Nasılsa Kazanan Belli

Mehmet Ferit Erbiloğlu

 

Seçimler, demokrasinin güven anahtarıdır. Çünkü herkes eşit ve her kes özgür iradesiyle sandığa gider, kendisini kimin temsil etmesini istediğini 1 oy, sadece 1 oyla “gizlice” sandığa atar.

 

İşte biz 2003 yılında Saddam Hüseyin gibi bir diktatörden bu nedenle, bu umut ve hayallerle kurtulduğumuza sevindik.

 

Maalesef ki 2003 yılından günümüze kadar, hiçbir zaman olması gereken gibi bir seçim geçirmedik. Her seçimin ardından farklı yöntemlerle aynı sonuçlar elde ediliyor.  İşte bu durum halkı, seçimlere karşı bir umutsuzluğa sürükledi. Son seçimde katılım oranına baktığımızda bunu gayet net bir şekilde görebiliyoruz.

 

Seçimden hemen bir gün sonra, evimin yakınlarındaki bir fırına ekmek almaya gittim ve sıramı beklerken seçimden bahseden iki yaşlı teyzenin konuşmasına şahit oldum.

 

Biri diğerine, “Parmağın mürekkepli değil seçime katılmadın mı?” diye sordu. Diğer teyze ise “Ne ben, ne eşim, ne de kızım oy vermeye gitmedik çünkü boşuna kendimizi yormamıza gerek yok, nasılsa çoktan kimin kaç oy alacağı belli, anlaşma bitmiş biz niye kendimizi kandıralım ve boşu boşuna gidip oy kullanalım.” diye cevap verdi.

 

Evet artık insanlar seçimlere karşı inancını yitirmiş durumda.

 

Irak’ta bundan farklı başka bir seçmen profili daha var, o da 1 den fazla oy kullanıp bunu da övünerek anlatan hatta anlatmakla yetinmeyip sosyal medyada paylaşanlar.

 

İşte son seçimlerde değişen ise, birden fazla oy kullananları pek sahada göremedik tabiki özel oylamalar hariç. Çünkü özel oylama yapılan yerlerde özellikle Kerkük’te seçim merkezlerine kapılar yetmemişcesine bir de pencereden adam geçiriyorlardı. Bunun çok sayıda videosunu medya ağlarında gördük.

 

Malumunuz bu kez milyon dolarlar harcanıp elektronik sandıklar kuruldu. Haliyle sistem elektronik olunca, oyunlar da elektronik oynandı.

 

Kerkük gösterilerinde sosyal medyada fenomen olan “Le bu nadı Abadi” diyen göstericinin anlattığı gibi, cihaza ne yerleştirirsen yerleştir çıkan ürün hep aynı.

 

Neyse bu kez de önümüzde bölgesel yönetim seçimleri var ve biz Türkmenleri en çok ilgilendiren konu, bize ayırılmış olan 5 kota.

 

Umarım yıllardır yaşanan oyunlar bir kez daha yaşanmaz ve Türkmen seçmenler kendi temsilcilerini ister bir ister bin oyla parlamentoya gönderir, yeter ki başka şekilde müdahaleler olmadan gerçekleşsin.

 

Herkes gerçekleri görüyor ve biliyor. Kimisi çıkarı için kimisi de korkusu nedeniyle itiraz etmiyor. Halbuki herkes bilmelidir ki baskılar ve haksızlıklar gün gelir sadece huzursuzluk doğurur.

 

Unutmayın ki, herkese, “nasılsa kazanan belli”  dedirterek, sadece ve sadece demokrasiyi katletmiş olursunuz.

 

Bir cevap yazın