Irak’ta Sincar Düğümü

Ali Ekber Rıza

 

Bağdat hükümeti ve IKBY arasında 11 Ekim 2020 tarihinde Sincar anlaşması yapıldı.

 

Bu anlaşma ile Sincar kasabasına yeniden Peşmerge’nin dönmesi ve kontrolü sağlaması ile bölgeden merkezi hükümete ait olan askeri ve güvenlik güçlerinin çekilmesi sağlanacaktı. Ayrıca Sincar dağından PKK’nın Suriye veya başka bir bölgeye taşınması da planlanıyor. Bu anlaşmanın eksik taraflarından biri de Telafer’in konumunun düşünülmemesiydi. Anlaşmanın sonraki adımı, Irak Anayasasında yer alan 140. Maddenin uygulanması olacaktı. Bu da tartışmalı bölgelerin IKBY’ye bağlanması ile yeni bir sürecin başlangıcı olacaktı. Bir nevi Irak’ın kuzeyinde yeni bir devlet kurulması anlamına geliyor.

 

12 Ekim 2020 tarihinde Sincar halkı yapılan anlaşmayı şiddetli bir şekilde protesto etti. Sincar’ın önde gelen isimleri, “Bizim hakkımızda karar veriliyor ve bize kimse danışmıyor, fikrimizi dahi almıyorlar. DAEŞ bölgemizi işgal ederken biz her şeyimizi kaybettik. Namusumuzu, şerefimizi, yerimizi ve yurdumuzu kaybettik. Onlarca toplu mezarımız var. Bizim cesetlerimizi çiğnemeden Peşmerge bu bölgeye giremez” ifadelerini kullandı.

 

Olaylar nedeniyle kamuoyu ikiye bölündü.

 

Bugün Bağdat’ta Haşdi Şabi yanlısı bir grup, eski Maliye Bakanı Hoşyar Zebari’nin “Başbakan, Yeşil Bölge’yi Haşdi Şabi milislerinden temizlemeli” sözleri üzerine KDP Bağdat bürosu binasını basıp ateşe verdi. Binadan dumanlar yükseliyor.

 

Yapılan bütün bu olaylar şunu gösteriyor. Irak’ı mezhep esaslı bölmeye çalıştılar ama başaramadılar. Bugün yeni bir hamle ile Irak’ı, 100 yıl öncesinde İngilizlerin Ortadoğu’yu Osmanlı’dan kopararak Irk devletlerine böldüğü gibi parçalamaya çalışıyorlar.

 

Yükselen tansiyonun düşmesi adına, Sincar’da, Bağdat ve IKBY destekli  mahalli güçlerin kurulması ve bölgede kontrolün sağlaması her taraf için daha faydalı olacaktır diye düşünüyorum.