Abdulsettar Mecid Kısa Öz’ün Konuğu Oldu

Kısa Öz programı Türkmen ve Kürt siyasi parti, idari birimler ve hükümet yetkilileri arasında ayrım yapmaksızın yapılan bir programdır. Kısa Öz, iki haftada bir Pazartesi günleri TEBA sosyal medya hesapları ve YouTube kanalında yayınlanıyor.

 

 

Program Ali Antar’ın moderatörlüğünde hazırlanıp sunuluyor. Programın çekimi ve montajını Ali Salim ve teknik ekip üstleniyor.

 

 

TEBA Gazetesi’nin bu sayısında Kısa Öz programının son 1 bölümünün özeti yer alıyor.

 

Abdulsettar Mecid Kısa Öz’ün Konuğu Oldu

“Parlamento başkanlığı üzerine birçok notumuz var”

 

 

Kürdistan İslami Topluluk, Irak-Kürdistan Parlamentosu’ndaki rolünü ne ölçüde oynayabildi?

 

İslami Topluluk Fraksiyonu olarak Kürdistan Parlamentosu’nun tüzüğü çerçevesinde ve parlamentonun belirlediği şartlar doğrultusunda halka karşı görevimizi yapmaya çalıştık.

 

Parlamento başkanlığıyla ilgili birçok notumuz var, çünkü başkanlık aktif değil ve tamamen partilileşmiş durumda. Parlamento başkanı da eli kolunun bağlı olduğunu ve hapsedildiğini belirtmişti. Yani özgürce parlamento başkanlığındaki rolünü oynayamadı. Parlamento başkan yardımcısı ve parlamento sekreterinin de bir parti için çalıştığı açıktır.

 

Tüzüğe göre Kürdistan Parlamentosu bir yasama organıdır. Biz de muhalefet olarak parlamentoya yasa tasarısı sunmayı görev biliyoruz. Yasama döneminde 24 tasarı sunduk ancak sadece 5 tasarının ilk okuması yapıldı. Diğer 19 tasarının akıbeti meçhul. Öğrencileri, çiftçileri, güvenlik güçlerini ve diğer alanları ilgilendiren bu tasarıların durumunu öğrenmek için parlamento başkanlığına yazı sunduk, ama tasarıların akıbeti hala belli değil.

 

“Parlamento başkanlığı ve bakanlar dahil kimse Bölge’nin gelirini bilmiyor”

 

Bir muhalefet fraksiyonu olarak hükümetin durumunu ve reform yasasının uygulanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Projenin kendisi eksikti ve bu eksiklikle doğdu. Reform yasası kapsayıcı olmalı ve tüm konuları kapsamalı. Ancak bu yasa sadece maliye konularını içeriyor. Maliye konusunda da genel durum ele alınmıyor. Çünkü maliye gelir ve gideri kapsar ancak bu projede sadece giderlerden söz ediliyor, gider konusunda ise sadece maaşlardan söz ediliyor. Maaş konusunda da sadece emeklilik üzerinde duruluyor. Bu yüzden eksik bir projeydi.

 

Biz o dönemde de reform yasası üzerine konuştuk ve tüm alanları kapsamasını talep ettik, özellikle de gelir alanını. Çünkü parlamento başkanlığı ve bakanlar dahil kimse Bölge’nin gelirinin ne kadar olduğunu ve bunun nasıl harcandığını bilmiyor. Bu yüzden bu proje eksik bir projedir. Bu proje hükümet tarafından parlamentoya sunuldu ancak hükümetin kendisi bile bunu uygulamaya başlamadı. Hükümet bu kadar yasa dışı emekli varken hangisini ayırdı ve hangisinin maaşını kesti? Bu kadar yasa dışı maaş alan kişi var, yetkililerin çiftliklerinde, villalarında hizmetli o kadar koruma var, acaba hükümet bunları hangi ölçüde engelledi. Bazı devlet kuruluşları korumaya ihtiyaçları olduğunu bildiriyor ancak hükümetin bunu sağlayacak kapasitesi yok. Ama bir yetkilinin 200-300 koruması var. Peki bu kadar korumayı ne yapıyorlar? Hesaplara göre, bu yasa hükümete büyük miktarda parayı geri kazandıracaktı. Peki şimdiye kadar kaç para döndü hükümete?

 

“Parlamento başkanı kendi gücü ve yetkisini özgürce kullanamıyor”

 

Parlamento başkanlığı 3 farklı siyasi taraftan oluşuyor. Neden parlamento başkanı faaliyet programını sadece belirli bir tarafa hizmet etmeyecek şekilde düzenleyemiyor?

 

Bence bu eksikliğin birinci nedeni parlamento başkanıdır. Parlamento başkanı kendi gücü ve yetkisini özgürce kullanamıyor.

 

İkinci neden ise, parlamento yasası ve tüzüğünün başkanın yetkilerini sınırlamasıdır. Bu sisteme göre, tam yetki parlamento başkanında değil, Kürdistan Parlamentosu Başkanlığındadır. Bölge Başkanlığı’na bakarsak, başkanın büyük bir yetkisi var ama yardımcısı ve başkanlık üyelerinin yetkisi yok. Parlamentoda ise durum tam tersi ve parlamento başkanının yetkisi yok.

 

“Oturum için davet göndermek dışında parlamento başkanının yetkisi yok”

 

Yani parlamento başkanı özel bir konu için oturum düzenleyemez mi ve bunun için parlamento başkanlığının mı karar vermesi gerekir?

 

Parlamento başkanının sadece tek bir yetkisi var; o da oturum için milletvekillerini çağırmak. Belirlenen gün için milletvekillerini davet etmek dışında parlamento başkanının hiçbir bireysel yetkisi yok ve tek başına hiçbir konuda karar veremez. Bu durum sayın parlamento başkanının zayıf olmasına ve işlerin siyasi bir tarafın isteğine göre yürümesine neden oluyor.

 

Geçen dönemde Değişim (Goran) Hareketi’nin iyi bir müttefikiydiniz. Bu dönem ise Değişim Hareketi hükümette yer alıyor, siz ise muhalefettesiniz. Goran Hareketi’nin siyasi duruşunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Geçen dönemde Değişim Hareketi’yle iyi bir ilişkiye sahiptik ve Kürdistan Bölgesi’nde değişim yapmak için reform yasa tasarısını birlikte sunduk. Önemli ve belirleyici konularda ise ortak tavır sergiledik ayrıca aramızda iyi bir koordinasyon vardı. Halen aynı şekilde Değişim Hareketi’yle iyi bir ilişkiye sahibiz. Önceki dönem gibi olmasa da iyi bir ilişkimiz var.

 

Değişim Hareketi iktidarın bir parçası da olsa, bize göre Goran’dakilerin büyük çoğunluğu halkla beraber. Yoksul ve hakları yenilen bu ülke halkının dertlerinden haberdarlar. Bu da bizi birbirimize yaklaştıran neden. Zamanında iki taraf da zulme uğrayan halkın yanında, hırsız ve yolsuzların karşısındaki cephedeydik. Halen Değişim Hareketi’nin bir bölümünde bu ruh yaşıyor.

 

“Bizce Değişim Hareketi’nin başkanlığının bir bölümü Nevşirvan Mustafa’nın yolundan sapmış durumda”

 

Bununla beraber bizce Değişim Hareketi’nin başkanlığının bir bölümü Nevşirvan Mustafa’nın yolundan sapmış durumda. Yani merhum Nevşirvan Mustafa’nın belirlediği yol haritası üzerinde değiller. Ama Değişim Hareketi’ne yönelik umudumuz hala var. Umarız üyeleri, sorumluları ve milletvekilleriyle Değişim Hareketi eskiden olduğu gibi yoksul halkın yanında olur ve yolsuzluğa karşı savaşır.

Hoca Ali Bapir, “Laik partiler insanları dolaylı bir şekilde ateistliğe doğru götürüyor” demişti. IKBY halkının yüzde 96’sı Müslümanken bir İslami parti olarak yasal bir şekilde İslam dininin kutsallarını ne kadar savunabildiniz?

 

Ne yazık ki, Kürdistan’daki laik partilerin bazıları açık, bazıları da gizli bir şekilde direkt olarak ateistliği destekliyor. Genel olarak geçmişten günümüze Kürdistan’da ateistlik ideolojisini taşıyan kişilere yardım ediliyor. İslam dininin kutsallıklarıyla, yüce Allah ve önder peygamberle alay eden kişileri sakındılar ve korudular. Onlara para verip ülke dışına gitmeleri için vize ayarladılar. Oysa ki, Irak ceza yasasına göre, kişi İslam dininin kutsallarıyla alay ederse o kişi cezalandırılır.

 

İslami Topluluk olarak İslam ve diğer dinlerin kutsallarıyla alay edilmesini engellemek için sürekli çalıştık. Hiç kimsenin insanların kutsallarıyla dalga geçme hakkı yoktur. Herkesin kendi inancı kutsal ve önemlidir. Kimse kimsenin inancıyla dalga geçemez. Sunduğumuz yasa tasarıları her zaman bu ilke ve temel üzerine kurulmuştur.

 

İslam ilkelerinin dışında olan hiçbir yasa tasarımız yoktur. Yasa tasarıları Allah’ın kabul ettiği ve İslam dinine uygun şekilde hazırlanmalı. Şeriatın maddelerine ters hiçbir şey yapmadık. Biz yasaların tamamının şeriata göre çıkmasını değil, şeriata ters düşmemesi gerektiğini savunuyoruz. Çünkü şeriat insanlara toplum ve halk için neyin iyi olduğunu ayrıca yapılması gerekenleri gösterir.