Erdoğan: Elimiz kolumuz bağlı şekilde başımıza gelecekleri bekleyecek halimiz yok

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Son dönemde NATO, Türkiye’nin güvenliği başta olmak üzere pek çok konuda kelimenin tam anlamıyla çuvallamış olsa da hala bizim ve müttefiklerimiz için en önemli savunma işbirliği zemini olmayı sürdürüyor. Yine müttefiklik ilişkisine sahip olduğumuz kimi devletler, ülkemize karşı asla bu kavramın lafzına ve ruhuna yakışmayacak tutumlar içinde bulunsa da müttefiklerimizle dayanışmayı hala değerli görüyoruz. Ne NATO üyeliğinden ne de müttefiklerimizden vazgeçmek gibi bir niyetimiz yoktur. Tam tersine bu yapılar içinde daha güçlü bir yer edinmek istiyoruz.” dedi.

 

 

1. Dünya Savaşı’nda Kafkas, Irak, Filistin, Suriye, Çanakkale, Galiçya, Makedonya, Romanya cephelerinde savaşan Osmanlı ordusunun tüm olumsuz şartlara rağmen büyük başarılara imza attığını, özellikle Çanakkale cephesine tüm gücüyle yüklenen düşmanın hem denizde hem karada geri çekilmek zorunda kalmasının, dünya harp tarihine altın harflerle yazılan bir kahramanlık hikayesi olduğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

 

– “Bölgedeki sorun DEAŞ değil, birtakım güçlerin çıkar paylaşımı savaşıdır”

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünyanın her alanda yeniden yapılandığı bir dönemde Türkiye’nin de savunma stratejilerini ve taktiklerini yeniden gözden geçirmesinin kaçınılmaz hale geldiğini belirterek, “Son dönemde NATO, Türkiye’nin güvenliği başta olmak üzere pek çok konuda kelimenin tam anlamıyla çuvallamış olsa da hala bizim ve müttefiklerimiz için en önemli savunma işbirliği zemini olmayı sürdürüyor. Yine müttefiklik ilişkisine sahip olduğumuz kimi devletler, ülkemize karşı asla bu kavramın lafzına ve ruhuna yakışmayacak tutumlar içinde bulunsa da müttefiklerimizle dayanışmayı hala değerli görüyoruz. Ne NATO üyeliğinden ne de müttefiklerimizden vazgeçmek gibi bir niyetimiz yoktur. Tam tersine bu yapılar içinde daha güçlü bir yer edinmek istiyoruz.” diye konuştu.

 

NATO’nun ve Türkiye’nin müttefiklerinin karşılayamadığı güvenlik ihtiyaçlarının gereklerini yeni yöntemlerle yerine getirmenin de millete karşı en başta gelen sorumluluk olduğunu vurgulayan Erdoğan, “İşte 18 yıl önce yerli ve milli savunma sanayine yönelik ürünlerimizi üretirken, bugün yüzde 70 üretir hale geldik.” dedi.

 

Erdoğan, Suriye ve Irak’ta üslenen DEAŞ, PKK, YPG, PYD örgütlerine mensup teröristlerin Türkiye’yi tehdit ve sınırlarını taciz ettikleri bir dönemde kimsenin samimi desteğinin bulunamadığını ifade ederek, şunları kaydetti:

 

 

“Tamamen kendi gücümüz ve mücadelemizle hem DEAŞ’ı hem de bölücü terör örgütünü bozguna uğrattık. Bizim bozguna uğrattığımız bölücü terör örgütünün, müttefikimiz olan bir ülkenin eteklerinin altına sığınarak faaliyetlerini sürdürmesi ise bugün ayrı bir sorun olarak karşımızda duruyor. Artık hiç kimse karanlık eller tarafından bir proje olarak sahaya sürüldüğü açıkça görülmüş olan DEAŞ bahanesiyle kimseyi kandırmaya kalkmasın. Bölgedeki sorun DEAŞ değil, birtakım güçlerin çıkar paylaşımı savaşıdır. Ne Türkiye’nin ne de bölgemizdeki kardeşlerimizin bu çirkin oyunun malzemesi haline dönüştürülmesine izin veremeyiz. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarımızla bu yönde ilk adımları attık. İdlib’te rejimin tüm taşkınlıklarına rağmen Rusya ile işbirliği içinde yeni katliamların ve göç dalgalarının önüne geçmek için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Münbiç’te bize verilen sözlerin tutulmaması sebebiyle ortaya çıkan demografik yapıya ve güvenliğe ilişkin kaygılar giderek artıyor. Rakka, Deyrizor, Haseke gibi yerlerde de benzer huzursuzluklar hat safhaya çıkmış durumdadır.”

AA

Bir cevap yazın