‘Seçmen kayıt listesinde büyük farklılıklar bulunuyor’

Irak Kürdistan Bölgesi Yönetimi’nde (IKBY) milletvekili seçimleri 30 Eylül’de yapılacak, ancak siyasi partilerin çoğu seçim için zamanın uygun olmadığı görüşünde. Konuya ilişkin IKBY hükümeti, hiçbir tarafın seçimin ertelenmesine yönelik bir talep sunmadığını belirtiyor.

 

IKBY Bağımsız Seçim ve Referandum Komisyonu’na birçok kez seçimle ve işlemleriyle ilgili endişelerini ileten Demokrasi ve Adalet için Koalisyon, komisyondan istediği yanıtları alamayınca seçimlere katılmama kararı aldı.

 

Değişim (Goran) Hareketi ile Kürdistan Demokrat Partisi’nden (KDP) üst düzey yetkililerin bir araya gelmesinin ardından, Değişim Hareketi Yürütme Kurulu Üyesi Şoriş Haci, “Seçimler Kürdistan Bölgesi’nde hoşgörü, birlik ve istikrarın yolunu açmalı. Bizce Kürdistan Bölgesi halkının sosyal hoşgörüsü ve birliğini kötüleştirecek, Kürdistan’ın istikrarını tehdit ve tehlikeye sokacak bir seçimin yapılmaması daha iyi olur. Seçmen kayıt listeleri temizlenmeli.” dedi.

 

Seçimin yapılıp yapılmayacağıyla ilgili söylemler bulunurken, IKBY Bağımsız Yüksek Seçim ve Referandum Komisyonu’nun belirlediği tarih olan 11 Eylül’de propaganda süreci başlatıldı.

 

Demokrasi ve Adalet için Koalisyon Kurucu Komite Üyesi ve Kürdistan İlişkileri Sorumlusu Kerim Bahri, 12 Mayıs’ta yapılan Irak genel seçimleri hakkında, “Irak parlamento seçimlerinde birçok sahtekarlık yapıldı. Bazı bölgesel ve ülke bazında var olan durumlardan dolayı bu sahtekarlıkların üzeri örtüldü ve konu kapatıldı.” ifadelerini kullandı.

 

Türkmen ve Hristiyanların temsilcileri ile ilgili Bahri, “Biz seçilen kişilerin Türkmen ve Hristiyanların gerçek temsilcisi olması gerektiğinden yanayız.” dedi.

 

IKBY parlamentosundaki kota sistemine değinen Demokrasi ve Adalet için Koalisyon Kürdistan İlişkileri Sorumlusu Bahri, “Kanaatimizce söz konusu kotaların hiçbiri Türkmen ve Hristiyanları gerçekten temsil etmiyor.” şeklinde konuştu.

 

Demokrasi ve Adalet için Koalisyon Kurucu Komite Üyesi ve Kürdistan İlişkileri Sorumlusu Kerim Bahri, seçim konusu ve gündeme ilişkin Tba Gazetesi’nin sorularını yanıtladı.

 

“Seçmen kayıt listesinde büyük farklılıklar bulunuyor”

 

Demokrasi ve Adalet için Koalisyon’un seçimlere katılmama nedeni nedir?

 

Koalisyon bir siyasi liste olarak, 100 isimden oluşan listesini sundu. Seçime katılmak için tüm hazırlıklarımızı tamamlamıştık. Fakat bizim bir seçim kuruluşumuz var ve bu kuruluş yerel kanallar yolu ile seçmen kayıt listesi hakkında denetleme yaptı. Seçmen kayıt listesinde büyük farklılıklar bulunuyordu, özellikle sahte oyların sayısı 900 bine ulaşmıştı. Bu rakam temizlenmedi ve seçmen kayıt listesinde bulunuyor. Ölenler, Suriyeli veya diğer sığınmacılar ayrıca Ninovalı göçmenlerin ismi seçmen kayıt listesine eklendi.

 

Buna ilişkin komisyona bir bildiri gönderdik. Bildiride resmi olarak seçmen kayıt listesinin temizlenmesini ve şimdi olduğu gibi kalmamasını talep ettik. Bunun haricinde, sahtekarlığın önlenmesi, halk iradesine kastedilmemesi ve halkın kendi iradesiyle oy kullanabilmesi için komisyona birçok yol ve kural sunduk. Fakat maalesef komisyonun tek kelimelik bir cevabı dahi olmadı. Bu nedenler, Kürdistan’da seçimlerin temiz ve kusursuz bir şekilde yapılmasına şüphe düşürdü.

 

“Irak parlamento seçimlerinde birçok sahtekarlık yapıldı”

 

Irak parlamento seçimlerinde birçok sahtekarlık yapıldı. Bazı bölgesel ve ülke bazında var olan durumlardan dolayı bu sahtekarlıkların üzeri örtüldü ve konu kapatıldı. İşte bu yüzden adayların tekrar tanıtılıp sonra da hiçbirinin kazanmaması olmaz.

 

Söz ettiğimiz 900 bin oy, parlamentoda 40 sandalye demek oluyor. Yani bu 40 sandalye iktidar parti için garanti ki, zaten peşmerge ve asayiş güçleri gibi birçok kişinin oyları da onlar için garanti. Bunların yanında, silahlı güç üyesi 50 bin özel seçmenin isminin genel seçmen kayıt listesinde bulunduğunu da not ettik ve bunlar 2 kez oy kullanabiliyor. Bunlar seçimlerden çekilmemize neden olan bazı faktörler.

 

Seçimlere katılmamamızın bir diğer nedeni ise şu; halihazırda kendi aramızda birliği sağlamaya ve Bağdat’a gidip anayasal haklarımızı almaya çalışıyoruz. Yani seçim kampanyası yapmamız olmazdı. Çünkü hem Bağdat’a gitme çabasının hem de seçim kampanyalarının aynı anda yapılması sorunları daha da derinleştirirdi. Bu yüzden seçim sürecine katılmama kararı aldık.

 

“Koalisyon’un destekçisi sadece KYB değil ki, Koalisyon’a oy vermediğinde gidip KYB’ye versin”

 

Demokrasi ve Adalet için Koalisyon’un seçimlere katılmaması, Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne (KYB) oy bakımından fayda sağlar mı?

 

Böyle düşünenler çok yanlış düşünüyor. Dr. Berhem zamanında KYB Genel Sekreter Yardımcısı olduğu için Koalisyon’un seçmenleri ve destekçilerinin hepsinin KYB olduğunu ve bu esasla Koalisyon’a oy verildiğini düşünenlere, böyle bir şeyin söz konusu olmadığını belirtmek istiyorum. Koalisyon’da Kürdistan’daki tüm taraf ve oluşumlar bulunuyor. Koalisyon’da, Kürtler, Türkmenler, Hristiyanlar, İslamiler, Komünistler, KYB’li ve KDP’liler bulunuyor. Koalisyon, tüm parti ve tarafların karışımından oluşuyor. Koalisyon’un destekçisi sadece KYB değil ki, Koalisyon’a oy vermediğinde gidip KYB’ye versin.

 

Böyle düşünenler büyük hata yapıyor, çünkü biz KYB’den ayrılmış bir güç değiliz ve KYB’yi ayırmadık. Dr. Berhem ile beraber birçok KYB üyesi, İslami ve diğer partilerin üyeleri birlikte Koalisyonu oluşturdular. Bu yüzden bizim destekçilerimiz sadece KYB’lilerden oluşmuyor. Bizim destekçilerimiz, KDP, KYB, İslami, Komünist ve diğer taraflardan oluşmakta. Çok geniş bir destekçi kitlemiz var. Birçok tarafsız kişi de Dr. Berhem’in yönetimine inancı olduğu için bizi destekliyor. Özellikle de Dr. Berhem bir dönem Bölge’nin Başbakanı’ydı ve insanlar onun yaptıklarını gördü. Bu yüzden ona çok güveniyorlar ve iyi bir destekçi kitlesi oluştu.

 

“Türkmen ve Hristiyanlar için kota tahsis ediliyorsa temsilcilerini kendileri seçmeliler, bu başka isimle liste oluşturan partiler ve oylarıyla olmamalı”

 

Demokrasi ve Adalet için Koalisyon’un kota ile ilgili görüşü nedir?

 

Demokrasi ve Adalet için Koalisyon olarak, Hristiyan ve Türkmen kardeşlerimiz adına kota bulunmasını reddettik. Bizce Türkmen ve Hristiyanlar için kota tahsis ediliyorsa temsilcilerini kendileri seçmeliler, bu başka isimle liste oluşturan partiler ve oylarıyla olmamalı. Türkmenlerin Kürdistan’da varlığı mevcut, Türkmenlerin Türkmenlere oy vermesi ve Hristiyanların da Hristiyanlara oy vermesi gerekir.

 

“Bizce seçilen kişi Türkmen ve Hristiyanların gerçek temsilcisi olmalı, bu yüzden biz kota konusundan yana değiliz”

 

Kendi partimden olan, Türkmen ve Hristiyan oluşumlarını gerçekten temsil etmeyen kişilere oy vermeleri için bürolarıma veya güçlerime talimat vermem uygun olmaz. Bizim buna inancımız yok. Bizce seçilen kişi Türkmen ve Hristiyanların gerçek temsilcisi olmalı, bu yüzden biz kota konusundan yana değiliz. Fakat bunun başka türlü olması ve kaç kotanın nasıl dağıtılacağı konusu yasal bir şey. Kürdistan Cephesi döneminde kota kurulduğunda Aşurilere 5 sandalye verildi. Bu büyük bir hataydı. Çünkü eğer gerçekten varlıkları bu kadarsa 5 veya 10 sandalye kazansınlar.

 

“Maalesef iktidar taraflar kotayı kullanıyor, 5 sandalyenin çoğu iktidara gidiyor”

 

Kota bir sandalye elde edemeyen oluşumların bir sandalye kazanıp parlamentodaki varlıklarını göstermeleri içindir.  5 sandalye verilmesi uygun değil. Daha sonra konuya Türkmenler de dahil edildi. Biz dedik ki, “madem Aşuriler için 5 sandalye ayırıldı, aralarında adaletli olmak adına Türkmenlere de 5 sandalye ayıralım”. Maalesef iktidar taraflar kotayı kullanıyor, 5 sandalyenin çoğu iktidara gidiyor. Onlar da siyasi bakımdan bunu diğer taraflara karşı kullanıyor.

 

“Söz konusu kotaların hiçbiri Türkmen ve Hristiyanları gerçekten temsil etmiyor”

 

Kota temsilcileri halk iradesiyle mi seçilecek yoksa tekrar müdahale olacak mı?

 

Kanaatimizce söz konusu kotaların hiçbiri Türkmen ve Hristiyanları gerçekten temsil etmiyor. Ne yazık ki onlar, Türkmen, Aşuri ve Kildani adına kurulan listeleri perde arkasında destekleyen tarafları temsil ediyorlar.

 

Haber: Ali Antar

Foto: Abdullah Ahmet

Bir cevap yazın