Hasro Goran: Şüphesiz ki Türkmence resmi bir dildir

Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Seçim Ofisi Sorumlusu Hasro Goran, KDP ve Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB), bölgenin iki ayrı idareye bölünmesini asla düşünmediğini ve ayrıca bunun yasal olmadığını belirterek,  “Irak Anayasası’nda Kürdistan Bölgesi’nin Irak içerisinde federe bir bölge olduğu vurgulanıyor.” dedi.

 

 

Hasro Goran, KDP olarak Türkmen, Asuri ve Süryanilerin yeni hükümette yer almasını desteklediklerini kaydetti.

 

KDP Sorumlusu Hasro Goran, yeni hükümetin kurulması, Türkmenlere kabinede yer verilmesi, Türkmencenin resmi dil olması ve daha pek çok konuya ilişkin Tba’nın sorularını yanıtladı.

 

 

30 Eylül 2018 seçim sonuçlarının ilan edilmesinin akabinde KDP kurulacak hükümetin elde edilen oy oranına göre muamele göreceğini ilan etti. Ancak son günlerde üst düzey bazı yetkilileriniz, Irak Kürdistan Bölgesi’nin henüz böyle bir düşünceye sahip olmadığını dile getiriyor. KDP’nin bu konudaki düşüncesi nedir?

 

 

Her demokratik sistemde seçim olması gerekiyor. Ayrıca her demokratik ülkede seçim sonuçlarına saygı duyulması gerekir. Aksi halde seçim gerçek anlamını yitirmiş olur. Şayet yargı, seçim sonuçlarına saygı duymaz ise o zaman seçim uygulaması temelini yitirir. Bu nedenledir ki seçimlerde en çok oyu alan tarafa hükümet kurması önerilir. Burada çoğunluk 50+1 değil. Çünkü dünya çapında baktığımız zaman bir partinin 50+1 oy alması neredeyse imkansızdır ki Türkiye’de önceki seçimlerde AK Parti’nin elde ettiği oy istisnadır. Kürdistan Demokrat Partisi son seçimlerde oyların çoğunu toplayarak parlamentoda 45 sandalye aldı ve hükümeti kurmaya hak kazandı. KDP hükümet kurmakta hür olmalıdır ve hangi taraflarla ittifak sağlayacağı konusunda, hükümet kurmak için gerekli 50+1’i garanti etmekte serbest olmalı. Bu anlattıklarım dünya standartlarıdır ve bu işin doğası budur. Örneğin 9 Eylül 2018’de İsveç’te seçimler oldu ve bir parti oyların yüzde 28’ini elde etmeyi başardı. Şüphesiz söz konusu parti tek başına hükümet teşkil edemez ve parlamentonun güven oyunu toplayamaz. Bu nedenle hangi tarafla anlaşıp hükümeti kuracağı konusunda özgürdür. Tabii ki bunun içinde belirlenmiş bir zaman dilimi var. Şayet bu taraf veya parti belirlenen zaman diliminde hükümeti kuramaz ise o vakit bu görev başka bir tarafa veya partiye verilir. Ancak Irak Kürdistan Bölgesi, Irak ve Ortadoğu’da, işlerin bu şekilde ilerlemesi kolay bir iş değildir.

 

 

Saddam Hüseyin’in yıkılmasından günümüze kadar hiç bir taraf tek başına hükümet kurmayı başaramadı

 

 

Saddam Hüseyin’in yıkılmasından günümüze kadar hiç bir taraf tek başına hükümet kurmayı başaramamış aynı zamanda muhalefet olmamıştır. Gelişmiş ülkelerde parlamento veya partiler iki tarafa ayrılır. Bir taraf ülkeyi yönetir diğer taraf ise muhalefet olur. Nitekim Irak’ta 2005’ten bugüne kadar hükümette bütün taraflar yer alıyor ve pastada payı var. Bu da partilerin aldıkları oy oranıyla belirleniyor. Irak’ın bir önceki Başbakanı 2014 yılında parlamentodaki sandalyeleri puan olarak hesaplamaya başladı. Her iki sandalye 1 puandı. KDP 25 sandalyeye sahipti bu da 12.5 puan demekti. Bu puanlara göre görev dağılımı yapılıyordu.

 

 

“KDP kiminle hükümet kuracağı konusunda özgür olmalı”

 

 

Kürdistan’da bazı durumlar göz önünde bulundurulmalıdır. Çünkü bizim durumumuz başka bir gerçektir. Ancak KDP kiminle hükümet kuracağı konusunda özgür olmalıdır. Bu nedenle KDP haftalardır defalarca taraflarla bir araya geldi.

 

 

“Ne KDP ne KYB, bölgenin iki ayrı idareye bölünmesini asla düşünmüyor”

 

 

“Irak Anayasası’nda Kürdistan Bölgesi’nin Irak içerisinde federe bir bölge olduğu vurgulanıyor”

 

 

Peki ne zaman bu dediğiniz “özgür” şekilde hükümetler kurulabilir. Çünkü ne zaman hükümet kurulmasından söz edilirse tarafların anlaşması, bölgenin iki ayrı idareye bölünmesinden söz edilmeye başlanıyor. Acaba bundan ne zaman kurtulabiliriz?

 

 

Öncelikle ne KDP ne KYB, bir kez daha bölgenin iki ayrı idareye bölünmesini asla düşünmüyor. İki idare olmakla bölgemizi küçültmüş olacağız ve bu anayasal değildir. Çünkü Irak Anayasası’nda Kürdistan Bölgesi’nin Irak içerisinde federe bir bölge olduğu vurgulanıyor. Doğrudur KDP’nin elde ettiği oy oranına göre davranmaya hakkı vardır ve bunu da dile getirmiş. Evet KDP kotalarla bile hükümet kurmakta özgür olmalıdır nitekim Kürdistan Bölgesi’nin gerçeği gelişmiş ülkelerden biraz daha ağır. KDP şimdi KYB ve Goran Hareketi ile görüşmelerini sürdürüyor ve sonuçlarına göre de adımını atacaktır.

 

 

Kerkük meselesi, seçimler ve hükümet kurulmasından ayrı bir meseledir

 

 

KDP bölge hükümetinin kurulması ve Kerkük meselesinin iki ayrı mesele olduğunu savunuyor ancak KYB bu ikisinin aynı dosya olduğunu vurguluyor. Acaba KDP’nin bu konudaki fikri değişti mi?

 

 

Kerkük meselesi seçimler ve hükümet kurulmasından ayrı bir meseledir. Seçimler, Kürdistan Bölgesi’nin sadece 4 şehrinde gerçekleşti yani Erbil, Duhok, Süleymaniye ve Halepçe’de. Yani Kerkük, Hanekin vs.. bölgelerde yapılmadı. Kerkük’ün kendi il meclisi var, Kerkük Valisi, İl Meclisi Başkanı ve diğer görevleri belirlemek için kendine has kanunları var. İki meselenin birbirine bağlanmasında ısrarcı olmak başka bir konudur. Bölge hükümetinin oluşturulması, Kerkük’te ve Kürdistan Bölgesi’nden kopmuş bölgelerde seçimlerden ayrı mevzular.

 

 

“KDP, her üç başkanlıkta oluşumlara yer vermeye olumlu yaklaşıyor”

 

 

Bölge başkan yardımcılığı, başbakan yardımcılığı ve parlamento başkan yardımcılığı görevlerinin Türkmen veya Hristiyanlara verilmesi konusu bir süre gündeme oturdu ancak en baştan beri KYB buna karşı olduğunu söyledi. Siz bu konuda hala ısrarcı mısınız?

 

 

Milliyet bakımından Türkmen, Asuri, Kildan ve Süryaniler, din bakımından ise Hristiyanlar bölgenin ayrılmaz bir parçasıdır. Hepsinin kendi ağırlığı ve saygınlığı vardır. Biz KDP olarak en baştan itibaren farklı milliyet ve farklı inaçlılığa inanıyoruz. Bu nedenle bütün oluşumların kurulacak bütün hükümetler içerisinde kendi yerlerinin olması gerekiyor. Ben burada bu 3 başkanlık veya bakanlık konusunu belirleyemem çünkü müzakere heyeti bu konularda görüşecek ve sonuca varacak. Ancak KDP bu konuya olumlu bakıyor. Görüşmeler malum hükümet oluşturulması için ve söylemek isterim ki, biz KDP olarak Türkmen, Asuriler ve Süryanilerin yeni hükümette yer almasını destekliyoruz.

 

 

Şüphesiz ki Türkmence resmi bir dildir

 

 

Son zamanlarda bölge için anayasa konusu tekrardan konuşuluyor. Görülen o ki bu dönem anayasa parlamentoya götürülüp, oylamaya sunulacak. KDP olarak Türkmen dilinin resmi bir dil olmasını anayasada destekler misiniz?

 

 

Bu meselenin görüşmeye ihtiyacı yok çünkü bu mesele var olanın onanmasıdır. Türkmence, Süryanice hatta Arapça bile Kürdistan Bölgesi’nde bu oluşumların elde ettikleri bir haktır. Anayasa konusu yeni bir mesele değil, doksanlı yıllara dayanıyor. O zamanlar ben parlamentoda çalışıyordum. Yıllardır anayasa üzerinde çalışılıyor. Baas rejiminin çökmesiyle bu mesele daha da sıcak hale geldi. Bu hususta siyasi taraflara danışmak yerine itibar edebileceğimiz bir merciimizin olması gerekiyor. Önceki dönemde parlamento içerisinde 19 kişilik bir komisyon oluşturuldu bu husustan dolayı ancak o dönem parlamento içerisinde bazı sıkıntılar oluştu ve böylece bu konu da felç oldu. Bu dönem anayasa üzerinde çalışılması ve tamamlandıktan sonra halkın oylamasına sunulması çok önemli bir istektir. Söz konusu anayasada dini ve etnik grupların hakları koyu bir şekilde belirlenmelidir. Kurulacak komisyonda şüphesiz ki tarafların temsilcileri de yer alacak. Çünkü parlamentoda Türkmen, Kildan ve hatta Yezidilerin de temsilcileri var.

 

 

Şüphesiz ki Türkmence resmi bir dildir. Ancak yasal açıdan resmi dilleri sıralandırmak diye bir şey yoktur. Yani Arapça ve Kürtçe’nin resmi bir dil olduğunu söylediğiniz anda, kimlik ve pasaportunuz bu iki dilde yazılıyor. Yani oldu bitti . Ancak şüphesiz Kürtçe, Türkmence ve Süryanice Kürdistan Bölgesi’nde revaşta olan diller. Eğer Kürdistan Bölgesi’nden koparılan bölgeler tekrardan alınırsa, Arapça da resmi olarak eğitim sistemine eklenecektir. Bildiğim kadarıyla Türkmenler Kürdistan Bölgesi’nde sayı açısından ikinci mertebedeler. Tekrar  şuna değinmeliyim ki bütün bu prosedürler 140. Madde’nin uygulamaya geçmesine bağlı, çünkü bu bölgeler Bölge’nin bir parçası ve eğer ki bölgeye iade edilirse, var olan oran artar.

 

 

Malum ki seçimlerde Irak Kürdistan Bölgesi tek bir halka içerisinde değerlendiriliyor. Bazı Türkmen gruplar Erbil’in özel bir halka içerisinde değerlendirilmesini istiyor. KYB bu düşünceyi destekliyor. KDP olarak bu hususta siz ne düşünüyorsunuz?

 

 

Bu konunun parlamentoya dönmesi gerekiyor ve yasanın onarılması, onanması gerekir. Bu konuda Kürdistan, Irak’tan genel olarak farklıdır. 2005 yılından itibaren başlayan seçimlerde Irak genel olarak tek bir halka içerisinde değerlendiriliyordu. Tek bir halka olması sayıca az olan oluşumlar için daha iyidir. Örneğin, Rumadi bölgesinde 4 Kürt veya Kut bölgesinde bin Kürt varsa ve oynunu kullanırsa oylar otomatikmen o partinin listesine geçecek aksi durumda oradaki oylar heder olur. Irak 18 ile karşılık seçimleri 18 halka veya çember sistemi haline getirildiğinde Kürtlerin oyu Misan, Rumadi, Basra hatta Bağdat’ta bile heder oldu. Çünkü sayısal olarak Kürtler o illerde 1 sandalye çıkaramazlar. Kürdistan sistemi Irak’ın eski sistemi gibi aynı devam etmektedir ve tek halka içerisinde değerlendiriliyor. Yani Kifri, Erbil ve başka bölgelede Türkmen bulunuyorsa oyları boşa gitmeyecek. Şu ana kadar kota sistemi var ancak kota sistemi kaldırılırsa bu dediğim sistem hayata geçebilir. Bu yasanın onanması yeni dönemdeki parlamentoya düşer.

 

 

Kürdistan’daki mevcut sisteme hiçbir taraf razı değil

 

 

Aslına bakılırsa Kürdistan’daki mevcut sisteme hiçbir taraf razı değil. Bizim de KDP olarak kendi fikrimiz var. Ne zaman ki bu konu gündeme alındı ve konuşuldu o zaman biz de kendi fikrimizi söyler ve taraflarla uzlaşırız. İşte o zaman bu halkaların nasıl olması gerektiğini konuşuruz, il bazında mı, ilçe bazında mı olacak o zaman kararlaştırılır. Ancak şimdi evet destekliyoruz veya desteklemiyoruz gibi bir şey diyemem. Çünkü bu konu ince okunması gereken bir konu. Acaba yararı ve zararı nedir, onları iyice tartmak gerekir. Eğer çok istek varsa Kürdistan’ın halkalara bölünmesine yönelik hiçbir şey değişmeyecek ve muhtemelen üzerine anlaşırız.

 

Haber: Ziya Uzeiry

Foto: Ali Salim

Bir cevap yazın