Türkmen Meclisi

Diyar Erbil
İsmen var olup da cismen nerede olduğunu kimsenin bilmediği Türkmen Meclisi’nin Türkmen Davası’nda tekrardan aktif rol alması için uzun zamandan beri Türkmeneli ve yurt dışında çabalar ve uğraşılar devam etmektedir.

 

Türkmen Davası’nın bir veya birkaç adım ileriye gitmesi için çok gerekli olan söz konusu meclisin kurulmasının asıl amacı, Türkmen Davası’nı ilgilendiren konularda, davaya milli çizgi çerçevesinde yön verebilen, karar veren yetkili bir mercii olmaktır. Bugünkü şartlarda çok sayıda parti ve kuruluşun sahada varlık göstermesinden ötürü ve ayrı fikirlerin birleştiricisi olması için de bu gibi yetki sahibi bir merciye çok ihtiyaç var. Kısacası, bu meclis Türkmen Parlamentosu mahiyetinde olmalıdır.

 

İhtiyaç dedik ve bu ihtiyacın giderilmesinin elzem olduğu konusunda milli davaya kendini adayanlar ile hemfikiriz. Ancak daha önce kurulup, bugün atıl halde olan meclisin tekrar aynı duruma düşmeyeceğinin garantisini kim verebilir?

 

Davada isim yapmış, bugüne kadar büyük katkıları olmuş bir kısım ağabeylerimizce bu konunun çok kolay ve basit bir şekilde olabileceğine karşın, benim düşünceme göre konu sanıldığı kadar basit ve kolay değildir. Hatta biraz da çetrefillidir. Çünkü genellikle Irak ve özellikle de Türkmeneli’nin kendine özgü hususiyetleri vardır. Bunları gözetmeden bu konuda başarı kaydetmek sanıldığı kadar kolay olmayacak. Meclisin kuruluş aşaması ve daha sonrası için nelere riayet edilmesi konusunda fikir sahibi olmak için aşağıda bazı hususlara değinmek istiyorum.

 

  • Kabul edelim veya etmeyelim bugün Irak’ın bir Bağdat, bir de Erbil tarafından yönetilen iki bölgesi var. Yani bir bakıma Türkmeneli iki parçaya bölünmüş iki başka yönetimin içerisindedir.
  • Meclise seçilecek üyeler kimler tarafından seçilecek?
  • Seçilecek kişilerin seçilme kriterleri ne olacak? Bu kriterleri kimler belirleyecek?
  • Bugün sahada sayı olarak bayağı bir parti ve kuruluşumuz var. Bunların hepsini memnun edecek bir mekanizmanın kurulması elzemdir ki hiçbir tarafa haksızlık edilmesin ve hiçbir taraf dışlanmasın.

 

  • Milli çizgide olmayan ve Bağdat tarafından kabul gören menfaatçileri bu denklemin dışında tutmak veya içine almak ile büyük sıkıntılar yaşanabilir.
  • IKYB tarafından yönetilen ve Erbil, Kifri gibi bölgelerimiz için nasıl bir plan ve proje hazırlanıyor? Herkesin malumudur ki Erbil ve Kifri uzun zamandan beri bir ihmal politikası ile karşı karşıya kalmıştır. Bunu iyi değerlendiren Kürtler Erbil’de Türkmen adında çok sayıda KUKLA parti kurdular. Bu partilere karşı nasıl bir tutum sergilenecek? Eğer KUKLALAR da bu mecliste yer alacaksa, o zaman bugüne kadar her türlü şahsi menfaati ve makamı ayaklarının altına alan, milletinin hakkını savunan milletseverlerin mücadelelerine ne demeli? Ben olsam isyan eder, o pisliklerle aynı masada oturmamak için yine milletin tarafı, yani muhalefet safını seçerim.
  • Diyelim ki meclis kuruldu. Peki bir süre sonra bir veya birkaç parti meclisi tanımaz ve ondan çekilirse, meclisin onlara karşı bir yaptırım gücü olacak mı? Olacaksa, nasıl bir yaptırım gücü olacak?
  • Son ve çok önemli bir mülahaza, meclis üyeleri çok yüce bir makamda olduklarının farkında olmalı ve oturdukları o makamın paha biçilmez olduğunu anlamalı. Bunun için gönüllü olarak bu işi karşılıksız (maaşsız) yapmalı. Yani kısacası meclis üyeliğinin hiçbir mali getirisi olmamalı.

 

Sonuç olarak diyeceğim o ki, Türkmen Meclisi daha önce kuruldu ve kısa bir süre sonra atıl duruma düştü. İş sadece bir tüzük ve birkaç üyenin seçilmesinden ibaret değil. Bir önceki durumla karşı karşıya kalmamak için sağlam adımlar atılmalı ve kurulacak meclisin güçlü bir iradeye sahip olup, yalnız ve yalnız Türkmen Davası’nın menfaatleri doğrultusunda hareket etmelidir.

 

Bir cevap yazın