Borçlanma Yasasının Irak  ekonomisine etkileri nelerdir?

Irak hükümeti, Bütçe Açığını Kapatma Yasa Tasarısını Temsilciler Meclisine sunarak, bütçe açığını kapatmak için 41 trilyon dinar borç alınmasını talep etti. Meclis oturumunda söz konusu tasarının okuması yapıldı ve oy çoğunluğuyla gelecek oturumda tasarının onaylanmasına karar verildi.

 

Irak Temsilciler Meclisi, 12 Kasım tarihinde Bütçe Açığını Kapatma Yasa Tasarısını görüşmek üzere toplantı düzenledi. Sabah saatlerine kadar devam eden oturum, saat 5:00 sularında Şii ve Sünni taraflar arasında varılan anlaşmayla onaylandı.

 

Uzmanlar ve ekonomistler, Borçlanma Yasasının onaylanmasının Irak’ı ekonomik çıkmaza sürükleyeceğini ve borçların birikerek, hükümetin ödemeye gücünün yetmeyeceğini belirtiyor.

 

TEBA gazetesi olarak, tasarının onaylanması ile Irak’ı nelerin beklediğini öğrenmek üzere, Ekonomist Bilal Said ile röportaj gerçekleştirdik.

 

İlk olarak söz konusu tasarının olumsuz yönlerinden söz eden Said, “Irak Temsilciler Meclisi tarafından onaylanan Borçlanma Yasa Tasarısının, Irak’ın geleceği adına olumsuz etkileri olacak. Borç konusu bütün ülkelerde tehlikeli bir alan. Özellikle bütçe açığını kapatmak amacıyla Irak’ın aldığı borçlar. Yani alınan borç, ülke ekonomisini geliştirmek için değildir, bu nedenle bu nokta borçlanma konusunda bilinmesi gereken önemli hususlardan biri. Bir ülke borç aldığı zaman, ne amaçla aldığı, aslında bize ekonomi olarak nasıl bir etkisinin olacağını önceden belirlemektedir. Irak’ın bütçe açığını kapatmak için aldığı borç ise çok tehlikeli ve borçlar yıllar geçtikçe kabarıyor. Bu da Irak’ın ekonomisini korkunç bir şekilde etkiliyor.” dedi.

 

Said, “Şu anda Irak’ta bütçe açığını kapatmak için verilen bütün çabalar, yakın süreçte olmasa bile, gelecek dönemlerde Irak ekonomisini büyük bir tehlikeye atmaktadır. Bu adımlar karanlık bir tünele sürüklemekle beraber Irak’ta ekonomi alanlarında verilecek kararları zorlaştırarak, büyük bir tehlikeyle karşılaşılmasına sebep oluyor. Çünkü borçların kabarmasına ve Irak’ta siyasi eğilimin değişmesine yol açacaktır. Siyasi kararların yanı sıra Irak’ın uluslararası kuruluşlarla yaptığı anlaşmalara bile etkisi olacak. Örnek olarak, uluslararası bankalar ve borç kuruluşlarını verebiliriz. Bu nedenle bütün bunlar Irak’ı çok tehlikeli olumsuz etkinin beklediğini gösteriyor. Çünkü alınacak borç, Irak tarihinde en tehlikeli borç şekli.” diye konuştu.

 

Irak’ın aldığı borcun miktarına değinen Ekonomist Said, “Şu anda Irak’ın ne kadar borçlanacağına dair elimizde bir veri bulunmuyor. Ancak eski rakamlara, yani bir önceki dönemlere baktığımızda, Irak’taki borçların artmasının yanı sıra, tehlikeye doğru sürüklendiğini görebiliriz. Irak hükümetinin, 3 Haziran 2020 tarihinde paylaştığı son verilere göre, Irak’ın hem iç borçlanma, hem de dış borçlanma diye adlandırdığı borçları mevcut. İç borçlanma, 30 Haziran’a kadar 40 trilyon 810 milyar dinardı. Dış borçlanma ise 25 milyar 444 milyon dolar olarak kayıtlara geçmişti. Ancak şu anda borç miktarı kesinlikle daha da artmıştır. Öyle ki dış borçlanmanın 15 trilyon daha arttığını, iç borçlanmada da aynı durumun söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. Açıklanan son verilerden sonra Irak iki borç daha aldı.” diyerek tehlikenin boyutunu rakamlarla gösterdi.

 

TEBA muhabirinin “Irak, alınan borçların ne kadarını ödeyebilir?” şeklindeki sorusunu Said, şöyle yanıtladı:

 

“Ne yazık ki, Irak şu anda kesinlikle hiçbir borcu ödeyemez. Irak’ın, ekonomisini sadece petrolden aldığı gelirle doldurmasına yönelik siyaseti devam ettikçe ve petrol fiyatları artmadığı sürece, kesinlikle ekonomiyi tehlike bekliyor demektir. Bu da borç ödemelerinin gecikeceği anlamına geliyor. Ülke sadece gelir kaynaklarını artırdığı zaman borçlarını kapatabilir, ancak Irak’ta ne yazık ki bunu göremiyoruz. Petrol tek gelir kaynağı ve sürekli bir bütçe açığı bırakıyor. Bir başka tehlike daha söz konusu. Borçlanma, 2021 yılının bütçesini etkileyecek mi, borç nasıl kapatılacak, acaba yeniden bir borçlanmaya gidilecek mi veya yeniden dolar Irak dinarına karşı değer kazandırılarak, açık kapatılmaya mı çalışılacak? Bütün bunlar kendilerine has tehlikeler yaratıyor.”

 

Said, son olarak Irak Kürdistan Bölgesi Yönetimi’nin (IKBY) Borçlanma Yasasında ne gibi çıkarların olduğuna değinerek, “Tasarının Kürdistan Bölgesine ne gibi çıkarlarının olacağına dair, ne yazık ki yararına olduğuna yönelik hiçbir kapı göremiyoruz. Çünkü içerisinde bölgenin ne kadar pay alacağı belirlenmedi. Biz Irak ile aynı çerçevede olduğumuz sürece, borç miktarı arttıkça, Kürdistan Bölgesi’nde de tehlikeye neden olmaktadır. Irak söz konusu borçtan sorumlu olacaktır. Ancak eğer bir anlaşma olsa bile, borç ödemek konusunda bir değişiklik olmayacaktır. Çünkü Irak’ın borç miktarı sürekli yükselişte.” ifadelerinde bulundu.

 

Borçlanma Yasasının taslağı:

 

Tasarının ilk maddesinde, gelecek dört ay içerisinde Irak’ın tahmini gelir miktarı 19 trilyon 719 milyar 483 milyon dinarın üstü olarak belirlendi. Gelir ise petrol alışveriş miktarına göre belirlenerek, bir varil petrolün fiyatı 40 dolar 51 cent olacağı belirtildi.

 

Günlük ihraç edilen petrol miktarı ise, 3 milyon 33 bin 273 varil olarak tahmin edilmiş ve bu sayının 250 binlik oranının IKBY petrolünden elde edileceği vurgulandı.

 

Bir ay için harcamaların 57 trilyon 811 milyar 353 milyon dinar, açığın ise 41 trilyon 629 milyar 837 milyon dinar olduğu kaydedildi.

 

Tasarıda IKBY’nin payının bazı harcamaların ayrılmasıyla, Maliye Bakanlığı tarafından belirleneceği belirtildi.

 

Bütçe yasa tasarısı meclisin onayının ardından, 1 Ocak 2021’e kadar uygulamada olacak.

Haber: Abdulselam Hişam