DEDELERİMİZ ŞALVAR GİYERDİ!

Mehmet Ferit Erbiloğlu

 

İnsanoğlu yaşamı boyunca birçok yara alır ve bu yaraların en acısı ise yakından gelen bilinçsiz ve bilgisizce vurulan hançerlerden meydana gelenidir.

 

 

Öncelikle şunu vurgulamak istiyorum. Her millet içinde, aynı kökten ancak farklı lehçelerin konuşulduğunu görebilirsiniz. Örneğin: Irak’taki Arapların konuştuğu Arapça ile yanı başımızdaki Suriye Arapları aynı mı konuşuyor? 

 

Bir örnek daha, Erbil, Kerkük, Telafer, Kifri ve diğer bütün bölgelerimiz, aynı dilde konuşmasına rağmen aynı ağızda mı konuşuyor? 

 

Bir örnek de Türkiye’den verelim; Ege’de efelerin geleneksel giyisileri ile Ankara’nın seymen kıyafetleri aynı mı? 

 

Bu örnekler bütün halklar ve ülkeler hatta küçük bölgeler içerisinde dahi görülebilir.

 

Nitekim bunlardan bihaber olmak çoğu insan için normal ve belkide önemli değildir ancak bunları bilmeden eleştirmek bence en büyük cahilliktir. 

 

Şimdi, gelelim asıl meseleye. 

 

Evet başlıkta da yazdığım gibi, dedelerimizin çoğu Erbil’de şalvar giyerdi. Ancak o sizin şalvar dediğiniz kıyafetin birkaç çeşidini de giyerlerdi. Tabii ki Salta Zubun giyenler de vardı ancak “Murathan” dediğimiz geleneksel Türkmen kıyafeti, aşağıdan şalvar yukarıda kendine has dikişi ve düğme sayısı aynı zamanda kapaklı cep kesimiyle hazırlanan ceketiyle bambaşka bir tasarıma sahip. 

 

Bunu diğer illerimiz ve bölgelerimiz bilmelidir. Bundan haberdar olmalıdır. Murathan “Erbil’de” Türkmenlerin geleneksel giyim kuşamıdır. Ancak bugün ben kalksam böyle bir şey giysem ilk önce diğer bölgelerimizde bulunan milliyetçi Türkmenlerden eleştiri alır belkide taşa tutulurum. Bu nedenle olsa gerek Murahthan’ı artık biz değil başka millet sahiplendi ve o muhteşem dizaynına el koydu. 

 

Peki, Telaferli Türkmen kardeşlerimiz ne giyerdi ve hala hayatta olan yaşlılarımız ne giyiyor? Başlarına ne takıyorlar? 

 

Bu yazıyı çok sayıda tuhaf suçlamalarla örneklendirebilirim ancak yazıyı yazma nedenim sadece şunu iletmek içindi; Gelin önce biz bizi tanıyalım. Gelin birbirimizi çok yakından tanıyalım. Gelin hain, şalvar giymiş, şunu bağlamış…. gibi sözler söylemek yerine birbirimizin bölgesel gelenek göreneklerini öğrenelim, hatta dilimizdeki lehçelere bakalım, bilelim, öğrenelim.

 

Siz bize şalvarlı, biz size dişdeşeli diye diye sadece kaybedeceğiz. 

 

GELİN YAKINDAN TANIŞ OLALIM…

 

 

 

Bir cevap yazın