Mardin Gökkaya: Tek bir taraf Kerkük’ü idare edemez

 

Röp: Ali Antar    Foto: Çoban Timur

 

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Siyasi Teşkilat Dairesi Başkanı Mardin Gökkaya, “Biz her zaman Kerkük’te tek taraflı siyasetin başarılı olmayacağını dile getiriyoruz. Tek bir taraf Kerkük’ü idare edemez.” şeklinde açıklamada bulundu.

 

Kerkük’te meydana gelen atama sıkıntısı, Araplaştırma politikası ve Irak Meclisinden çıkan seçim maddeleri hakkında değerlendirmelerde bulunması için ITC Siyasi Teşkilat Dairesi Başkanını ziyaret ettik.

 

ITC Siyasi Teşkilat Dairesi Başkanı Mardin Gökkaya Tba’nın sorularını yanıtladı ve yaşanan sıkıntıları siz okurlarımıza bu şekilde aktardı:

 

Kerkük’te bir takım atama kararı verildi ve Türkmen taraflar atamaların yapılış şekline itirazda bulundular. Bu itirazlar nerden kaynaklandı?

 

Biz yıllardır Kerkük içerisinde yapılan atamalarda sıkıntılar yaşıyorduk. 2003 yıllından önce Kerkük’te bir Araplaştırma politikası vardı. Baas döneminde Arap kimliği taşıyan ve Araplaşan Türkmen ve Kürtlerin ataması yapılırdı. Bu da Arap çoğunluğu oluşturma politikasıydı.

 

Maalesef 2003’ten sonra aynı politika Kürtler tarafından yani KDP ve KYB tarafından Kerkük’te izlendi. Dolayısıyla 16 Ekim’den sonra, Kerkük içerisinde bütün etnik grupların temsilcileri Kerkük içerisinde yapılcak olan dağılımların yüzde 32 sistemi ile eşit bir şekilde dağılması üzerine karar alındı. Yani yüzde 32 Türkmen, yüzde 32 Kürt, yüzde 32 Arap ve kalan yüzde 4 de diğer etnik gruplar için olacak şekilde ve bu bütün dairelerin bütün kademelerinde atamalar yapılacaktı.

 

Biz bunu sağlık dairesinde gerçekleştirebildik, maalesef bunu eğitim müdürlüğünde yapamadık. Arap olan eğitim dairesi müdürü maalesef bunu gerçekleştirmedi. Bize “Gidin Bağdat’tan Genel Sekreterlikten bir yazı getirin ve bakanlığa da onaylatın, ancak o şekilde istediğiniz gibi yaparım.” dedi. Biz de kendisine Kerkük içerisinde bir anlaşma olduğunu söyledik. Vali, Türkmen, Kürt ve Arapların temsilcisi de bu anlaşma içerisinde yer alıyor.

 

Kerkük’te yapılacak atamaların yüzde 32 mekanizması ile milletler arasında dağılımı yapılmalıdır. Buna dair Bağdat’tan bununla ilgili resmi yazı da var. Yazıda petrol şirketi, eğitim müdürlüğü, sağlık müdürlüğü ve bütün diğer alanlarda yüzde 32 mekanizması ile dağıtım yapılmasından bahsediliyor. Ama Kerkük İl Eğitim Müdürü şu ana kadar bunu engelliyor, gelecek günlerde bunun ilan edileceğinden bahsediliyor ama belli olduğu gibi yüzde 32 meselesi göz önünde bulundurulmayacak.

 

Son zamanlarda Kerkük’te ciddi bir Araplaştırma politikası yürütüldüğü söyleniyor. Bunun hakkında bize bilgi verebilir misiniz?

 

Biz her zaman Kerkük’te tek taraflı siyasetin başarılı olmayacağını dile getiriyoruz. Tek bir taraf Kerkük’ü idare edemez. Ama maalesef bu durum yine gerçekleştiriliyor. Biz 16 Ekim’den sonra Kerkük şehrinin yeni bir aşamaya girmesi yönünde umutlandık. Ama maalesef Kerkük Valisi 16 Ekim’den 6-7 ay sonra yine aynı zihniyetle çalışmaya başladı. Bunu açık bir şekilde ifade ettik.

 

Kerkük’ün emniyeti gerçekten de çok iyi bir durumda. Ama idari açıdan ciddi sıkıntılarımız var. Çünkü şimdiki vali tek başına karar alıyor. Bildiğiniz üzere kendisi zamanında vali yardımcısıydı, eski Vali Necmettin Kerim kaçarken bu yerine geldi. Şimdiki vali hiç bir konuda Türkmen yetkililerle istişare etmiyor. Birçok dairede Araplaştırma yaşanıyor ve birçok dairede Türkmen müdürlerin yerine Arap geçiyor.

 

Şimdi Kerkük’te duruma baktığımızda birçok arazi üzerinde Araplar tarafından yasa dışı ihlaller var, birçok dairede Türkmen çıkıp yerine Arap getiriliyor, Bağdat’tan birçok atama imkanı sağlanıyor ve bunun birçoğu Araplara veriliyor. Bu yapılanlar çok sayıda soru işareti oluşturuyor. Biz nasıl 13 sene boyunca Kürt valiyi eleştirdiysek, aynı şekilde Arap valiyi de eleştirip dile getireceğiz. Çünkü Kerkük hiçbir zaman tek taraflı bir idareyi kabul etmez. Bu daha büyük sorunlara yol açacaktır.

 

Irak Meclisi seçim yasasının 15. ve 16. maddelerini onayladı. Her 2 madde Kürtler tarafından boykot edildi. Türkmenlerin bu konu hakkında düşüncesi nelerdir?

 

Aslında gerçekten bu siyasi partilerin değil de göstericilerin talepleriydi. Birçok siyasi parti bunu kabul etmiyorsa bile, göstericilerin isteği olduğu için kabul ediliyor. Dolayısıyla bu yasa Kerkük içerisinde ve civarında bizim için iyi olmayabilir. Her ne kadar yasa çıkmış olsa da ve bizim menfaatimize olmasa da biz milletimizi sandık başına götürmek için birkaç yöntem bulmak zorundayız. O yöntemleri elde ettiğimiz takdirde, oranları elde edebilir ve sandalye sayısına ulaşabiliriz. Yine de bizim tahminimize göre bu yasa Türkmenlerin yararına olmayacaktır.

 

 

Bir cevap yazın