Korun, Koru, Korkma

Mehmet Ferit ERBİLOĞLU

 

Belki de son günlerde hepimizin yoğun bir şekilde yaşadığı bir duygudan söz ediyorum ancak şimdilik kimimiz çok yakın kimimiz diğerinden biraz daha uzak yaşamakta.

 

Neden söz ediyorum?

 

Tabii ki Korona!

 

Artık Facebook hesabımızı açıp bakmaktan korkar olduk. Çünkü ya bir sevdiğimizin koronavirüse yakalandığını ya da siyah bir şeritle paylaşılan vefat haberine rastlıyoruz.

 

Tıpkı bir kurbanlık gibi ne zaman sıranın bize geleceğini bekliyoruz. Nitekim insanlığın bir durum karşısında bu kadar aciz olabileceği daha önce söylense inanır mıydık?

 

Hükümetler veya yöneticiler ellerinden geleni yapmaya çalışıyor, gereken önlemleri mümkün mertebe alıyorlar ancak, bir gün, iki gün, üç gün değil daha ne kadar devam edeceği belli olmayan bir pandemi ile karşı karşıyalar. Sokağa çıkma yasağı ilan ettiler ama daha ne kadar sürdürebilirlerdi ki? Kamu alanları, toplu taşıma, düğün, taziye merasimi kısacası kalabalık kitlelerin oluşabileceği her şeyi yasakladılar. İyi de ne zamana kadar?

 

Okulların neredeyse ikinci dönemi gitti… Lise son sınıflar hariç herkes ilk dönem notuyla bir üst sınıfa geçti. Mezuniyetler oldu. Ancak 2020-2021 eğitim yılı döneminin başlaması gerekecek. Peki  çocuklarımızın sosyal mesafeyi koruyabileceği kadar büyük okullarımız var mı? Çünkü herkesçe malumdur ki küçücük sınıflarda 25 ve 40 arası öğrenci yan yana oturuyor. Bu kadar öğrenciye nasıl bir çözüm bulunabilir?

 

Uzaktan eğitim yani internet ağları üzerinden farklı programlarla çocuklara eğitimin sağlanması düşünülüyor. Lakin yaşadığımız toplumun büyük bir bölümünün ya buna gücü olmayacak ya ev ortamı müsait olmayacak. Hatta bazılarının yaşadığı bölgede interneti bile çekmiyor.

 

Bu yazdıklarımın hepsini hepiniz biliyorsunuz ancak şunun için yazdım:

 

Arkadaşlar, bu süreçte tek çare bireylerin kendini korumaya almasıdır. Yasaklar, kanunlar vs… bunlar bizi bir yere kadar koruyabilir. Ancak günlük hayatımızı sürdürürken çok titiz olmamız ve gereken önlemlerin tamamını almamız gerekir.

 

Tek başına bir kişi kendisini koruyamaz. Ancak toplumun hepsi aynı bilinçle davranabilirse, bu zor günleri belki en az kayıpla atlatabiliriz.

 

Lakin hükümet ve yöneticilere düşen ise halka gereken sağlık ve tedavi desteğini vermesi. Hayatını idame etmesi için esnaf, memur ve tüm ihtiyaç sahiplerine yönelik maddi destek için bir yol, bir mekanizma üretmesidir.

 

Kısacası gün birlikte kendimizi ve sevdiklerimizi koruma günüdür. Nitekim ya gözlerimiz hep ıslak yaşarız ya da kara toprağı mendil yaparız.

 

Korun, Koru, Korkma…