Kemiklerinizden Gelen Ağrı İle Fırtınayı Hissedebilir miyiz?

Kemiklerinizde bir şey hissettiğinizi söylediğinizde bunu sezgisel olarak biliyorsunuzdur. Başta eklem ağrısı çekenler olmak üzere bazı insanlar bu tabirin doğru olduğunu  düşünmektedir.  Bu insanlar eklemlerindeki ağrılardan fırtınanın geleceğini anlayabilirler.  Peki, bilim bu insanlarla aynı fikirde mi?

 

 

Araştırmacılar bu konuyla ilgili ilk çalışmayı 1990’da gerçekleştirdiler. Çalışma basit ve yetersizdi. Dört eklem hastasını barometrik bir odaya koydular ve hava değişikliğiyle gelen benzer basınç değişikliklerine maruz bıraktılar.

 

Odadaki basınç düştüğünde, dört hastadan üçünün ağrıları arttı. Dört katılımcının oldukça küçük bir örnekleme boyutu oluşturmasına rağmen çalışma eklem ağrısı ve barometrik basınç arasında bir çeşit bağlantı ortaya çıkardı.

 

Daha fazla çalışmaya başlamadan önce, barometrik basıncı tanımlayalım.  Atmosfer basıncı olarak da bilinen barometrik basıç, temel olarak havanın üzerimizde ne kadar ağır olduğunun bir ölçüsüdür.

 

Bu, hava koşularına ve yüksekliğe göre değişir. (Örneğin yağmur fırtınasından hemen önce basınç düşer). Bir dağın zirvesinde barometrik basınç, deniz seviyesinde olduğundan daha düşüktür; yani, üzerinizde size ağırlık yapan daha az hava var.

 

Barometrik basınç ve eklem ağrısı ile ilgili son çalışmalar, basınç çemberi fikrinden vazgeçti. 2007 yılında yapılan bir çalışmada, 200 eklem hastasından alınan eklem ağrısı raporları incelenmiş ve kendiliğinden bildirilen ağrıdaki sivri uçların, barometrik basınç ve sıcaklıktaki değişikliklerle güçlü bir şekilde ilişkili olduğu ortaya çıkmıştır.

 

Ancak bu ilişki her çalışmada ortaya çıkmamaktadır; 2017 yılında yapılan bir çalışmada, eklem ağrısına ilişkin yağış ve sigorta talepleri arasında bir ilişki bulunamamıştır.

 

Ancak bu durum, bu ilişkinin hayali bir ilişki olduğu anlamına gelmez. Bu aynı zamanda fırtınaların getirdiği ağrının doktor ziyareti için yeterince şiddetli olmadığı ya da doktorlara önceden randevu alınmasının bu ilişkiyi anlaşılması zor bir hale getirdiği anlamına gelebilir.

 

Neden Kemikler Havaya Tepki Veriyor Olabilir?

 

Bir şeyden eminiz ki herkesin kemikleri geleceği tahmin edemez. Mevcut çalışmalar kemiklerin ve eklemlerin, barometrik basınçtaki değişikliklere karşı duyarlılığı artmış olan  yaşlanma, kemik erimesi ve incinme ile zayıfladığını desteklemektedir.

 

Bundan dolayı veriler biraz belirsizleşiyor. Kimse bu kemiklerin neden atmosferik değişikliklere tepki verdiğinden tam emin değil, ancak etrafta dolaşan bazı varsayımlar var.

 

Bazı uzmanlar, barometrik  basınçtaki değişikliklerin sancıya yol açtığını iddia etmektedirler. Belki de, basınçtaki düşüşlerin, eklemlerimizi yağlayan sıvı da dahil olmak üzere 

 

vücudun “yumuşak” bölgelerinin genişlemesine olanak tanıdığını  iddia ediyorlar

 

Bu da, yük taşıyıcı bağlantılarda bulunan baro-reseptörleri adı verilen basınç değişikliklerine duyarlı sinirleri açarak 

 

eklemlerdeki ya da hasarlı eklemlerdeki iltihaplanmayı tetikleyebilir.

 

Diğer uzmanlar barometrik basınçtaki değişikliklerin halihazırda mevcut olan acıyı ortaya çıkardığını iddia ediyorlar. Vücudumuz gün içerisinde doğal olarak kortizolü ve adrenalini, bize enerji veren ve ağrıyı bastıran hormonları üretir.

 

Geceleri uyumamıza yardımcı olmak için her iki hormonun üretimi azalır; bu da kronik ağrının daha belirgin hale geldiği anlamına gelir. Bunların hepsi iyi bir şekilde yapılandırılmıştır. Ancak, ilginç bir şekilde, barometrik basınç düştüğünde kortizol ve adrenalin üretimi de düşer.

 

Sonuç olarak, eklem ağrısı ve hava değişikliklerinin nasıl (ve ne ölçüde) bağlantılı olduğu belli değildir.