Nerede Kalmıştık?

Diyar Erbil

 

 

İnsanoğlu her an hayatının rotasını değiştirecek yeni bir durumla karşılaşabilir. Hayat bu işte, insanı bazen hiç tahmin edemeyeceği derelerden geçirir. Ben de kendimi bir anda hiç alışık olmadığım bir keşmekeşin içinde buldum. Bu süre içerisinde kendime, hatta aileme bile ayıracağım zamanım olmadı. Buna hayat mücadelesi veya başka bir deyişle ekmek parası kazanma mücadelesi de denilebilir. Ama ne ben o ortama uyum sağlayabildim, ne de o ortam beni içine almak istedi. İmanımız gereği: “Olur ki bir şey hoşunuza gitmez de Allah, onda sizin için pek çok hayır takdir etmiş bulunur.” (Nisa/19) Amenna ve saddakna.

 

 

Bu süre içerisinde her zaman takip etmeyi görev bildiğim genellikle Türkmeneli ve özellikle de Erbil’deki siyasi gelişmeleri bile takip edemez oldum. Belki bu konuda şanslı da sayılırım! Çünkü bizim bölgenin haber ve gelişmelerini takip etmek ve oralarla hemhal olmak insanı adeta hasta eder.

 

 

Bu sebeplerden ötürüdür ki benim açımdan uzun sayılabilecek bir süredir Tba’daki yazılarıma ara vermiştim. Çok şükür ki bu süre daha fazla uzamadı.  Artık kendime daha fazla zaman ayırabileceğim için yazılarıma devam etmeyi düşünüyorum. Rabbim, faydalı şeyler yazmak konusunda bana yardımcı olsun.

 

 

Şimdi, “Hem yazı hem de gelişmeler olarak, nerede kalmıştık?” deme zamanı gelmiştir sanırım. Çok çok geriye dönmenin anlamı yok. O yüzden bizi ilgilendiren en yeni ve taze sayılabilecek konu, IKYB’deki parlamento seçimleri ve sonuçlarıdır. Normalde bu seçimin Türkmen milletini ilgilendirmemesi gerekir. Çünkü amaç Türkmenlerin gerçek temsilcilerini değil, Türkmen adına kurdurulan partiler ve her zaman çoğunun Türkmen milleti ile ilgisi olmayan birkaç kuklanın parlamentoya girip, onları destekleyen partiler için evet veya hayır demelerini sağlamaktır. Hep tekrarlanan bu sonuçlar ile başta KDP olmak üzere istisnasız bütün Kürt partiler, Türkmen halkının haklarının verilmesini bir yana bırakın, daha ileri giderek Türkmenlerin kendi vekillerini bile seçme ve seçtirme hakkını gasp etmeyi bir adet haline getirmişler. Bugün güç KDP’nin elindedir. Yarın bu güç herhangi bir diğer Kürt partinin eline geçse, sonucun değişmeyeceğine inancımız tamdır. Çünkü zihniyet hep aynıdır. Sonuç ise her zamanki gibi bize rağmen, bize dayatılan 5 kotanın kahir ekseriyeti KDP’li olmak üzere, Türkmenleri temsil etme hakkı da Kürtlerin güdümündeki KÜRDMENLER oluyor. Bile bile hile ile milletvekilliğini (kazandıklarını) zanneden zavallı sahte milletvekilleri buna kızabilirler şimdi. Kızma duygusu yerine, keşke bunlarda utanma duygusu olsa! Benim ettiğim lafa bakın! Milletini satandan ne beklenir ki? Bu sonuç gösterdi ki, IKYB’de Türkmenler için “aynı tas aynı hamam” devam ediyor. Başka bir deyime, (nerede kalmıştıktayız) hala.

 

 

Bunları yazarken bir de Bağdat’tan Irak’ın yeni Bakanlar Kurulu ve hükümet programını TV kanallarından öğreniyorum. Bağdat Erbil’den farklı değil ki. Orada da ABD ve İran’ın güdümündeki Şii-Sünni ve Kürt üçgeni, yine önümüzdeki 4 yıl boyunca bu halktan çalmaya ve bu halka çektirmeye devam eder gibi gözüküyor. Ne ilginçtir ki, Irak’ta Irak’ın toprak bütünlüğünü dile getiren tek unsur da hep Türkmenlerdir. Irak’ın üçüncü ana unsuru devlette temsil edilmiyor, edilmesine müsaade edilmiyor. Bizim açımızdan orada da aynı şey devam ediyor. Bir umut ve beklentimizin olduğu Adil Abdulmehdi de “Nerede kalmıştık?” dedi.

 

Bir cevap yazın