Haber: Ziya Uzeiry                     Foto: Çoban Timur

 

 

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19), hızla yayılarak dünyada 4 binin üzerinde kişinin ölümüne neden olmuştur.

 

Buradaki sorumuz ise, doğal yollarla bu virüsten ve diğer tüm virüslerden nasıl korunabiliriz ayrıca bağışıklık sistemimizi nasıl güçlendireceğimiz.

 

Üniversitede eğitim görevlisi ve bitkisel ilaç doktoru Bedir Kadir Sürçi, konuya ilişkin Tba’ya özel konuştu.

 

Konuşmasına başlarken koronavirüse ilişkin ayrıntılı bilgi veren Dr. Bedir, “Bu virüs daha önce de vardı, ancak ismi Sars’tı. Şu anda bu virüs değişikliğe uğradı. Değişikliğin de yapay mı veya doğal mı olduğu bilinmiyor. Virüs şu anda dünyaya yayıldı. Biz kendimizi bu virüsten iki önemli adımla koruyabiliriz. İlki kendimizi korumaya almak ve temiz tutmak. Temizliğe ne kadar önem verilirse az. Çok fazla önlem bulunuyor, her gün televizyon kanallarında bu önlemlerden söz ediliyor ancak hiç kimse bunu önemsemiyor. Yani en önemli nokta temizliktir.” dedi.

 

Dr. Bedir, “İkinci en önemli ve gerekli husus ise, vücudun bağışıklığıdır. Şu ana kadar virüse karşı herhangi bir antibiyotik veya ilaç bulunamadı. Bu hastalıkla mücadele etmenin tek yolu, vücudumuzun bağışıklık sisteminin gücüdür. Peki,  bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için ne yapmalıyız? Bağışıklığı zayıflatan nedenler nelerdir? Bazı nedenler bizim elimizdedir, bunu yok edebiliriz ve bağışıklık sistemimizin zayıflamasını engelleyebiliriz. Örneğin, bazı yiyecekler vücuttaki bağışıklık sistemini zayıflatır. Aynı zamanda bazıları da bağışıklığı güçlendirir.” ifadelerinde bulundu.

 

Bağışıklık sistemimizin zayıflamasının nedenlerini anlatan Dr. Bedir, “Yemek, bağışıklığın azalması için en başta gelen etkenlerdendir. Özellikle doğal olmayan yani yapay yiyecekler. Örneğin, kızartılan yiyecekler bağışıklığı etkisiz hale getirmektedir  ki bağışıklık sisteminin, tükettiğimiz bu maddeyle uğraşmasına neden olmaktadır. Aynı zamanda bu, vücutta kanser hücrelerinin oluşmasına neden olmaktadır. Neden? Çünkü herhangi bir hücreye yapışırsa anında hücrenin düzenini bozmaktadır. Bu nedenle en önemli noktalardan biri kızartılmış yiyeceklerden uzak durmaktır.” diye konuştu.

 

Bitkisel ilaç uzmanı ayrıca, “İçerisinde koruyucu madde bulunduran her türlü konserve yiyeceklerin, kesinlikle bağışıklığa etkisi bulunmaktadır ve bağışıklığı zayıflatmaktadır. Çünkü bu kimyasal bir madde olduğu için vücuttaki bağışıklık sistemini kendisiyle oyalamaktadır. Başka bir neden de bulunuyor ki o da psikolojik durum. İnsanlar tedirgin olduğunda veya titrediğinde, hormon ve damar sistemlerinin çalışma düzeni bozuluyor. Bu da vücudun bağışıklık sisteminin de bozulmasına neden oluyor. Bu nedenle insanlar korktuğunda bu sistemlerin düzeni değişmektedir. Bu üç neden çok önemli ve insanlar bunları dikkate almalı. Bu etkenler bağışıklığın zayıflamasına yol açmaktadır.” ifadelerini kullandı.

 

Dr. Bedir, konuşmasının bir diğer bölümünde bağışıklık sistemini güçlendirmenin yollarından söz ederek, “Vücudun bağışıklığını güçlendirmek için en iyi yöntem, besin ve bitkisel ilaçlardır. Tüm yiyecekler özellikle de meyveler, bağışıklığı arttırmaya yol açmaktadır. Ancak her bir yiyecek bağışıklığa belirli bir etki sağlamaktadır. Örneğin, C vitaminini içeren yiyeceklerin daha çok etkisi görülmektedir. Yani, meyveleri daha fazla tüketmeliyiz, ama nasıl? Yediğimiz meyveleri sadece bir meyve olarak görüyoruz ve yiyoruz. Ancak meyveleri suyunu çıkararak yersek daha fazla faydasını göreceğiz. Meyve suyu haline getirildiğinde meyvede bulunan maddeler daha çok ortaya çıkıyor ve daha fazla yarar sağlıyor.” ifadelerinde bulundu.

 

Dr. Bedir ayrıca, “Besin ve bitkisel ilaçlarda, ikinci ürün (secondary product) adı verilen başka bir madde de bulunuyor. Bunlar; Alakloid, Terpenoid, Phenolic compounds maddelerinden oluşmaktadır. Bu üç madde ise ilaç ve bağışıklık rollerini alıyor.” dedi.

 

Bitkisel ilaçların rollerine de değinen Dr. Sürçi, “Aynı zamanda bitkisel ilaçlar, besin ve meyvelerin yerine geçmektedir. Meyvelerin, hem besin hem de ilaç olmak üzere iki rolü bulunuyor. Ancak bitkisel ilaçlar, ilaç ve tedavi olarak kullanılıyor, bu da meyve ve besinlerden daha etkili bir çözümdür. Bu yüzden hastalanınca, bitkisel ilaçlar kullanılmalı ancak bir şartla. Bu da bilimsel olarak ve sınırlı dozlarda kullanılmasıdır. Ayrıca kullanılacak bitkisel ilaçların temiz olması gerekiyor. Başta anlattığım üç madde, vücut bağışıklığının temelleridir ve onlara ikinci ürün deniliyor. Bu üç madde yüzlerce küçük maddelerden oluşuyor. Bunlar da bağışıklığı güçlendirmeye ve vücutta bulunan mikrop ayrıca zararlı maddeleri yok etmeye yarıyor. Eğer bitkisel ilaçlar ile antibiyotikleri karşılaştırırsak, antibiyotiklerin sadece mikropları yok ettiğini ancak bitkisel ilaçların hem bağışıklığı güçlendirdiğini hem de mikropları yok ettiğini görürüz.” şeklinde konuştu.

 

Dr. Bedir Kadir Sürçi, birkaç bitkisel ilacın faydalarına değinerek, şu ifadelerde bulundu:

 

“Kekik, zencefil, limon ve bal tüm hastalıklar için çok iyi bir tedavidir. Bir kaşık zencefil, kaynatılan suya eklenir ve 15 dakikanın ardından limon suyu ve bir tatlı kaşığı kekik eklenir. Bu karışım günde 3 defa yemeklerden önce tüketilebilir. Bu yöntem hastalanınca uygulanır, normal günlerde bağışıklığı artırmak için günde bir kere bu karışımdan içilebilir. Zerdeçal, en önemli antibiyotiklerden bir tanesi ve yemeklerde de kullanılmaktadır. Tarçın, önemli bitkisel ilaçlardandır ki günde bir çay kaşığı tüketilebilir ayrıca vücut için gerekli bir gıda. Bağışıklığı arttırması dışında, vücutta insülin etkisi yaratarak şeker oranını dengeler. Çaya tarçın eklerseniz, şeker hastalığına yakalanmak imkansız denecek kadar az ya da geçici olabilir.”

 

Dr. Bedir, “Papatya, akciğer, bağırsak ve mide için hem antibiyotik etkisi yaratır hem de çok iyi bir tedavi edici üründür. Şu anda günde üç defa papatya çayı içebilirsiniz. Hazırlanışı şu şekildedir; üç tatlı kaşığı papatya bir bardak sıcak suya ekleyip içebilirsiniz. Eğer gün içerisinde içemiyorsanız, sadece geceleri yatmadan önce bir bardak tüketebilirsiniz. Zeytin yağı, antibiyotiklerden biridir ki sürekli tüketilmesi gerekir, çok iyi bir besin. Vücudu zararlı maddelerden temizler çünkü, 70’in üstünde ikinci ürün maddeleri (secondary product)  içermektedir.” dedi.

 

Zeytin ve çörek otunun faydalarına değinen Dr. Bedir, şu ifadeleri kullandı:

 

“Çörek otu, bitkisel ilaçlardan bir tanesi ayrıca fiyatı da çok düşük. İnsanlar her sabah, bir çay kaşığı çörek otu tüketmeli. Zeytin de aynı şekilde tüketilmeli, bu da aynı etkiyi yaratmaktadır. Hepsinden daha önemlisi, belirli miktarlarda kullanılması. Örneğin, günde üç tane kakule tohumu tüketebilirsiniz, en kolay şekliyle dışarı çıkmadan önce olduğu gibi yiyebilirsiniz ki bu hem ağız içini temizliyor hem de bağışıklığı arttırıyor.”

 

Dr. Bedir, kahvenin önemine de değinerek, “Kahve, bağışıklığı arttıran başka bir besin. Özellikle de Türk kahvesi, çok fazla antioksidan içeriyor ki hepsi zehir karşıtıdır. Yeşil çay, bağışıklığı arttırır ayrıca insanlar için çok iyi bir ürün, üstelik ucuz.” şeklinde konuştu.

 

Sebzelerin bağışıklık sistemimize faydalarına değinen Dr. Bedir, “Su teresi, nane, ebegümeci, lahana, karnabahar, soğan ve bütün sebzeler bağışıklığı artırmaktadır. Özellikle soğan ve sarımsak çok önemli. Sabah ve akşamları eğer bir diş sarımsak yerseniz, vücuda çok büyük ve önemli etkisi olur. Özellikle de bal ve zeytinyağı ile tüketildiğinde. Öğlenleri de salatayla birlikte soğan da yenilirse çok iyi olur. Ulaşılması zor ve pahalı olan bitkisel tedaviler ve ilaçlar da vardır. Ancak ben, her zaman hastalarıma bunların etkisinin yerini alacak gıdaları tavsiye ediyorum.” ifadelerini kullandı.

 

Bitkisel ilaç doktoru Bedir Kadir Sürçi, kuru yemişlerin faydalarına ilişkin, “Kuru yemişler de bazı hastalıkların tedavisi için önemli bir faktördür. Hepsi, insan vücudu için ana maddeleri içermektedir ve D vitamini kaynağıdır. Bununla ilgili Koya ve Erbil’de olmak üzere iki araştırma yapıldı. Sonuç olarak Erbil’deki halkın yüzde 90’ında D vitamini eksikliği bulunduğu ayrıca Koya’daki halkın yüzde 85’inde vitamin eksikliği tespit edildiği belirtildi. Tüm kuru yemişlerin karışımından günde bir çay tabağı   yenilebilir. Yani iki tane fıstık, iki tane badem… gibi. Kuru yemişler eğer doğranıp bal ile karıştırılıp tüketilirse çok iyi olur. Önemli olan içerisinde bulunan maddelerden fayda sağlamak.” diye konuştu.

 

“Tahinin rolü de unutulmamalı.” diyen Dr. Bedir, “Tahin, hem önemli bir besin hem de iltihap ve bağışıklık sistemi için ilaçtır.  Yoğurt da aynı şekil de önem teşkil ediyor. İki önemli görevi bulunuyor, birincisi bağışıklığı güçlendiriyor, ikincisi ise vücudun zehirlenmesini engelliyor.” ifadelerinde bulundu.

 

Son olarak meyve ve sebzelerin yıkanmasının önemine ilişkin Dr. Bedir, “Meyve ve sebzeleri en iyi yıkama şekli tuz kullanılarak yapılan işlemdir. Tuzi yıkamak için en iyi üründür, ancak marketlerde satılan potasyum permanganat da kullanılabilir.” dedi.

 

 

Bir cevap yazın