Kısa Öz’ün konuğu: Ali Hama Salih

Ali Antar ile Kısa Öz Programı

 

Irak Kürdistan Bölgesi Yönetimi’nde (IKBY) memur maaşlarının ödenmesi konusu gündemde yerini koruyor. IKBY ile Bağdat görüşmeleri bu konu çerçevesinde sürmekte.

 

Kısa Öz’ün yayınlanan yeni bölümünde IKBY Parlamentosu Değişim (Goran) Hareketi Milletvekili Ali Hama Salih konuk edildi. Ali Hama Salih, IKBY’nin mali durumu ve maaş konusuna ilişkin tüm sorularımızı yanıtladı.

 

Kürdistan Bölgesi’nin durumu gözle görünür şekilde kötüleşecek

 

Şu ana kadar Kürdistan Bölgesi’nin durumunun iyi olmadığından ve istikrarsızlığından söz edebiliriz, çünkü Irak’la anlaşıp anlaşmayacağımız konusunda bir açıklık yok. Bu durum biraz da 2021’deki gelişmelere bağlı. Şu anda kriz olduğu, maaşların geciktiği ve ödenmediğini biliyoruz. Bu durum bıkkınlık yarattı. Eğer Kürdistan Bölgesi, Irak’la anlaşırsa şüphesiz ekonomik bir kalkınma oluşur, öte yandan yapılması planlanan ve yapılmayan reform da gerçekleşirse, bunun olumlu sonuçları olur.

 

Aksi durumda ise, Irak Parlamentosuna sunulacak 2021 yılı bütçesi konusunda Bölge ve merkezi hükümet anlaşmaya varamazsa Kürdistan Bölgesi’nin durumu gözle görünür şekilde kötüleşecek. Yani şu an var olan kötü durumun çok daha fazlası Kürdistan Bölgesi’ni bekliyor olacak.

 

Aslında Borçlanma Yasası geçici bir yasa ama Bütçe Yasası uzun vadeli bir yasadır. Borçlanma Yasası’nın Kürdistan Bölgesi’nin istediği şekilde olmayabilir ancak tüm kapılar kapanmış değil ve bu durum iki ayrı yola çıkıyor.

 

Kürdistan Bölgesi heyeti gidip Irak hükümetiyle iki noktada müzakere yapabilir. Teslim edilen petrol miktarı konusunda anlaşma yapılabilir, çünkü teslim edilen petrol ve alınan para miktarı yazılı olarak belirlenmiş değil. Yani söz konusu yasa her yolu kapatmış değil ve müzakere için açık kapı var. Bence Bölge yetkilileri bu fırsattan yararlanmalı.

 

Kürdistan Bölgesi Irak’ın belirlediği iki şartı kabul etmeli

 

Irak hükümetinin 2 ana şartı var. Birincisi; teslim edilen petrol miktarı konusu. Bu 200, 250 bin varil veya üzerinde anlaşacakları herhangi bir miktar olabilir. İkincisi ise; merkezi yönetim gümrük gelirleri olan federal gelirlerin %50’sinin teslim edilmesini istiyor. Şu ana kadar ben Kürdistan Bölgesi’nin bu 2 şartı kabul etmeyeceği kanaatindeyim.

 

Çünkü var olan idareyi kendilerinin devam ettirmesini istiyorlar, Irak hükümeti de bunları geri almak istiyor.

 

Anayasa esnektir, isteyen kendi menfaatine doğru çeker

 

Anayasa esnektir, isteyen kendi menfaatine doğru çeker. Kürdistan Bölgesi doğal olarak en çok payı almak istiyor, Irak ise derin bir mali kriz içerisinde. Halihazırda Irak’ın 160 milyar dolar borcu var, şüphesiz bu borç 2021 yılında daha da artacak. Tahminimce bu rakam 180-185 milyar dolara ulaşır. Sen böyle bir mali krizdeyken Bölge’ye müsamaha gösteremez, her istediğini veremezsin. Onun kendi petrolünü satması ve gümrükleri yönetmesini kabul edemezsin. Bu yüzden şu an var olan durum teknik bir oyundur ve iki taraf da bunu kullanıyor. Bu durumdan kurtulmak için sağlam bir anlaşma yapılması, bu anlaşmanın açık, şeffaf ve yoruma izin vermemesi gerekir.

 

Bölge hükümeti, federal gelirler ve petrolü geri verip memur maaşlarını garantileyebilir

 

Farklılık var, düşüncelerimiz, anlayışlarımız farklı. Bunlardan biri şu; bizim için önemli olan Kürdistan Bölgesi memurları için maaş temin edilmesi. Bunun Irak veya Bölge hükümeti tarafından sağlanması fark etmiyor. Ama benim kanaatimce şimdi belirteceğim hususlardan dolayı bu proje uygulanmaz, yasa veya karar haline gelmez.

 

Birincisi: Bölge hükümetinin burada petrol satıp gelirini istediği gibi kullanması durumunda Irak hükümeti, 900 milyar dinar gönderip Kürdistan Bölgesi memurlarının maaşlarını ödemez.

 

İkincisi: Gerçek memur sayısı, memur dosyaları ve sürekli değişen maaş alanların listesi Irak hükümeti tarafından tanınmıyor.

 

Üçüncüsü: Kürdistan Bölgesi hükümeti memurlara karşı sorumlu.

 

Dördüncü: Bazı arkadaşlar Kazımi hükümetinin bunun yerine gelip petrol ve sınır noktaları dosyasına el koyacağını düşünüyor, bu seçenek asla Irak hükümeti tarafından kabul edilmez, Bölge de bunu kabul etmez. Bu sadece çekişme için yaratılıyor. Bence bunlar bizi temel sorundan uzaklaştırıyor. Temel sorunun çözümü, Bölge heyetinin Irak’la anlaşması, gerekli petrol miktarı ve federal gelirin %50’sini teslim edip memur maaşlarını garantilemesidir.

 

Tüm bu yolsuzluk, hırsızlık ve yağmalamaya sözlerim ve tepkilerim olacaktır

 

Bu konuda bazı notlar var. Birincisi; milletvekilinin işinin hükümette olmak veya olmamakla ilgisi yok. İyiye iyi, kötüye kötü demeli. Milletvekilinin işi hükümeti gözlemlemektir. Nerede yolsuzluk, hırsızlık, kaçakçılık ve kötü yönetim varsa buna karşı durmalı.

 

İkincisi; ben şahsi olarak müzakere ve anlaşmaların içinde yer aldım. Goran’ın yaptığı anlaşmalar uygulanmadı. Yani imza ve anlaşmaya saygı duyulmadı. Onlar anlaşmaya uymuyorsa, elde ettiğimiz birkaç bakanlık için benim bu yolsuzluğa karşı sessiz kalmam mı gerekir? Tabii ki hayır, onlar anlaşma yapmıyor ve uygulamıyorsa benim de tüm bu yolsuzluk, hırsızlık ve yağmalamaya sözlerim ve tepkilerim olacaktır.

 

Hayır, kimse beni cezalandıramaz, ben halkı temsil ediyorum.

 

Şunu da sormak istiyorum; Goran Hareketi, sayın Nevşervan Mustafa döneminde açık bir siyaset ve duruşa sahipti, peki şimdi neden aynı duruş söz konusu değil?

 

Şüphesiz, Nevşervan Bey karizmatik bir liderdi. Siyasi görüşü, planı, gündemi, etkisi vardı. Siyasi tarafların ona karşı farklı bir anlayışı vardı. Nevşervan Bey, “zor kararlar adamı” olarak tanınırdı. Şüphesiz ondan sonra gelip Goran’ı yönetenlerin ne o yetenek, görüş, imkanları vardı ne de böyle kararlar alacak kapasiteleri.

 

Kürdistan Bölgesi kendisini idare edebilir

 

Şu anki hükümet işe başlarken ilk adım olarak reformdan söz etmişti, siz de sürekli kaçakçılık ve milyonlarca dolarlık petrol satışından söz ettiniz. Reform yapılması durumunda gelirler IKBY’nin hazinesine girer, bu durumda Bölge’nin geliri ne kadar olur? Bölge kendini yönetebilir mi bu durumda?

 

Kesinlikle, özellikle büyük bir yolsuzluk, kaçakçılık ve örgütlerin ticaret merkezi haline gelen sınır kapılarında devlet kuruluşları bunlara yardımcı oluyor. Eğer, bunlar düzelir, büyük şirketlerin vergi sistemi düzelir, yolsuzluk, israf ve yanlış petrol anlaşmaları düzeltilirse ve de memur ve maaş alanların listesi reform yasası çerçevesinde düzenlenirse şüphesiz Kürdistan Bölgesi kendini idare eder. Ama bunlar yapılmaz ve Irak’la anlaşılmazsa çok daha kötü bir durum bizi bekliyor olacak.

 

IKBY için çözümün ne olduğunu açıkça söylemenizi istiyorum?

 

Bence şu anki idari kadroyla çözüm çok çok zor. Çünkü ciddi bir idare göremiyorum. Çünkü kaçakçılık yapanlar normal insanlar değil ki yetkililer bunun önüne geçsin. Bunları yapanlar zaten yetkililerin kendisi. Normal vatandaş petrol dosyasına karışmış değil, tersine yetkililer ve şirketlerin kendisi multi milyarder oldu ve vergi ödemiyorlar. Önce iktidarın tepesinde olan KYB ve KDP’de bu ülkenin daha iyi hale gelmesi kanaati oluşmalı, o zaman bu iş kolaylaşır.

 

Peki IKBY neden 2 şartı kabul etmiyor?

 

Çünkü var olan idareyi kendilerinin devam ettirmesini istiyorlar, Irak hükümeti de bunları geri almak istiyor.

 

Anayasa esnektir, isteyen kendi menfaatine doğru çeker

 

Goran Fraksiyonu, Kürdistan Bölgesi hükümetinin içerisinde yer alıyor ama siz bu fraksiyonun bir üyesi olarak sürekli hükümeti eleştiriyorsunuz. Açıklamalarınızda kabul edilmeyecek birçok kaçakçılık dosyası olduğunu ve hükümetin bunu soruşturmadığını belirtiyorsunuz. Peki siz Goran fraksiyonunun bir parçası değil misiniz veya onlarla aynı duruşta değil misiniz?

 

Irak hükümetinin talepleri ne derecede meşru ve anayasal?

 

Anayasa esnektir, isteyen kendi menfaatine doğru çeker. Kürdistan Bölgesi doğal olarak en çok payı almak istiyor, Irak ise derin bir mali kriz içerisinde. Halihazırda Irak’ın 160 milyar dolar borcu var, şüphesiz bu borç 2021 yılında daha da artacak. Tahminimce bu rakam 180-185 milyar dolara ulaşır. Sen böyle bir mali krizdeyken Bölge’ye müsamaha gösteremez, her istediğini veremezsin. Onun kendi petrolünü satması ve gümrükleri yönetmesini kabul edemezsin. Bu yüzden şu an var olan durum teknik bir oyundur ve iki taraf da bunu kullanıyor. Bu durumdan kurtulmak için sağlam bir anlaşma yapılması, bu anlaşmanın açık, şeffaf ve yoruma izin vermemesi gerekir.

 

Bölge hükümeti, federal gelirler ve petrolü geri verip memur maaşlarını garantileyebilir

 

Irak Meclisi’nde 112 milletvekili memur maaşlarının direkt olarak Bağdat tarafından ödenmesi için imza topladı. Onların arasında Goran milletvekilleri de vardı ancak Goran Bölge’de hükümetin destekçisi ki zaten hükümetin içindeler. Değişim (Goran) Hareketi’nin Bağdat ve Erbil siyasetinde ne tür bir farklılığı var?

 

Farklılık var, düşüncelerimiz, anlayışlarımız farklı. Bunlardan biri şu; bizim için önemli olan Kürdistan Bölgesi memurları için maaş temin edilmesi. Bunun Irak veya Bölge hükümeti tarafından sağlanması fark etmiyor. Ama benim kanaatimce şimdi belirteceğim hususlardan dolayı bu proje uygulanmaz, yasa veya karar haline gelmez.

 

Birincisi: Bölge hükümetinin burada petrol satıp gelirini istediği gibi kullanması durumunda Irak hükümeti, 900 milyar dinar gönderip Kürdistan Bölgesi memurlarının maaşlarını ödemez.

 

İkincisi: Gerçek memur sayısı, memur dosyaları ve sürekli değişen maaş alanların listesi Irak hükümeti tarafından tanınmıyor.

 

Üçüncüsü: Kürdistan Bölgesi hükümeti memurlara karşı sorumlu.

 

Dördüncü: Bazı arkadaşlar Kazımi hükümetinin bunun yerine gelip petrol ve sınır noktaları dosyasına el koyacağını düşünüyor, bu seçenek asla Irak hükümeti tarafından kabul edilmez, Bölge de bunu kabul etmez. Bu sadece çekişme için yaratılıyor. Bence bunlar bizi temel sorundan uzaklaştırıyor. Temel sorunun çözümü, Bölge heyetinin Irak’la anlaşması, gerekli petrol miktarı ve federal gelirin %50’sini teslim edip memur maaşlarını garantilemesidir.

 

Tüm bu yolsuzluk, hırsızlık ve yağmalamaya sözlerim ve tepkilerim olacaktır

 

Goran Fraksiyonu, IKBY hükümetinin içerisinde yer alıyor ama siz bu fraksiyonun bir üyesi olarak sürekli hükümeti eleştiriyorsunuz. Açıklamalarınızda kabul edilmeyecek birçok kaçakçılık dosyası olduğunu ve hükümetin bunu soruşturmadığını belirtiyorsunuz. Peki siz Goran Fraksiyonunun bir parçası değil misiniz veya onlarla aynı duruşta değil misiniz?

 

Bu konuda bazı notlar var. Birincisi; milletvekilinin işinin hükümette olmak veya olmamakla ilgisi yok. İyiye iyi, kötüye kötü demeli. Milletvekilinin işi hükümeti gözlemlemektir. Nerede yolsuzluk, hırsızlık, kaçakçılık ve kötü yönetim varsa buna karşı durmalı.

 

İkincisi; ben şahsi olarak müzakere ve anlaşmaların içinde yer aldım. Goran’ın yaptığı anlaşmalar uygulanmadı. Yani imza ve anlaşmaya saygı duyulmadı. Onlar anlaşmaya uymuyorsa, elde ettiğimiz birkaç bakanlık için benim bu yolsuzluğa karşı sessik kalmam mı gerekir? Tabii ki hayır, onlar anlaşma yapmıyor ve uygulamıyorsa benim de tüm bu yolsuzluk, hırsızlık ve yağmalamaya sözlerim ve tepkilerim olacaktır.

 

Birkaç gün önce Kürdistan Yurtseverler Birliği, Sayın Revaz Faik ve Kubat Talabani’ye uyarı yaptı, Mala Bahtiyar’a yaptırım uyguladı. Partinizin de farklı tepkilerinizden dolayı size yaptırım uygulamasından korkmuyor musunuz?

 

Hayır, kimse beni cezalandıramaz, ben halkı temsil ediyorum.

 

Şunu da sormak istiyorum; Goran Hareketi, sayın Nevşervan Mustafa döneminde açık bir siyaset ve duruşa sahipti, peki şimdi neden aynı duruş söz konusu değil?

 

Şüphesiz, Nevşervan Bey karizmatik bir liderdi. Siyasi görüşü, planı, gündemi, etkisi vardı. Siyasi tarafların ona karşı farklı bir anlayışı vardı. Nevşervan Bey, “zor kararlar adamı” olarak tanınırdı. Şüphesiz ondan sonra gelip Goran’ı yönetenlerin ne o yetenek, görüş, imkanları vardı ne de böyle kararlar alacak kapasiteleri.

 

Kürdistan Bölgesi kendisini idare edebilir

 

Şu anki hükümet işe başlarken ilk adım olarak reformdan söz etmişti, siz de sürekli kaçakçılık ve milyonlarca dolarlık petrol satışından söz ettiniz. Reform yapılması durumunda gelirler IKBY’nin hazinesine girer, bu durumda Bölge’nin geliri ne kadar olur? Bölge kendini yönetebilir mi bu durumda?

 

Kesinlikle, özellikle büyük bir yolsuzluk, kaçakçılık ve örgütlerin ticaret merkezi haline gelen sınır kapılarında devlet kuruluşları bunlara yardımcı oluyor. Eğer, bunlar düzelir, büyük şirketlerin vergi sistemi düzelir, yolsuzluk, israf ve yanlış petrol anlaşmaları düzeltilirse ve de memur ve maaş alanların listesi reform yasası çerçevesinde düzenlenirse şüphesiz Kürdistan Bölgesi kendini idare eder. Ama bunlar yapılmaz ve Irak’la anlaşılmazsa çok daha kötü bir durum bizi bekliyor olacak.

 

IKBY için çözümün ne olduğunu açıkça söylemenizi istiyorum?

 

Bence şu anki idari kadroyla çözüm çok çok zor. Çünkü ciddi bir idare göremiyorum. Çünkü kaçakçılık yapanlar normal insanlar değil ki yetkililer bunun önüne geçsin. Bunları yapanlar zaten yetkililerin kendisi. Normal vatandaş petrol dosyasına karışmış değil, tersine yetkililer ve şirketlerin kendisi multi milyarder oldu ve vergi ödemiyorlar. Önce iktidarın tepesinde olan KYB ve KDP’de bu ülkenin daha iyi hale gelmesi kanaati oluşmalı, o zaman bu iş kolaylaşır.

Röportaj: Ali Antar