Cinayet olayları, sebepleri ve çözümler

Dr. Ahmet Seyda

 

Son dönemde yapılan gözlemlerde, toplum arasında cinayet olaylarının büyük bir oranda artış gösterdiği belirlenmiştir. Bu durum da toplum içerisinde tehlike arz etmekte. Halihazırda bu artış olması gerekenin üzerinde. Eskiden insanlar bir yakınını öldürmeye kıyamazken, şimdilerde “Şu şahıs babasını, annesini, kardeşini, veya damat kayın pederini, kayın peder damadını öldürdü” gibi haberleri duyuyoruz. O yüzden bu konu üzerinde durmamız gerekiyor.

 

Öldürmenin her türlüsü insanlığa karşı işlenen bir suçtur. Bunu böyle düşünmek gerekir ve sadece bir birey veya aileye zararı olacağı düşüncesine sahip olmamalıyız. Tüm toplum bu olayın bedelini ödemekte. Bu tür hadiselerin artmasındaki temel neden, dini, yasal, eğitimsel ve sosyal bilincin olmaması. Çünkü söz ettiğimiz bilinçli olma durumunun her biri, bu tür hadiselerin azalması ve bir daha yaşanmamasını direkt etkiler. Bu yüzden öncelikle olayların başlama noktasına dönmemiz gerekir. Bir katilin, katil olmadan önce, bir evin oğlu, birinin kardeşi veya babası gibi farklı kimlikleri var. Yani burada olaylara bu kadar kolay bakamayız ve buna karşı da kolay bir davranış sergileyebileceğimizi düşünemeyiz.

 

Daha önce söz ettiğim faktörler, hadiselerin yaşanmasına bir neden olur, her birinin kendi büyüklüğüne göre etkisi mevcut. Anne ve babalar çocuklarırın evlilikleriyle ilgili çok sorumsuzca kararlar veriyor. Bu konuda bilinçsiz olan ebeveynler kız veya erkek çocuklarını büyüdükleri için evliliğe sürüklüyor. Fakat onların sadece bedenleri büyüdü tam aksine ne akıl ne de kalpleri büyümüş durumda değil. Bu yüzden söz konusu kişiler, hiçbir zaman çocuklarını eğitecek bir ebeveyn olamazlar. İnsanların %80’i anne ve babalığın getirmiş olduğu sorumlulukları, çocuklarına karşı yerine getiremiyor.

 

Ebeveynler yiyecek, içecek ve elbise temin etmenin sorumluluk olduğunu düşünüyor, ancak bunlar sadece görev. Sorumluluk ise, bu çocukları toplum için eğitip onların asla bireyleri öldürmek ve yok etmek gibi şeyleri düşünmemelerini sağlamaktır. Çocuklar, yaşam mücadelesine karşı dirençli ve olaylara karşı sakin kalacak şekilde yetiştirilmeli. Sakin kalmanızı neden söylüyorum? Çünkü hapishanelerde cinayet işleyenleri ziyaret ettiğinizde, “Sinirlendiğim zaman bunu yaptım.” derler. Bu da demek oluyor ki bu tür olayları sonlandırmak için örnek kişilikler yaratmaya yönelik çalışmalar yapmalıyız. Bu görev de, ebeveynlere, Eğitim Bakanlığı ve Yüksek Öğretim Bakanlığı gibi kuruluşlara düşüyor. İyi düşünülmüş bir planla birlikte, şüphesiz yaşam için uygun kişileri hayata sokabiliriz. Öte yandan yasal bilincin olmaması da başka bir faktör. Ülkedeki tek cezalandırma kaynağının yargı olduğu bilincinde olmayan kişiler, kendilerinin öc alması gerektiğini ve yargının yeterli olmadığını düşünüyor. Ancak suçu işleyerek kendilerinin de bir suçlu olacağını düşünemiyorlar.

 

Kısacası bilinçsizlik insanları büyük hatalara sürükler. Diğer faktörler de aynı şekilde. Tüm sorunların diyalog yoluyla çözüme varacağını düşünmeyen ve öldürmeyi çare olarak gören kişiler, büyük hata yapmakta, çünkü arkasından daha büyük sorunlar gelir. Yasalarda suç ile ilgili karar vermek için suç denklemi (Suçlu+Suça uğrayan+Suçun nedeni) önemlidir. Bundan dolayı cinayet olaylarını kontrol altına almak için nedenlerini araştırmak gerekiyor, çünkü nedenler yok edilmeden sonuç asla değişmez.

 

Bir cevap yazın