‘Bir Kerküklünün Kaleminden Kızıl Elma Kurbanları’

Ali Davutoğlu

 

 

Analarımız bize, sizi ay yıldızlı bayrak uğruna kurban doğurdum dediğinde idrak edememiştik. İlkokulun ilk günü hiç unutmam andımızı yağmurun altında okuduk. Yağmur çiselemeye başladı. Ancak küçücük yüreklerimizde büyük bir haykırış vardı; Varlığımız Türk varlığına armağan olsun diye!

 

Sınıfa girdik, sıralarımıza yerleştirildik. Tahtanın biraz üstünde Ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafı ve İstiklal Marşımız!

 

Bütün eğitim hayatımız boyunca biz her sabah “Varlığımız Türk varlığına armağan olsun” diye haykırdık!

 

Büyüdükçe anlamaya başladık ki, biz Kızıl Elma’nın kınalı kuzularıydık.

Ve yine zaman geçtikçe anladık ki, bize vatanı, bayrağı ve Türk’ün asil davasını insan evresi boyunca aşılamışlar. Her gün varlığımız Türk varlığına armağan oldu, her gün bir başka şehit haberiyle ağladık, küçücük yüreklerimizle intikam yemini ettik. Çocuktuk terör nedir, Siyonist güçler kimdir, hain ne demektir bilmiyorduk!

 

Keşke öğrenmez olsaydık…

Ve tarih yaprakları 28 Şubat 2020’yi gösterdi…

Kara bulutlar kapladı gökleri, belliydi hüzün yağacaktı!

Gözler dolmuş, kan ağlamaya hazırdık!

Hani o herkesin maaşını konuştuğu, bedavadan yatarak büyük maaşlar alıyor dedikleri!

Sıvasız, çatısız, yarım evlerin

TAM YÜREKLİ toprak kokan çocukları….

İdlib Şehitlerimiz…

 

İdlib’de 33 askerimiz şehit oldu. Rabbim şehadetlerini kabul etsin. Yaralılarımıza da acil şifalar versin. Milletimizin başı sağ olsun…

28 Şubat 2020 gecesi kaç eve ateş düştü?

O aileler nasıl bir acı yaşayacak, biliyor musunuz?

Önce yüreğinize bir hançer girer. Dudaklarınız kurumaya başlar, elleri titrer, menisküsler de sıvı ve kıkırdak doku yok olur. Yere çömelip, 2 dakika boyunca sessizce gözyaşı ve birbirine bakan aile fertleri…

Ardından gelen çığlık ve feryatlar kaplar gökyüzünü o an!

Şehitlerin karargahlarında yoklama yapılacak, silah arkadaşları göz yaşlarıyla boyun bükecek ancak Türkmeneli hep bir ağızdan her şehidimiz için!

 

YÜZBAŞI SÜLEYMAN ŞAHİN: Burada !

TEĞMEN BAYRAM OLGUN: Burada !

ASTSUBAY MUHARREM ÖĞÜTÇÜ: Burada !

UZMAN ÇAVUŞ İBRAHİM TÜZEL: Burada !

PİYADE UZMAN ONBAŞI TURGUT BURKAY KORKMAZ: Burada !

UZMAN ONBAŞI AHMET SAYGILI: Burada !

UZMAN ONBAŞI ALİ TAŞÖZ: Burada !

UZMAN ÇAVUŞ GÜVEN KURTULMU: Burada !

UZMAN ONBAŞI BATUHAN TANK: Burada !

UZMAN ONBAŞI HALİL İBRAHİM AKKAYA: Burada !

UZMAN ONBAŞI RECEP BEKİR: Burada !

UZMAN ONBAŞI NİHAT KARA: Burada !

UZMAN ONBAŞI AHMET ALPARSLAN: Burada !

ASTSUBAY ÇAVUŞ MEHMET MUHAMMED: Burada !

SÖZLEŞMELİ ER BİRHAN ER: Burada !

PİYADE UZMAN ÇAVUŞ Ali TURGUT:Burada !

SÖZLEŞMELİ ER CUMA BAĞATUR: Burada !

PİYADE UZMAN ONBAŞI MEHMET ORHAN: Burada !

PİYADE UZMAN ÇAVUŞ TOLGA CAN YILMAZ: Burada !

PİYADE ASTSUBAY ÇAVUŞ AKİF AKÇADAĞ: Burada !

PİYADE UZMAN ÇAVUŞ ADEM AKIN: Burada !

UZMAN ÇAVUŞ EMİN YILDIRIM: Burada !

PİYADE UZMAN ÇAVUŞ OSMAN AK: Burada !

UZMAN ÇAVUŞ SELMAN CANKARA: Burada !

UZMAN ONBAŞI TAYFUN PEKEL: Burada !

 

BURADA ! diye haykıracak…

Onlar bizi cennette bekleyecek…

Şunu artık anlamamız ve görmemiz gerekiyor !

Biz geliyoruz, Türk’ler geliyor !

15 Temmuz işgal girişimini bertaraf eden Türkiye’nin yükselişini engelleyemediler.

Türkiye, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekatlarıyla emperyalistlerin “terör devleti” projesini çökertti… Tüm planlarını, Türkiye’yi yeniden yönetme hayallerini gömdük…

Biz her zamanki gibi sözümüzü tuttuk.

Ama onlar “İdlib Mutabakatı”nı ihlal etti… Kalleşlik yaptılar, alçakça saldırdılar. Şehitler verdik, ama katbekat can aldık. Rejimin İdlib civarındaki tüm unsurlarını hedef belirledik ve yerle bir ettik…

 

Tüm dünyaya seslendik. ‘Katil Esed’in zulmünden kaçan milyonlarca sivil zor şartlarda aylardır sınırımızda bekliyor’ dedik… Onları sınır ötemizde korumaya, aç bırakmamaya çalıştık. Bu kadarını kaldıramayız yardımcı olun dedik. Çağdaş medeniyetler seviyesinden ses duymadık. Anlamadılar, kapıları açtık, gideni durdurmadık…

Bin defa sordular, “Ne işimiz var Suriye’de?” diye…

Bin defa söyledik. Hiçbirinin Suriye ile sınırı yok, hiçbiri bizim gibi tehdit altında değil. Ama başta Rusya ve ABD olmak üzere tüm küresel güçler “neden Suriye’de, Irak’ta, Ortadoğu’da’ diye sormazsınız?” dedik…

 

Biz, “egemenliğimiz, hürriyetimiz, bekamız” için oradayız…

Biz, ne zaman şehit verince kaçtık?..

Biz, o çukur eylemlerinde vatanın bölünmesini engellemek için yüzlerce şehit verdik…

Biz, kırk yıl boyunca terörle mücadele ederken on binlerce insanımızı kaybettik…

Biz, yedi düvel üstümüze çullandığında yüz binlerce şehit verdik…

Zira bu milletin düsturudur… Her defasında, “Ya hürriyet ya şahadet!..” dedik.

Hâlâ, “Şu kadar şehit verdik. Ne uğruna?, Ne işimiz vardı..vs,” diyen, “içeriden kilidi zorlayan” müstemleke çocukları var mı, var. Dün de vardı bugün de var…

Alıştık artık. Düşman düşmanlığını yapıyor, içerideki kahpe de kahpeliğini…

Lakin hüzün yok, yeis yok…

Her defasında biz kazandık, yine kazanacağız “Bi’iznillah”…

Unutmayın ki, Mehmetçiğimizin ayağına batan taşın acısı, Türkmeneli’de ki her yüreği sızlatır…

Bir cevap yazın