Duygusal zekası yüksek insanlarda ne gibi ortak özellikler var?

Duygu kelimesini olaylar karşısında verdiğimiz tepkilerin beyinde başlayan ve tüm vücudumuza işlediği süreç olarak tanımlayabiliriz. Duygusal zekayı ise kendi duygularımızın sürecini hızlı bir şekilde tanımlayıp diğer insanlarla yine hızlı bir şekilde iletişim kurma becerisi olarak nitelendirebiliriz.

 

 

Çoğunlukla bilişsel zekanın (IQ) yüksek olması, övünülecek bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak yapılan araştırmalar da göstermektedir ki en az IQ seviyesi kadar EQ (duygusal zeka) seviyesinin yüksek olması da oldukça önem kazanmıştır. Bakalım duygusal zekası yüksek insanlarda ne gibi ortak özellikler var?

 

Empati becerileri yüksektir. Duygularına oldukça hakim, duygusal zekası yüksek insanların ortak özelliklerinden ilki kendilerini başkalarının yerine kolayca koyabilmeleri yani empati yapabilmeleri olsa gerek. Bu özellik kendileri ve çevreleri için oldukça önemli çünkü başka insanlara veya diğer canlılara karşı daha anlayışlı, sabırlı davranma becerisini kazandırmaktadır. Tabi hep çevresini anlamak, başkalarının onu anlamaması ve bu durumdan yorulması gibi hoş olmayan durumlarla karşılaşması da söz konusu olabilir. Empati becerileri yüksek olan insanların erken yaşta kendilerine zarar vermemesi için bu yeteneklerini eğitmelerini öneririz.

 

Çok iyi tavsiyeler verirler. Bu kadar çevresine duyarlı ve empati becerisi yüksek insanların gözlem kabiliyetleri de doğal olarak çok yüksektir. Olaylar ve kişiler hakkında bağlantı kurup hızlı bir biçimde analiz edebilirler. Bu özelliklerinden dolayı verdikleri tavsiyeler iyi bir süzgeçten gelmiştir. İyi bir dinleyici ve gözlemci olduklarından verdikleri tavsiyeleri mutlaka ama mutlaka dikkate alın.

 

Değişime açıktırlar konfor alışkanlıkları, rutin yaşamları bozulduğunda bu duruma karşı çözümleri vardır. Bazı alışkanlıklarına sıkı sıkıya bağlıyken duygusal zekası yüksek insanlar düzenlerinin bozulmasını da çözüm odaklı yaklaşırlar. Bu anlamda karşısına çıkan zorlukları birer değişim fırsatına çevirmeyi bilirler.

 

Kalabalık ortamlardan ve duygusuz kişilerden hoşlanmazlar, robotları belki de gelecekte insanlardan ayırt edecek olan özelliği olan duygularını severler ve robot misali hareket eden insanlar ilgilerini çekmez. Bu anlamda çevrelerindeki duygu durumlarını çabuk kavradıkları için her ne kadar dışa dönük olsalar da kalabalıklardan pek hoşlanmazlar.

 

Kendileriyle yüzleşirler yaşadığımız çağda birçok işimizi, duygumuzu erteleyip dururuz ve gerekirse çok canımızı sıkacak durumlardan da kaçarız. Duygusal zekası yüksek insanlar kendi problemlerine vakit ayırıp, sorunlarıyla yüzleşirler. Problemleri erteledikçe, yüzleşmedikçe ileriki zamanlarda katlanıp üzerlerine çığ gibi çökmesine müsaade etmezler.

 

Zorluklarla mücadele ederler zor diye tanımlanan olaylar, insanlarla mücadele etmek onlar için zor değildir. Empati becerileri yüksek olduğundan karşısındaki “zor” kişinin yerine kendini koyup olayları yorumladıklarından kolay bir şekilde çözüme ulaşırlar. Sabırlıdırlar ve nasıl davranmaları gerektiğini her zaman ve her koşulda çok iyi bilirler.

 

Hata yapmaktan korkmazlar insan deneyimleri ile ilerleyebilir ancak korkarak yaşıyorsak hata yapmayız. Hata yapmadan deneyim kazanmak imkansızdır. Duygusal zekası yüksek insanlar denekten de yanılmaktan da korkmazlar. Hatalarından ders çıkarıp yollarına devam etmek için daha çok dener daha çok yanılırlar. Yeni girişimler bu yüzden gözlerini korkutmaz çünkü hata yapsalar bile çıkacak sonuçlara karşı çözüm üretmekte ustadırlar.