Geçmişten Günümüze Form Değiştiren Kölelik

Kölelik, bir insanın başka birinin malı ve mülkü olma durumudur. Hürriyetine sahip olmayan, başkalarının hükmü altında bulunan ve para ile alınıp satılan kişiler köle olarak adlandırılmıştır.

 

Çok eski tarihlerden beri savaşta esir düşenler, ağır suç işleyenler, borcunu ödeyemeyenler, korsanlar tarafından kaçırılanlar köle kabul edilir ve köle pazarlarında satılırdı.

 

Ziraat ve ticaretle uğraşan bütün toplumlarda köleliğin çeşitli şekillerine rastlanmaktadır. Mezopotamya’da, eski Mısır’da Yunan’da, Roma’da, İslam öncesi İran, Orta Asya ve Anadolu’da yaşayan kavimlerde kölelik son derece doğal sosyal bir olgu olarak kabul edilmiştir.

 

Kölelik, Orta Çağ’ın bitimine değin, Batı toplumunun ekonomik ve sosyal açıdan ayrılmaz bir parçası olmuştur. Batı dünyasında; feodalizmin tarih sahnesinden çekilerek yerini burjuva ekonomik sistemine bırakmaya başladığı ana kadar kölelik kurumu, emek veriminin düşük ve teknik imkanların son derece kısıtlı olması sebebiyle en önemli üretim aracı olagelmiştir. Son derece ağır şartların yaşandığı köle hayatında ancak 19. yüzyıl sonlarından itibaren bir miktar düzelme meydana gelmiştir.

 

İslamiyette kölelik

 

Kur’an’ı Kerim kölelerin hak ve hukuku ile ilgili birçok hususu açıklığa kavuşturup kesin hükümlere bağlamıştır.

 

İslamiyet köleliği tam olarak yasaklamamıştır ancak kölelerin azat edilmesini teşvik etmiş ve  köle edinmeyi zorlaştırmıştır. Örneğin kazara bir Müslümanı öldüren kimsenin Müslüman bir köle azad etmesi emredilmiştir. Yalan yere yemin edenlere on yoksulu yedirip giydirmek veya bir köle azad etmek emredilmiştir. Buna gücü yetmeyenin ise 3 gün oruç tutması gereklidir.

 

İslam hukukuna göre bir köle veya cariye, efendisine belli bir özgürlük bedeli ödemek koşuluyla özgür kalabilir. Köle veya cariyenin efendisine ücret ödemesi ile özgür kalmasına mükatebe denir ve Kur’an-ı Kerim’de Nur suresinin 33. ayetinde bu husus kısmen detaylandırılmıştır.

 

İslamiyet ile birlikte borç veya zaruret nedeniyle birini köleleştirmek ortadan kalkmış, kölelik edinme yöntemleri sadece savaşa indirgenmiştir.

 

ABD’de kölelik

 

Yeni keşfedilen Amerika kıtası ve toprakları hem verimli hem de çok büyük alanlara sahipti. Bu sebepledir ki Amerika, bu toprakların sürülebilmesi ve ürün elde edilebilmesi için Afrika’dan binlerce insanı gemilerle Amerika’ya taşımıştır.

 

Gemilerle getirilen siyahi köleler o kadar kötü şartlarda yolculuk etmişlerdir ki, çoğu yolculuk sırasında ya salgın hastalıklardan ya da yetersiz beslenmeden hayatını kaybetmiştir. 18. yüzyıla gelindiği zaman ise nüfusun çoğunluğunu köleler oluşturmuştur.

 

Coğrafi keşifler sırasında ilk olarak İspanyol ve Portekizli işgalciler yerli halkı katletmişlerdir. Milyonlarca yerli halk çalışma zorluklarından ve hastalıklardan hayatlarını kaybetmişlerdir. 17. yüzyılda birçok Avrupalı vatandaş bu topraklara yerleşmiştir. Elinden toprakları alınan yerliler köle gibi çalıştırılmıştır. Köle tacirleri getirdikleri köleleri pazar yerlerinde zincirleyerek satmışlardır.

 

 

Modern kölelik

 

Modern kölelik tabiri, tehdit, şiddet, zorlama, hile, gücün suistimal edilmesi gibi nedenlerle kişilerin istismar edildikleri duruma karşı koyamaması ve mevcut durumlarını terk edemediği koşulları tanımlamak için kullanılıyor.

 

Günümüzde konfeksiyon, madencilik, tarım ve balıkçılık gibi sektörler başta olmak üzere modern kölelik birçok alanda oldukça yaygın.

 

Tayland’da balıkçılık sektörü, Kuzey Kore’de kömür madenciliği, Fildişi Sahili’nde kakao üretimi, Brezilya’da sığır otlaklarının yanı sıra modern kölelik örneklerine Avustralya’da bazı diplomatların evlerinde ve İngiltere’de araba yıkama sektöründe rastlamak mümkün.

 

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Özgür Yürü Vakfının (Walk Free Foundation) Uluslararası Göç Örgütü ile ortak hazırladığı Küresel Kölelik Endeksi 2018 raporuna göre, dünya genelinde 40 milyondan fazla “modern köle” bulunuyor. Rapora göre dünyada her bin kişiden 5,4’ü köleliğe maruz kalıyor. Modern kölelik kurbanlarının yüzde 71’ini kadınlar ve kız çocukları, yüzde 29’unu ise erkekler oluşturuyor. Modern kölelerin 15,4 milyonunu zorla evlendirilenler, 24,9 milyonunu ise zorla çalıştırılanlar oluşturuyor.

 

Köleliğe dair elde edilmiş verilerin bütünü dikkate alındığında Afrika’da her bin kişiden 7,6’sı, Asya Pasifik’te 6,1’i, Avrupa ve Orta Asya’da 3,9’u modern köle. Bu bölgeleri her bin kişiden 3,3’ünün modern köle olduğu Arap ülkeleri ve her bin kişiden 1,9’unun modern köle olduğu Kuzey ve Güney Amerika izliyor.

 

Birleşmiş Milletler (BM), 2 Aralık 1949’da insan ticareti, cinsel istismar, çocuk işçi çalıştırma ve zorla evlendirme gibi köleliğin çağdaş formlarını yok etmeyi amaçlayan bir yasa tasarısını kabul etti. Bu nedenle 2 Aralık dünya genelinde “Köleliğin Kaldırılması Günü” olarak kutlanıyor.

 

Yukarıdaki bilgilere dayanarak şunu söyleyebiliriz; kölelik hiçbir zaman kaldırılmadı, sadece form değiştirdi.