Kadına karşı şiddet: Gerçek ve acı verici iki örnek 

Ataerkil Ortadoğu’da kadına genel olarak fikir ve kuvvet açısından her zaman zayıf olarak bakılır ve toplumun esasında gerekli rolü oynayamamıştır ki bunun yegane sorumlusu erkektir.  Yani genel olarak kadındaki cevher niteliğindeki yetenekler, erkek tarafından ilgi çekici bulunmamış ve başka bir deyişle, erkek takımı kadının yeteneklerini gerekli bir şekilde toplumda kullanamamıştır. Bu sebeplerden ötürü Ortadoğu toplumları, arka çift tekerleği patlamış otomobile benzer ve her zaman sürünerek ilerler. 

 

 

Şahsım olarak gündelik hayatta birçok kadına şiddet vakalarına şahit olmuşumdur, elbette yapılan şiddet eyleminin seviyesi ve boyutu farklı olabilir, fakat esas olarak şiddete meyilli erkek, toplumun sakat değerlerini taşımakta olup şiddet uyguladığı zaman, hemen boyutu düşünülmeli ve bu kişinin aslında potansiyel bir suçlu olduğu ve daha da yüksek dozajlı şiddet olaylarına hazırlıklı olduğu bilinmelidir.

 

İlk örnek: Küçük Dlin ve Pedofili hastalığı

 

İşim gereği gündelik olarak çok sayıda haber okuyorum. Fakat bu sefer okuduğum haberin feci tarafı ve duygularımın alt-üst olmasının sebebi, 10 yaşında küçük bir kıza tecavüz etmeye kalkışmak ve tepki vermesi karşısında onu öldürme haberi oldu. Olayın diğer bir hazin yanı ise bu saldırının bayram günü gerçekleşmesi. Cani böylelikle, Küçük Dlin’i kana bulayarak ailesinin hayatını kararttı. Aslında hiçbir günahı yoktu ve tek amacı, mahallelilerle bayramlaşmak ve bu güzel günü onlarla paylaşmaktı. Fakat caniler, 10 yaşındaki küçük bir kızın gözlerindeki hayat ışığını söndürüp hayatına son verdiler.

 

Diğer taraftan toplumun Pedofili boyutu seviye olarak çok tehlikeli bir hal almış durumda ve en kısa sürede bu durumun bir hal çaresi bulunmalı. Çoğu sefer toplumun içerisinde şaka olarak karşı tarafa saldırı amaçlı pedofili hastalığı kullanılıyor, yani maksadını aşan amaçlar için  ağıza alınıyor.Tehlikeli mertebelere ulaşan bu hastalığın aslında gün be gün daha ileri seviyelere vardığını görüyoruz. Aslında küçük Dlin’in yaşadığı da pedofili ve kadına karşı şiddet olayını kapsıyor ayrıca bu iki hastalığın kurbanı olmuş durumda.

 

İkinci örnek: Toplumda trafik terörü ve kadın şoförlere karşı şiddet

 

Geçen cuma günü babamların evine doğru gitmek üzere yola çıktık o gün eşim şoför koltuğundaydı. Erbil’in İskan semtinde trafik kırmızı ışık olduğu zaman normal olarak durduk. Trafik ışığının yeşil olmasına 15 saniye kala, arkada bekleyen bir araba kornaya basmaya başladı, ben yan tarafta yayılarak oturduğum için beni görmedi ve eşimi gördü, buna binayen korna çalmaya devam etti. Hedefi bir kadın şoförü stres altına alarak alaylı bir tavır sergilemek olduğu besbelliydi. Bu davranışından sonra eşime, ”Yeşil ışık yanana kadar hareket etme.” dedim.

 

Yeşil ışığın yanmasıyla birlikte biz hareket etmeye başladık fakat arkadaki şoför insanlık dışı bir hareket yaparak yanımıza geldi ve arabanın direksiyonunu üzerimize doğru çevirdi, kısacası korkunç bir kazadan kıl payı kurtulduk. O andan sonra hemen hızlı bir şekilde kalktım ve camı indirerek ona durmasını söyledim, ama beni bir anda görür görmez hemen rengi değişti ve hızlı bir şekilde yanımızdan uzaklaştı. Burada ışık tutmak istediğim konu aslında toplumumuzun günümüze kadar kadınların şoförlük yapabileceğini sindirememesi ve açık bir şekilde her zaman kadın şoförlere karşı şiddet eylemelerinde hazırlıklı olmamız.

 

Eğer o olayda arkadaki şoför benim kullandığımı görseydi eminim ki bu tür bir girişimde bulunamazdı, ama bir kadın olduğunu görünce hemen tırnaklarını gösterip şiddet uygulamaya başladı. Aslinda bu örnek, toplum olarak genel kültür ve özellikle de trafik kültürü bakımından sıfırın da altında olduğumuzu gösteriyor.

 

Genel olarak toplumumuzun bazı konuları acil bir şekilde sindirmesi lazım ve kabullenmesi gerekiyor. Bunlardan birisi de kadınların şoförlük yapma konusu. Toplumsal bilincimizde ataerkil sistemin davranış tarzlarını kafalardan silip süpürmeliyiz. Hepsinden daha önemlisi, karşındakine ruhsal açıdan hiçbir şekilde eziyet etme hakkının olmadığı bilincinde olmalıyız.


Ziya Uzeiry

Bir cevap yazın