Erdoğan: Fransız mallarını asla satın almayın

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Mevlid-i Nebi Haftası Açılış Programı’na katılarak konuşma yaptı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelin Fransa’da eğer Müslümanlara zulüm varsa hep birlikte oraya da sahip çıkalım diye buradan dünya liderlerine sesleniyorum.” dedi.
Erdoğan, “Buradan milletime sesleniyorum, Fransız mallarını asla satın almayın.” ifadelerinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şansölye Merkel’e de sesleniyorum; hani sizde din özgürlüğü vardı, hani sizde din veya dinini yaşayanlara karşı devletinizin güvencesi vardı? Peki bir sabah namazında nasıl oluyor da 100’ü aşkın polis camiye saldırıyor? Bunların tam tersini siz bugüne kadar Türkiye’den duydunuz mu? Hayır. Niye, çünkü bizde gerçek din özgürlüğü var.” dedi.
Erdoğan, “6 milyon insanı Avrupa’da yaşayan bir ülkenin cumhurbaşkanı olarak muhataplarımıza şu ikazı yapmakta fayda görüyorum; Müslümanları düşmanlaştırarak elde edebileceğiniz hiçbir kazanım yoktur. Çapsızlığınızı perdelemek amacıyla girdiğiniz bu yolun sonu felakettir.” şeklinde konuştu.
“(İslam düşmanlığı) Ülkemizle ilgili olur olmaz her konuda görüş bildiren Avrupa Parlamentosu üç maymunu oynayarak bu meseleyi geçiştiremez.” diyen Erdoğan, “Irkçılık ve İslam düşmanlığı, görevi, konumu, makamı ne olursa olsun insanın akli ve vicdani melekelerini yok eden bir psikozdur.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Millet olarak bir dönem çocuklarımıza dinimizi hakkıyla öğretememenin, kendi kültür ve geleneklerimizle yetiştirememenin sıkıntısını çok çektik. Camilerin emlak niyetine satıldığı, ibadethanelerin ahıra çevrildiği, Kur’an kurslarının kapatıldığı günlerimiz oldu.” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millet olarak bir dönem çocuklarımıza dinimizi hakkıyla öğretememenin, kendi kültür ve geleneklerimizle yetiştirememenin sıkıntısını çok çektik. Camilerin emlak niyetine satıldığı, ibadethanelerin ahıra çevrildiği, Kur’an kurslarının kapatıldığı günlerimiz oldu. Kuran’ı Kerim’in tren vagonlarında, ahırlarda, derme çatma binalarda gizli saklı şekilde öğretildiği süreçlerden geçtik. Milletin desteğiyle, duasıyla, parasıyla kurulan Kur’an kursları, imam hatip okullarımızın kapısına kilit vuruldu. Üstat Necip Fazıl’ın ifadesiyle, bu ülkede ‘Allah ve ahlak’ demenin yasak olduğu zorlu, sıkıntılı, utanç verici dönemler yaşadık.” diye konuştu.

 

Son 18 yılda attıkları kararlı adımlarla sadece bu faşist zihniyeti tasfiye etmekle kalmadıklarını, aynı zamanda 15-20 sene önce hayal dahi edilemeyen birçok reformu hayata geçirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, katsayı, okul katkı puanı gibi engelleri ortadan kaldırarak, her öğrencinin eşit şartlarda yükseköğrenime geçişini sağladıklarını kaydetti.

 

Erdoğan, “Okul kapılarında yavrularımızın çıkışlarını, kızlarımızın çıkışlarını bekledik. İçimizde birçok anne herhalde bu sıkıntıyı yaşadı. Aynen bizler de bunları yaşadık. Ama daha sonra bahar iklimi geldi ve bunlardan sıyrıldık.” ifadesini kullandı.

 

Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkarırken, “4+4+4” sistemiyle de meslek liseleri ve imam hatip okullarına yapılan haksızlığa son verdiklerine işaret eden Erdoğan, ortaokuldan itibaren Kur’an-ı Kerim, Siyer-i Nebi, Arapça gibi dersleri seçmeli şekilde öğrencilerin istifadesine sunduklarına değindi.

 

Erdoğan, bugün isteyen her öğrencinin, erken yaşlarda öğrenilmesi daha kolay olan Kur’an-ı Kerim’i artık okullarda özgürce öğrenebildiğini, dileyen her öğrencinin Peygamber’in hayatını öğrenme imkanı bulduğunu aktardı.

 

Bir dönem öğrenci sayısı 60 binlere kadar düşen imam hatip okullarında şu anda 1 milyon 300 bin civarında öğrencinin eğitim-öğretim gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaz Kur’an kurslarından da faydalanan öğrenci sayısının da giderek yükseldiğini, dini değerleri ve İslam tarihini anlatan yenilikçi projeleri teşvik ettiklerini anlattı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hazreti Muhammed’in bir yetim ve öksüz olarak, en çok da çocukların peygamberi, sadece torunları Hasan ile Hüseyin’in değil, Medine ve Mekke’deki bütün çocukların sevgilisi olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

 

“Kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü bir cahiliye toplumunu, tüm insanlığa örnek gösterilecek seviyeye yine o taşıdı. Cömertlik, tevazu, muhabbet, uhuvvet, cesaret, ahlak, şefkat, merhamet, adalet, anne babaya hürmet gibi insanın özüne ait bütün iyi hasletleri bize hep sevgililer sevgilisi Peygamberimiz öğretti. Peygamber efendimizin hayatında ne bizim çocuklarımız ne de başka dinlere mensup dinlerin çocukları için bir tek olumsuz an, bir tek olumsuz sahne görmek mümkün değildi. Kendi çocuklarımız gibi dünyadaki bütün çocukları da böyle güzel bir örnekten, böyle güzel bir hayatı öğrenmekten mahrum etmemeliyiz. Mevlid-i Nebi Haftası’nın bu anlamda hayırlara, yeni ve özgün çalışmalara vesile olmasını diliyorum.”

 

Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda Doç. Dr. Fatih Koca tarafından tasavvuf musikisi eserleri icra edildi.

 

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi Müezzin Kayyımı Alpcan Çelik’in Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Mevlid-i Nebi Haftası’nın anlatıldığı sinevizyon izlendi.

 

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın konuşmasının ardından “Karanlıktan Aydınlığa Asr-ı Saadet” isimli radyo tiyatrosunun fragmanı dinlendi, “Peygamberimiz ve Çocuk” temalı çizgi filmler izlendi.

 

Erbaş tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, üzerinde hat sanatıyla “Ya Muhammed” yazılı Mekke ve Medine tasvirinin yer aldığı tablo hediye edildi.

 

Programa, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk katıldı.