Babadan Oğula Kalan Fotoğrafçılık Mesleği

Erbil ve Erbillileri İlgilendiren 40 Bin Fotoğraflık Arşive Sahip

 

Fotoğraflar anı kaydedip hatıraları canlı tutmaya bir vesiledir ve daha önemlisi de tarihe bir kanıt bırakmaktır. Bu nedenle olsa gerek, Erbil’de ezelden beridir fotoğrafçılığa büyük önem atfedilir.

 

Erbil’deki fotoğrafçılığı ele almak isterken haliyle aklımıza ilk gelen isimlerden biri olan usta fotoğrafçı Arif Hıdır ve tabii ki onun mesleğini devam ettiren oğlu Nebil Hıdır oldu.

 

Tba’a olarak eski foroğrafçılar ve fotoğrafçılık hakkında doğru bilgileri elde etmek için Fotoğrafçı Nebil Hıdır’a gittik.

 

Nebil Hıdır’ın babası Arif Hıdır, Erbil’deki en eski fotoğraf stüdyolarından birine sahipmiş. O zamanlar stüdyolarda fotoğraflar çekilir aynı zamanda banyosu yapılırmış.

 

Öncelikle kendisine babasının nasıl ve ne zaman bu mesleğe başladığı hakkında soru yönelttiğimizde, Nebil Hıdır, “Öncelikle şunu söylemeliyim ki Erbil’de meslek olarak fotoğrafçılık yapan ilk kişi babam Arif Hıdır’dı. Çünkü fotoğraf çekmeyi sevmek ve hobi olarak yapmak ayrı, meslek olarak icra etmek ayrı bir husus. Babam 1954 yılında Erbil’de Cihan Fotoğrafçılık ve Stüdyosu’nu kurmuş ve bu mesleğe tamamen giriş yapmıştır.” şeklinde açıklama yaptı.

 

Eski dönem ve yeni dönem fotoğrafçılığı karşılaştırarak anlatan Nebil Hıdır, “Artık dünya teknoloji olarak büyük ilerleme kaydediyor ve çok yüksek kaliteli dijital makineler üretiliyor. Yeni nesil gençlerimiz fotoğrafa çok büyük bir ilgi gösteriyor. Bunun için çok iyi farklı programlar var. Ancak eski zamanlardaki o siyah beyaz fotoğrafların yerini tutamaz ki bir fotoğraf çekerdik ardından banyosunu yapıp rötuş atardık. Üstelik büyük bir yorgunluktu. Ancak bu yorgunluk size haz verir ve fotoğrafın ne kadar değerli olduğunu da hissettirirdi. Örneğin işi bilen biri fotoğrafa baksa hemen makine denklanşörüne kim tarafından basıldığını anlardı. Şimdiki gibi kullandığın cep telefonunun kamerasını her an yanında taşıyıp ve gördüğün her kareyi çekemezdiniz.” diye konuştu.

 

Erbil’deki eski fotoğrafçılar hakkında da bazı bilgiler aktaran Hıdır şöyle dedi:

 

“Babamdan sonra birkaç stüdyo daha açıldı onlardan biri Şark Stüdyosu, sahibi Kak Celal’di, ayrıca Hayam Stüdyosu, sahibi Kak Abdullah’dı. Bunlardan sonra da stüdyolar açılmaya devam etti.  Örneğin Muhammet Oscar, İsmail Rojan vs… Bunlardan sonra ise fotoğrafçılık artık bir meslek olarak icra edilmeye başladı.”

 

 

Babasından kalan ve kendisinin de daha sonra biriktirdiği büyük bir arşivden söz eden Nebil Hıdır, 30-40 bin arası sadece eski film şeridinin bulunduğunu söyleyerek, “Bu arşiv babamın 1954-1955 yıllarında stüdyo kurduğu dönemde oluşturduğu bir arşiv. Daha sonra 1991 yılında ayaklanma başlarken, stüdyo yağmalanır ve arşivlere ziyan gelir korkusuyla, stüdyoyu kapattım. Fotoğraf şeritlerinin hepsini eve taşıdım. Daha sonra yaklaşık 6 veya 7 ay içerisinde bu şeritlerde bulunan fotoları ayırdım, özellikle Erbil şehrinin işine yarayacak fotoları bir düzene soktum. O dönemler çok fazla asker fotoğrafı çekilirdi ve kim oldukları da pek bilinmezdi. Onları arşivden temizledim. Özellikle Erbilli şahsiyetlere ait fotoğrafları içeren yaklaşık 30 ve 40 bin film şeridini hala yanımda muhafaza ediyorum ve birçoğu da yayınlanmamıştır.” ifadelerinde bulundu.

 

Konuşmasının sonunda Nebil Hıdır, “Dört yıl önce Erbil Şaneder Parkı’nda babamın adıyla yani “Arif Hıdır” adında bir fotoğraf sergisi açtım. Ancak arşivi için bir sergi daha açmaya hiç zaman bulamadım. Ama önümüzdeki Nevruz’da birkaç arkadaşımla birlikte siyah beyaz fotoğraflar için bir sergi açmayı planlıyoruz. Özellikle, Kale, Arap Mahallesi, Tacil Mahallesi, Haneka Mahallesi ayrıca babam tarafından ve kendi çektiğim spor klüpleri vs… hepsine ait fotoğraflar yanımda saklı. Umarım ilgili makamlar bunlara önem gösterirler.” dedi .

 

Baskıya hazır 4 kitabının da olduğunu vurgulayan Nebil Hıdır, “Baskıya hazır 4 kitabım var ancak ben bunun için kalkıp sponsor arayışına giremem. Açıkçası bunu da kendi bütçemden yapacak bir durumda değilim ve yeteri kadar zamanım da yok. Nitekim bu kitapların basılmasını isterim. Bu kitaplar, Erbil’in eski tarihini yakından görmek, öğrenmek için Erbil Kalesi’ndeki hayatın nasıl olduğu, yaşamın nasıl olduğuna dair tüm bilgileri içeriyor ve Erbil şehrinin tarihini barındırıyor. O zamanlar insanlar güzel yaşıyordu. Bu kitaplar basıldığında Erbil ve Erbillilerin aslı kimdi, nasıldı ve bu günlere nasıl gelindiği anlaşılır.” ifadesini kullandı.

Haber: Ali Antar

Foto: Ali Salim

Bir cevap yazın