Kerkük Valisi Türkmen olur mu?

İbrahim DEMİREL

 

Beş ay aradan sonra Nisan itibarıyla el-Kazimi parlamentonun güvenini alarak hükümet kurmayı başardı. El-Kazimi, etnik ve mezhebi dengeler üzerine kabinesini kurdu. Türkmenler, yeni başbakandan bakanlık teklifi beklerken, hayal kırıklığına uğradı. Ülke ekonomisini, sağlık alt yapısını ve silahlı grupları revize edeceğini açıkladı.

 

Daha çiçeği burnunda bir başbakan olarak, ülkenin muhtelif yerlerinde bürokrasi ve askeriyede birtakım düzenlemeler yaptı. Necef Valisini, Federal Polis Müdürünü ve Kerkük İstihbarat Müdürünü değiştirdi. Şimdilerde ise kulislerde üç yıldan beri vekaleten Kerkük Valiliğini yürüten Rakan Said el-Cuburi’yi değiştireceği konuşuluyor.

 

Bu durum Kerkük’te birtakım siyasi ve sivil kuruluşları harekete geçirdi. Türkmen halkının yanı sıra Milliyetçi Hareket Partisi, Türkmen İrade Partisi ve Türkmeneli Partisi ardı sıra valiliğin Türkmenlere verilmesi konusunu gerek basın açıklamalarıyla gerek ise bildiri yayınlayarak desteklediler. Bunlara ek olarak Türkmen toplumu da sosyal medyada valilik ile ilgili yapılan açıklamaları destekledi.

 

Bu sürece paralel olarak, iki gün önce ilk defa özgür iradeleriyle Tezahurmatu’da S ve Ş (Türkmen) gruplarının parti başkanları, milletvekilleri ve siyasi temsilcileri bir araya geldi. Bu durum Türkmenler açısından sevindirici bir tablo oldu.

 

Toplantının Türkmen Nahiyesi olan Tezahurmatu ve Haşdi Şabi’nin bölge sorumlusu Garip Tezali’nin evinde gerçekleşmesi ayrıca bir gelişmedir. Toplantının Telafer Milletvekili olan Muhtar el-Musavi’nin öncülüğünde yapılması akıllara, ikinci Mimaroğlu olayını getirmektedir. Hatırlayalım:

 

2003-2017 yılları arasında Kerkük Kürtlerin kontrolü altındaydı. 25 Eylül’de IKBY bir referandum yaptı, hemen ardından Kerkük’ü Kürdistan’a dahil ettiğini ilan etti. Kısa bir süre sonra Irak Merkezi Hükümet Kerkük’ü almak için kuvvetlerini yolladı. Ardından Kerkük, merkezi hükümetin kontrolüne geçti. Bu sürecin medya ayağını oluşturanların arasından en azılısı Selahattin Milletvekili olan Niyazi Mimaroğlu’ydu.

 

Kulislerde, Kerkük Türkmen Milletvekilleri hâlihazırda Kerkük Valiliği makamına sıcak baktıklarını ve bu hususta bildiri yayınladıklarını ancak bu işi pratiğe dökmedikleri konuşulmaktadır.

 

Bu durum iki hususu akıllara getirmektedir: 1. Taraflar (Arap, Türkmen, Kürt) arasında siyasi denge sağlamadan, Kerkük Valiliğinin Türkmenlere verilmeyeceği. 2. Türkmen Milletvekilleri ile Vekil Vali arasında kamuoyunun bilmediği siyasi ittifakın olduğu. Tezahurmatu’da iki gün önce Musavi’nin öncülüğünde Garip Tezeli’nin ev sahipliğinde gerçekleşen toplantının asıl kahramanı Ammar Kahya’dır. Son bir aydır yaptığı basın açıklamalarıyla ve yayınlandığı bildiriler ile bu süreci tetikledi.