Peşmerge’nin Kerkük’e Dönme Şartı

Son dönemde Peşmerge güçlerinin tekrardan Kerkük’e döneceği ve bu konuda DEAŞ’a karşı uluslararası koalisyonla anlaşma yapıldığı söylentileri ortaya çıktı.

 

Irak Kürdistan Bölgesi Yönetimi (IKBY) Peşmerge Bakanlığı Genel Sekreteri Cabbar Yaver, Peşmerge’nin tartışmalı bölgelere geri dönmesine ilişkin, “Bu konuyla ilgli paylaşılan bilgiler medyanın işi, hiçbir gerçeklik payı yok. Peşmerge güçlerinin işleriyle hiçbir ilgisi olmayan bazı arkadaşlar, bu tür demeç ve haberleri paylaştılar.” dedi.

 

Yaver, “Şimdiye kadar Peşmerge’nin bu bölgelere dönmesi için ne Bölge hükümeti, ne de federal hükümet tarafından hiçbir karar verilmedi.” ifadelerini kullandı.

 

IKBY Peşmerge Bakanlığı Genel Sekreteri, terör örgütü DEAŞ’ın bazı bölgelerde yeniden baş göstermesi hakkında, “Peşmerge Bakanlığı ve Peşmerge Gücü Komutanlığı olarak, DEAŞ’ın yok olmadığını, sadece Musul ve diğer şehirlerdeki İslami Hilafeti’nin bittiğini söylemiştik. DEAŞ’ın yeniden toparlanacağını ve terör eylemlerine başlayacağını öngörmüştük.” diye konuştu.

 

Cabbar Yaver, Tba Gazetesi’ne verdiği röportajda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

 

Peşmerge’nin tartışmalı bölgelere geri dönmesinden söz ediliyor, bu konuda Bağdat ile herhangi bir görüşmeniz oldu mu?

 

Bu konuyla ilgli paylaşılan bilgiler medyanın işi, hiçbir gerçeklik payı yok. Peşmerge güçlerinin işleriyle hiçbir ilgisi olmayan bazı arkadaşlar, bu tür demeç ve haberleri paylaştılar, veya biri bu konuya ilişkin tahmin yürüttü. Peşmerge Bakanlığı ve Peşmerge Güçleri olarak ne Irak Savunma Bakanlığı ne de merkezi hükümetin diğer taraflarıyla hiçbir resmi görüşme gerçekleştirmedik. Peşmerge’nin tekrardan Bölge yönetimi dışındaki Kürdistan bölgelerine, özellikle de Kerkük’e dönmesi için Bölge hükümeti ve merkezi hükümet arasında da hiçbir görüşme gerçekleşmedi.

 

Biz Irak merkezi hükümetinin, 2014’ten önceki emniyet planı ve anlaşmasına geri dönülmesi yönünde kanaate varmasını ümit ediyoruz. 6 yıl boyunca Diyale, Selahaddin, Kerkük, Erbil’e yakın bölgeler ve Musul’daki bölgeler de dahil olmak üzere Bölge Yönetimi dışındaki Kürdistan bölgelerinde ortak merkezler, kontrol noktaları ve askeri işlemlerimiz vardı.

 

İki tarafın da bu ortak işlemin uygulanması için anlaşmasını istiyoruz. Fakat şimdiye kadar Peşmerge’nin bu bölgelere dönmesi için hiçbir görüşme yapılmadı ve ne Bölge hükümeti, ne de federal hükümet tarafından bu konuda hiçbir karar verilmedi.

 

Peşmerge Bakanlığı, Peşmerge’nin tartışmalı bölgelere dönmesini istiyor mu? Peşmerge ve Irak güçleri arasındaki görev dağılımının nasıl şekillenmesini talep ediyor?

 

Tekrarlıyoruz, bizim 2014 yılından önce Diyale, Selahaddin, Kerkük, Musul ve Erbil’e yakın bölgeleri kapsayan Bölge yönetimi dışındaki Kürdistan bölgelerinin ortak mekanizmayla korunması için bir anlaşmamız vardı. Buna göre, Peşmerge ve Irak ordusu arasında ortak arama noktaları, güç, operasyon ve devriye olacak. Eğer Bölge hükümeti ve merkezi hükümet bu mekanizmaya geri dönmek için anlaşma sağlarsa, Peşmerge Bakanlığı olarak Bölge yönetimi dışındaki Kürdistan bölgelerini önceki mekanizmaya göre ortak emniyet ile korumaya hazırız.

 

DEAŞ’ın yeniden baş göstermesi ve güçlenmesinden söz ediliyor, bu ne kadar öngörülüyordu ve bu konuyla ilgili hazırlığınız var mı?

 

Sayın Haydar Abadi Irak Silahlı Güçler Genel Komutanı ve Başbakan olarak Havice’nin ve diğer bölgelerin temizlenmesinden sonra bir bildiri yayımladı ve resmi bir açıklamayla DEAŞ’ın bittiğini duyurdu. Peşmerge Bakanlığı ve Peşmerge Gücü Komutanlığı olarak, DEAŞ’ın yok olmadığını, sadece Musul ve diğer şehirlerdeki İslami Hilafeti’nin bittiğini söylemiştik. DEAŞ’ın yeniden toparlanacağını ve terör eylemlerine başlayacağını öngörmüştük.

 

Şimdi ise bu öngörümüz doğru çıktı. DEAŞ sadece Kerkük’ün çevresinde değil, Diyale, Karatepe, Hamrin, Selahaddin, Karaçuh, Mahmur yakınları ve Musul’a yakın bölgelerde tekrardan terör eylemlerine başladı ve hareketlilik söz konusu. Bu yüzden onların tekrardan güçlenme tehlikesi mevcut. Bundan dolayı, bu bölgeleri korumak ve DEAŞ’ı tamamen yok etmek için Peşmerge ve Irak ordusu güçlerinin ortak çalışması lazım.

 

Son dönemde birçok silah ve patlayıcı deposunun patlaması, halk ve medyada farklı yorumlandı, çok sayıda gerçekleşen bu patlamalar tesadüf müdür?

 

Silah, mühimmat, askeri işler ve silah ve patlayıcı depolama alanlarında bilgi sahibi olmayan kişiler bu tür yorum ve şüpheleri paylaştılar. Bu konuda heyet oluşturduk ve şimdi soruşturma yapıyorlar. O yerler büyük depolar değildi, normal bir yerdi ve Peşmerge güçlerinin hafif silah ve patlayıcıları orada depolanmıştı. İlk belirtilere göre, bu patlamaları birkaç noktaya bağlıyoruz.

 

Birincisi, bu yerler depo değil ve depo olma özelliklerini taşımıyor. Bu yerler, ya bir ev, ya kulübe, ya da normal bir bina ayrıca silah depolamak için hiçbir özellik taşımıyor.

 

İkincisi, bu yerlerde çok amatörce silah ve patlayıcılar depolanmış. Yani silahlar patlayıcılarla, dinamitlerde, füze ve havan topunun hamuruyla depolanmış. Bu hamurlarda dinamit var ve sıcaklığın artması, yanıp patlamalarına neden olur.

 

Üçüncüsü de, hava sıcaklığının aniden artması kısa sürede birçok depoda patlama yaşanmasına neden oldu. Bir günde hava sıcaklığı 50 dereceye kadar çıktı, bu da o söz ettiğimiz hamurların yanması ve patlama yaşanması için yeterli bir sebep.

 

Yaşananların ana nedenini öğrenmek için heyetlerin soruşturma sonucunu bekliyoruz. Bu depoların da Peşmerge Bakanlığının ana deposu olmadığını belirtmek isteriz. Peşmerge Bakanlığı’nın ana deposunda hiçbir sorun yok ve silah ve patlayıcılar çok iyi bir şekilde depolanmış durumda. Patlamaların yaşandığı depolarda, Peşmerge güçleri, İçişleri Bakanlığına bağlı polis ve Zeravani’nin hafif silah ve patlayıcıları bulunuyor. Yani patlayan yerler İçişleri Bakanlığına bağlı Zeravani Güçlerine ayrıca 70. ve 80. bölüklerimize aitti.

 

Haber: Ali Abdulselam

Bir cevap yazın