Çavuşoğlu Ziyareti ve Yeni Bir Sayfa

2017’den sonra yaşanan olaylardan dolayı Türkiye ile IKBY arasındaki ipler gerilmiş, Türkiye, en hafif yaptırım uygulamasına rağmen IKBY’de bazı çevrelerce en çok eleştirilen ülke olmuştu. 

 

 

Sebebi çok açık aslında çünkü Türkiye, IKBY’de nüfuz ve etkinlik anlamında diğer ülkelere göre çok daha önde. Aradan tam tamına 20 ay geçti ve 27 Nisan Cumartesi günü Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Bağdat ardından Basra’ya ziyaret gerçekleştirdikten sonra Erbil’e geçerek IKBY’nin müstakbel başkanı tarafından karşılandı.

 

Erbil’e geçmesi aslında bize konjonktür olarak çok şey ifade ediyor. Çünkü Bağdat ve Basra’ya yaptığı ziyaretlerden sonra Erbil’e uğraması, geçmişte yaşanan yaptırım ve olayların bir kenara atılıp yeni ilişkilere adım atılması mesajını taşıyor.

 

Hele hele Erbil’de Çavuşoğlu’ya gösterilen ilgi, gerek siyasi, gerekse toplumsal olarak paralel bir şekilde ilerlemiş olup, yaşlı ninemin bile bana ”Çavuşoğlu geldi mi” demesi, Türkiye’nin ve dolayısıyla Osmanlı İmparatorluğu’nun bu topraklardaki etki ve bağlantısının ne kadar güçlü olduğunu anlatıyor.

 

Çavuşoğlu bir geldi, pir geldi. Sürecin başından itibaren Bakan’ın Erbil’deki temaslarını en yakın mesafede izleme fırsatım oldu.

 

Daha havalimanından itibaren esen pozitif ve olumlu hava, bize gelecekte ilişkiler bakımından yaşanacak olumlu gelişmelerin habercisi gibi geldi.

 

Sabahın erken saatlerinde Çavuşoğlu’nun ilk adresi Irak Türkmen Cephesi Erbil merkezi oldu. Kahvaltıda Türkmen Cephesi yetkilileri ve Erbil’de önde gelen şahsiyetler ile samimi pozlar veren Çavuşoğlu, Türkiye’nin IKBY’de

 

bulunmasının aslında en büyük etkeninin Türkmenler olduğunu gösteriyor. Nitekim iner inmez ayağının tozuyla ITC’de Türkmen şahsiyetler ile kahvaltı etmesinin aslında farklı yorumlamaların önünü kesmiş oluyor.

 

Geri gelelim, Çavuşoğlu’na mikrofon uzatıldığı sırada sorulara cevap verdiği tek yer ITC’ye ve konu, yine Türkmenlerdi.

 

Yoğun temaslar silsilesinin ikinci durağı, şu anda IKBY Başbakanı olan ve yeni kabinede IKBY Başkanı görevini alacak olan Neçirvan Barzani’nin ofisi oldu. Orada ilk olarak IKBY’nin gelecek kabinedeki başbakanı ve şu anda Kürdistan Güvenlik Konseyi Müsteşarı Mesrur Barzani ile görüştü. Türkiye ile Mesrur Barzani’nin ilişkileri ‘her ne kadar Neçirvan Barzani ile Türkiye arasındaki ilişki” gibi olmasa da ‘mutedil’ seviyedeydi.

 

Üçüncü adres aslında daha uçaktan iner inmez birbirlerine sarılmaları, bize ikili arasında gerçekleşecek olan görüşmenin çok önemli olduğunu ve Türkiye-IKBY arasındaki ilişkilerin yeniden ”sağlam temeller” üzerine kurulacağının sinyalini vermişti. Neçirvan Barzani ve Mevlüt Çavuşoğlu görüşmesini kastediyorum. Gece havalimanında devam eden olumlu hava, bir sonraki gün de aynı dozda devam etti.

 

Belkide en çarpıcı ve ‘olağan dışı’ görüşme, şüphesiz Çavuşoğlu ve Kubat Talabani arasında geçti. Çarpıcı ve olağan dışı dememe hak verin çünkü geriye baktığımızda Talabani’nin partisi ile Türkiye arasındaki gerilimi göz ardı edemeyiz. Çavuşoğlu’nun Kubat Talabani ile görüşmesi aynı dozda olumlu ve beklentili bir şekilde olduğunu söyleyebilirim, nitekim karşılamadaki samimiyeti birçok gazeteciler gibi biz de görmüş olduk.

 

Mevlüt Çavuşoğlu, Kubat Talabani görüşmesinin ardından özel bir uçakla Erbil’den ayrıldı fakat, temasları ve mesajları hala yerel politikacıların kafasında dolaşmakta. Bir de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Irak’a ziyaret gerçekleştirmesi konusu haliyle kafalarda ”Acaba Erbil’e de gelecek mi?” sorusunu getiriyor. Aslında soru olarak çok önemli niteliklere sahip. Şayet Erdoğan, Erbil’e ziyaret gerçekleştirirse, IKBY kendi adına son ”39” yılın en önemli diplomatik başarısını elde etmiş olacaktır.

Bir cevap yazın