Bırakın Türkmenleri, Hani Birlikte Yaşam?

Hana Çomani

 

Öncelikle şunu belirterek başlayayım, ben Türkmen değilim, hiçbir zaman Türkmen bir komşumuz dahi olmamış ve Türkiye’ye hiç gitmedim. Hatta bu yaşıma geldim bir Türkmen’in evine gitmedim. Ancak şunu biliyorum, bölgede Türkmenlere çok haksızlık yapılıyor. Öyle ki onlar sadece kültürel haklarının pratiği içerisindeler.

 

Kürdistan Bölgesi yaklaşık 30 yıldır Irak’ın kuzeyinde otonomi bir bölgedir. Devamlı Bölge Hükümeti buraların birlikte yaşam yeri olduğundan söz eder ve burada hepimizin yaşayabileceğini vurgular. Nitekim hala halka, diğer milletlerle uğraşmamalarını ve onların hakkında konuşmamalarını, onların kendi hayatlarını rutin bir şekilde geçirmelerine izin vermeleri gerektiğini aşılayamamış.

 

Kürdistan Bölgesi’nde iki neden var ki oluşumlar için olumsuzluk ve sıkışıklık yaratıyor ve onları Kürt olmaya mecbur bırakıp ve Kürt kültürüne mahkûm ediyor ya da diğer inanç ve dinler için de bunu söyleyebiliriz, yani Hristiyan, Kakai, Yezidi, Zerdüşt olanları Müslüman olmaya zorluyor. Nitekim insan hangi dini seçeceğine kendisi karar verir hatta ve hatta kendi milliyetini bile değiştirmekte serbesttir. Bu toplumu değil bireyleri ilgilendiren bir husus.

 

Nedenlerin biri partilerdir. Onlar her zaman Türkmenleri kendi çıkarları doğrultusunda kullanıp ve onları amaçlarına giden yolda köprü olarak görüyorlar. Üstelik onlara daha sonra isimler atfetmeye de başlamışlar, Çin malı Türkmen, KDP’li Türkmen, KYB’li Türkmen, İkinci El Türkmen vs… aynı şeyler Hristiyan, Yezidi ve Zerdüştler için de geçerlidir.

 

İkinci neden ise bizzat oluşumları temsil eden şahısların para için iradelerini kendi elleriyle başkalarına teslim etmelerinden kaynaklanıyor. Diğerleri de bunların ateşiyle yanıyor. Oysaki hiçbir zaman bir Türkmen Kürt olmaz, bir Kürt de Türkmen olmaz. Türkmen olan kendi çıkarına olmayan bir şeye destek vermez. Bu, Kürtler için de geçerlidir. O vakit neden bir Kürt için onur olan bir şey bir Türkmen için günahtır? O zaman hani Türkmenlerin hakları…

 

Birkaç örnek:

 

Kürdistan referandumu döneminde büyük bir kesim Türkmen Cephesi’ni referanduma destek olmadıkları için eleştiriyordu, halbuki onlar açık bir şekilde çıkıp referandumu desteklemediklerini dile getirdiler ve ben onlara teşekkür ediyorum. Yani bu meselenin onların siyaseti ile bağdaşmadığını söylediler. Kısacası yalan söylemediler. Bu da onların en doğal hakkıydı. Oysa benim tanıdığım ve asil Türkmen olmayanlar ya da “Sahte Türkmen” olarak adlandırdıklarım, birkaç şahsi menfaat uğruna Türkmen benliklerini kaybettiler.

Bütün Kürtler bilir ki Kürdistan bayrağı oluşum ve din oluşumlarını betimlemez. Peki o vakit neden bir Türkmen Kürdistan bayrağını tanısın, kabul etsin. Daha önce defalarca bir bayrağın kendilerini de temsil etmesini istediklerini dile getirdiler. O zaman Türkmen Cephesi listesinden bir parlamento üyesi, boynuna bayrak asmadı diye neden hedef alınıyor. Herkesin hakkının olduğunu söylemiyor musunuz? Peki nerede Türkmen hakları?

 

Referandum ve devlet, eşitlik ve birlikte yaşamadan söz edenler, Türkmen bir sanatçı ekrana çıkıp sadece “ben Türkmenim” dediği için olmadığı kadar saldırıya uğruyor. Sanatçı Yunus Tütüncü çıkıp, “Ben Erbilliyim, Kürt değilim Türkmenim” dedi. Oysa ki söylediği söz yüzde yüz doğrudur. Binlerce kişi var Erbilli ama Kürt olmayan. Yani Türkmen olabilir Arap olabilir, illaki Kürt olması şart değil. Duhok’ta da Kürt olmayan var, Süleymaniye’de de var. Yani adam doğru söylemesine rağmen saldırıya uğruyor.

 

Yani İngiltereli olan birinin İngiliz olması şart mıdır? Amerikalısı aynı şekilde. Kanadalısı vs… hayır belkide İngiliz olmayan, Amerikalı olmayan milyonlarca kişi var o ülkelerde. Bunu açık bir şekilde de söyleyebilirler. Kimi bölgede, bölgenin tamamı başka bir millet mensubu iken demografik değişime uğrayıp başkasına geçmiştir.

 

Ben bir Kürt olarak, Kürdistan Bölgesi ve Erbil sakini olarak şunu yazıyorum; Açıkçası yarın bir gün gidip bir Türkmen’e gel Kürdistan’ı savun demekten utanırım. Biliyor musunuz neden? Söyleyin bakalım, nasıl olur da bir Türkmen’in kendi milletini sevmesine izin vermezsiniz, kendi kültürünü korumasına izin vermezsiniz, kendi diliyle konuşmasına izin vermezsiniz, kendi bayramını, etkinliklerini gerçekleştirmesine izin vermezsiniz, bir hakka sahip olmasına izin vermezsiniz, açık bir şekilde ben Türkmenim demesine izin vermezsiniz. Ya da Türkmenleri aşağılayan fıkra ve sözcükler üretirsiniz… İşte bunlar benim, Türkmen arkdaşlarıma karşı mahçup olmama neden oluyor. Kürdistan dediğinizde yani Kürt demek mi oluyor? Hayır, öyle değil işte.
Ya da Kürdistan dediğinizde yüzde yüzü Müslüman mı demektir? Hayır öyle değil.

 

Not: Ben bu yazıyı kendi isteğim ve arzumla yazdım. Bir Kürt Müslüman Erbil sakini olarak. Ne onların gönlü olsun diye, ne Türkmenlerle bir çıkarım var, ne akarbalığım. Bunu bir insan olarak ve gerçek olduğunu düşündüğüm için yazdım. Ölünceye dek şunu söylerim, Türkmensiz, ne Erbil Erbil’dir, ne Kürdistan Kürdistan’dır.

 

 

Bir cevap yazın