Milli Bayramımızla Kıvanç Duymaktayız

Hüsam Hasret

 

Mücadeleci milletlerin tarihlerini zenginleştiren ve canlı kılan konuların başında milli münasebetler gelir. Milli münasebetler canlı tutulduğu takdirde iyi sonuçlar verebilir. O, ne kadar doğru ve dürüst bir şekilde yaşatılırsa, bir o kadar da milletlerin tarihlerini zenginleştirmeye ve sonsuzluğa kavuşturmaya yardımcı olabilir. Bir milletin geçmişi ne kadar böyle değerli münasebetlerle donatılmışsa o kadar geleceği parlak ve aydın olur.

 

İşte bizim Türkmen milletimizin milli tarihini daha zengin kılan münasebet ise 7 Ekim Türkmen Milli Bayramıdır.

 

7 Ekim dediğimiz zaman şanlı Türkmen milletimizin milli bayramı, milli münasebetlerimizin en değerlisi ve en önemlisini dile getirmekteyiz. Bunun biz Türkmenler için ne kadar kutsal olduğunu da sözümüze ekleyebiliriz. Bu konu her aydın Türkmen’i ilgilendirdiği için üzerinde durulmalıdır. Milli tarihimize bakılırsa böyle bir münasebetin var oluşuna az rastlanır. Uzun yıllar boyunca meşru haklarını elde etmek amacıyla mücadele veren milletimiz böyle bir milli günün belirlenmesine ihtiyaç duymaktaydı. Gerçekleşmesi için her zorluğa katlanıyordu. Hasretini çekerek bir gün önce onu gerçekleştirmek için çalışmalarını tam hızıyla sürdürüyordu. Her fırsatı yakalayarak milletimize yakışır bir zamanı bekliyordu.

 

1997 yılının ekiminde Erbil şehrinde gerçekleşen birinci Türkmen kurultayının son gününü Türkmen milli bayramı olsun diye uygun görünce Türkmen lideri Vedat Arslan bir öneride bulundu. Kurultaya katılanlar hemen bunu oy birliğiyle kabul ettiler. Böylece uzun yıllar boyunca hayal ettiğimiz milli bayram gerçekleşti ve milli tarihimizin en parlak günü olarak altın harflerle sayfalarına yazıldı.

 

Bilindiği gibi milli hatıralar, milli olaylar, milli münasebetler ve milli günler acısıyla tatlısıyla milletlerin hayatında büyük roller oynayarak, o milletleri sonsuza kadar canlı kılarlar ve tarihini zenginleştirmede en etkin konu olurlar.

 

Birinci Türkmen kurultayında milli bayrama kavuştuğumuz ilk andan bile ölmez şehitlerimizin özverileriyle kahraman milliyetçilerimizin verdikleri mücadelelerini andık, çünkü bunun gerçekleşmesinde ister istemez onların büyük rolleri unutulmamalıdır. Diyebiliriz ki, onların sayesinde diğer milletler gibi bugün bizim de bir milli bayramımız vardır. Onunla kıvanç duymaktayız. Üstelik onu sonsuza kadar yaşatmakta ve canlı tutmakta da ısrarlıyız. Başta dediğimiz gibi bu milli bayram bütün Türkmenlerin bayramıdır. Bugünü yaşatmak ve kutlamak hepimizin boynunun borcudur. Bunu da söylememiz gerekir ki, bayramlar barışın özüdürler. Bölgemiz de bu dönemde barışa ihtiyaç duyduğu için umut ederiz ki milli bayramımız bu bölgede yaşayan milletler arasında barışı sağlamaya bir vesile olsun. Aynı zamanda bu aziz ve değerli münasebette bütün Türkmenlerin Milli Bayramını kutlar, daha nice bayramlara kavuşmalarını yüce Allah’tan niyaz ederek milletimize de hayırlı ve uğurlu olmasını dilerim.