkmen yazın dedim.” muhtar yüzüme hiç bakmadan “Kürt Türkmen” yazdı ve kağıdı bana uzattı.

 

Böyle bir şey olur mu? Bir insana iki milliyet aynı anda atfedilebilir mi? 

 

Söyleyince “Türkmeni yalnız yazamam, önce Kürt sonra Türkmen”  diye bir cevapta bulundu.

 

Şimdi bu mesele kimilerinize basit kimilerinize gerçek dışı kimilerinize tuhaf gelebilir. Ancak ben bir Türkmen olarak ve bir gazeteci olarak bunu dile getirmeyi çok önemli buldum.

 

Konu IKBY Parlamentosu İnsan Hakları Komisyonu’na Taşındı

 

Aslında daha önce nüfus kartımı da yenilediğimde benzer şeyler yaşamıştım. Birkaç yere bildirdiğimde pek bir işe yaramadığını gördüm. Bu yüzden buradan yazmanın daha faydalı olabileceğini düşündüm. Bir ihtimal bir vicdan sahibi sesimizi duyar ve harekete geçer diye.

 

Ancak ben yazıyı yayımlamadan olayı paylaştığım birkaç arkadaş konuyu Türkmen Milletvekili Aydın Maruf’a iletmiş ve kendileri beni aradılar, olay hakkında gerekli detayları sorduktan sonra konuyu IKBY Parlamentosu İnsan Hakları Komisyonu’na taşıdığını ve önümüzdeki günlerde gerekirse beni komisyonun önüne çıkaracaklarını bildirdi.

 

Ancak şunları da hatırlatmadan geçemem:

 

Türkmenlere Parlamentoda 5 kota teşhis etmişsiniz peki nasıl Türkmen diye bir millet yok? 

 

Daha önceki hükümet kabinelerinde Türkmenlere bakanlık veriliyor, daha ne diye Türkmen yok? 

 

Erbil’de 13 Türkmen okulu var hem de devletten izinli, peki nasıl Türkmen yok? 

 

Bin yılı aşkındır yaşadığımız bu topraklarda bugün böyle bir muameleyi görmek kadar acı bir şey olabilir mi?

 

Bu yüzden buradan sesimizi duyan herkese sesleniyorum, bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde olsun, asimilasyon ve bu gibi gereksiz baskıların sona ermesi için harekete geçin. Gerçekten Türkmen ve diğer milletlerin bu bölgede özgürce yaşayacağını iddia ediyorsanız, özellikle devlet ve emniyet birimleri içerisinde bunu uygulamaya koyun. Geçmişte size yapılan zulmü başkalarına yapmanızın hiçbir faydası olmayacak.

 

NOT: Sözünü ettiğim her iki belgenin fotokopisi bende mevcut. Belirttiğim tarihte yaşanan her şeyi de ispatlamak artık çok kolay olsa gerek. 

 

Bir cevap yazın