Mursa Ali Olayı (2003)

Nihat Kuşçu

 

“Mursa Ali” veya Murtaza Ali, Tuzhurmatu ilçesini doğu taraftan çevreleyen dağın zirvesinde belli olmayan bir tarihte Türkmenler tarafından yapılan bir makamdır. Söylentilere göre Bektaşi ve 12 imam sevdalısı bölge halkından salih olan biri Hz. Ali’yi rüyasında o dağın üzerinde görmüştür. Rüyasını aynı inançta olan hemşehrilerine anlatır ve hemen oraya bir makam yaptırırlar (Bu bir söylentidir ve ne kadar doğru olduğu belli değildir).

 

Mursa Ali, dini bir ziyaretgah olmasından ziyade bölgede milli bir sembol haline dönüşmüştür. Ramazan ve kurban bayramlarında bölge halkı orayı ziyarete gider güzel bir gün geçirirlerdi.

 

1980’li yıllarda eski rejim orayı bir askeri bölgeye dönüştürüp, yavaş yavaş bu makamı ortadan kaldırarak halkın gelenek ve göreneklerini hiçe saymıştır.

 

2003 yılı sonrası halkımız kendine dönme duygusu içerisinde bu makamı yeniden onarıp ve 21 Ağustos 2003 akşamı sevinç dolu ve kalabalık bir törenle buranın açılışını yapmıştı. Kürt yoğunluklu Cemile semtinin bitişiğinde olan Mursa Ali dağı yakınlarında açılış törenine katılanlara bir grup silahlı Kürt asıllı kişiler tarafından sataşmalar olduğunu da unutmamak gerekir.

 

Açılış töreninin birkaç saat sonrası ve gecenin sessizliğini bölen bir gürültü Tuzhurmatu’yu sarsıyor. İletişimin bugünkü gibi olmadığı o dönemde halk olayı öğrenmek için sabaha kadar beklemek zorundaydı. İşte halk, camiden yükselen bir sesle uyandı o sabah, “Ey ahali, Mursa Ali’yi bu gece patlatmışlar, herkes İmam Ali Camisi’nin önüne gelsin.”.

 

Bu ses, bu kelimeler herkesi şok etmiş büyük kırgınlığa boğmuştu. 2003 sonrası ilk terör olayı sayılabilen bu olay bölgenin tarihinde bir dönüşüm noktasıydı.

 

Türkmenler camide, anons edilen yere ilerledi. Herkes kızgın, herkes kırgındı. Caminin önünde büyük bir kalabalık oluşmuştu, ama herkes silahsızdı çünkü silah sadece peşmerge ve ABD güçlerindeydi diğerlerine yasaktı. Olayı protesto edener “Allahu Ekber, Ya Ali, Yaşasın Türkmen” sloganları atarak şehir merkezine doğru harekete başladı. Şehir merkezine giden yol KYB bürosuna 100 metre uzaktı. Türkmenler o noktaya varır varmaz ateş yağmuruna tutuldular, duvar ve elektrik direklerini siper edindiler ama yine de aralarında rahmetli şehidimiz Ali Haşim Muhtaroğlu olmak üzere 4 gencimiz yaralı düştü. Hiç kimse yıpranmadı, yürüyüş devam etti.

 

Şehir merkezine doğru giden yolda yüksek binalardan silahsız insanlarımıza acımasızca kurşun açılıyorduama yürüyüş aynı azimetle devam etti. Güvenlik dosyasından sorumlu olan ABD güçleri silahsız Türkmenlere ateş açanları takip etmek yerine Türkmenleri durdurmak için ateş açmaya başladı. Sabahtan öğleye kadar devam eden bu yürüyüşte 5 Türkmen şehit düştü ve 12 kişi yaralanmıştı. Tüm Türkmeneli bölgesinde yankı veren bu olay için ertesi gün Kerkük’te, Tuz Türkmenleri için bir dayanışma yürüyüşü yapıldı ve orada da 2 Türkmen genci şehit düşmüştü.

 

Bir cevap yazın